Sınır Tanımayan Doktorlar: Cinsel şiddet, gizlenen şiddettir

Kolombiya'nın Tumaco bölgesinde ruh sağlığı hizmetleri veren MSF ekipleri, cinsel şiddet mağdurlarına psikososyal destek programının ayrıntılarını anlatıyor. Fotoğraf: Lena Mucha/MSF

Kolombiya'nın Tumaco bölgesinde ruh sağlığı hizmetleri veren MSF ekipleri, cinsel şiddet mağdurlarına psikososyal destek programının ayrıntılarını anlatıyor. Fotoğraf: Lena Mucha/MSF

Ne yazık ki cinsel şiddet çoğunlukla kadınların karşı karşıya kaldığı en travmatik şiddet türlerinden biridir. Genellikle gizli kalan veya özellikle saklanmak istenen cinsel şiddet olayları, dünyanın bazı bölgelerinde normal karşılanır ve kabul edilebilir bir durum olarak görülür.

MSF Kolombiya Program Direktörü Juan Matías Gil, Kolombiya örneğinden yola çıkarak cinsel şiddetin bireyler üzerindeki etkisini ve halk sağlığı alanındaki konumunu değerlendiriyor.  

 

MSF 2015 yılından bu yana, Kolombiya’da bulunan Tumaco ve Buenaventura’daki cinsel şiddet mağdurlarına kapsamlı destek vermektedir. 2016'da şiddet olaylarının en yoğun yaşandığı bölgelerde 645 cinsel şiddet vakası tedavi altına alınmıştır. Tedaviye alınan cinsel şiddet mağdurlarının %90’ını kadınlar oluşturmaktadır.

Kamu sağlık kurumları cinsel şiddet mağdurlarını tedavi ederken, bu kadınların yaşadıklarının yol açtığı hassas durumu gözeterek kapsamlı bir yaklaşım uygulamalıdır. Böylelikle çok yönlü tedavi yöntemleri öne çıkarılırken; önleme ve bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılmasıyla yeni yaklaşımlar geliştirilebilir. Çalışmalar bu yönde kamusal bilinç oluşturmaya yönelik olarak geliştirilmelidir.

Hastalarımızın kamu sağlık kuruluşlarından yardım istememelerinin en önemli sebebi, bize anlattıklarına göre, tekrar tekrar aynı saldırıya maruz kalmaları  ve bu korkuyla beraber toplum tarafından damgalanma çekinceleridir.

Mağdurların alabilecekleri hizmetler konusunda yeterince bilgi sahibi olmaması, bazen de kapsamlı bir tedaviye ihtiyaç duyduklarının farkında olmamaları yardım istemelerini engelleyen diğer  etkenlerdir.

Tüm bu zorluklar bir araya geldiğinde cinsel şiddet mağdurları sessiz kalmayı ve yaşadıklarını saklamayı tercih etmektedir. Hastalarımızdan birinin anlattıkları, yaşadıklarının yarattığı baskıyı açıkça göstermektedir: “Kuzenlerimle çok yakın olduğumuzu ve beraber çok zaman geçirdiğimizi hatırlıyorum. Bir gün benden yaşça büyük olan kuzenim hastaydı ve yatıyordu. Öğleden sonra yanına uzanmamı istedi. Bir anda iç çamaşırımı çıkarıp üzerime çıktı. Olanlardan sonra ayağa kalkmamı söyledi ama ben kendimi çok kirlenmiş hissediyordum. Hemen gidip yıkandım ve kimseye bu olaydan bahsedemedim. Son dört yıldır evliyim ve şimdi eşim benimle zorla cinsel ilişkiye giriyor.

Cinsel şiddeti takip eden ilk 72 saat içinde, cinsel yolla bulaşabilen HIV, Hepatit B ve tetanoz gibi enfeksiyonlarla beraber istenmeyen hamilelikleri de engellemek için acil tıbbi ve psikolojik tedaviye başlanması gerekir.

Cinsel şiddet mağdurları, MSF ekiplerinden tıbbi ve psikososyal destek programı hakkında bilgi alıyor. Fotoğraf: Lena Mucha/MSF

Cinsel şiddet mağdurları, MSF ekiplerinden tıbbi ve psikososyal destek programı hakkında bilgi alıyor. Fotoğraf: Lena Mucha/MSF

Hastaların bu tedavilere erişiminde ise güçlükler yaşanmaktadır. Sağlık merkezlerinde hizmet veren sağlık personeli, yalnızca hastanın şikayetine yönelik tedavi uygulamaktadır ve bunu tıbbi acil müdahale gerektiren bir durum olarak algılayıp algılamadıkları tartışmalıdır.

Kentsel şiddetin yoğun olduğu alanlarda ve silahlı çatışma bölgelerinde yaşayan kişilerin cinsel istismara uğrama riski daha fazladır.

UARIV'nin (Mağdurlar Ünitesi) yaptığı bir araştırmaya göre, 2016'da yaşanan cinsel istismar vakalarının 70’i çatışmaya bağlı sebeplerle gerçekleşmiştir. Çatışma bölgelerinde yaşanan istismar olayları en az rapor edilenler olduğundan, bu rakamın yalnızca buzdağının görünen yüzü olduğunu biliyoruz.

Bu kadınların yüzleştiği acıları biraz olsun dindirebilmek için, cinsel şiddet mağdurlarına kapsamlı tıbbi ve psikolojik destek  verilmesi önceliklidir.

Bu durum bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı ve özellikle en çok mağdur durumda olan kadınlara ve genç kızlara öncelikli verilerek cinsel şiddet kurbanlarına yönelik ruh sağlığı da dahil kapsamlı tedavi programları uygulanmalıdır.

Yorum Yapın