Geleceği korumak: Tacikistan’da tüberküloz hastası çocukların tedavisi

 

Tacikistan'da 1 Haziran günü, çocuklar onuruna ve çocuk haklarına dair farkındalık oluşturmak amacıyla Çocuk Günü olarak kutlanıyor. Bu fotoğraf 31 Mayıs'ta Duşanbe'deki Machiton Hastanesi'nin çocuk bölümünde, MSF'nin çocuklar, refakatçiler ve çalışanlar için düzenlediği kutlama sırasında çekildi. Burada ilaca dirençli tüberküloz hastası her yaştan çocuk tedavi görüyor. Fotoğraf: Alpamis Babaniyazov/MSF.

Tacikistan ve Özbekistan’da MSF adına bölgesel savunuculuk direktörü olarak görev yapan Kyle McNally*, bu ülkelerde çocuklara yönelik tedavi programlarını anlatıyor. Kyle’ın işi, bu iki ülkede uygulanan tüberküloz ve HIV saha projelerinde hasta merkezli modeller uygulanması için savunuculuk yapmak ve iletişim çalışmalarını yürütmek.

“2018’in Ocak ayından bu yana, MSF’nin Tacikistan ve Özbekistan Bölgesel Savunuculuk Direktörü olarak Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te çalışıyorum. Her iki ülkede yürüttüğümüz programlar verem (tüberküloz) tedavisine, özellikle de hastalığın ilaca dirençli formlarının tedavisine odaklanıyor.

Tacikistan’da MSF’nin çocukları tedavi ettiği iki programı var. Başkent Duşanbe’de yürütülen programda verem tedavisi, ülkenin güneyindeki programda ise HIV ile yaşayan çocukların tedavisi yapılıyor.

Bu çok önemli bir iş çünkü çocuklar dünyanın en kırılgan hastalarından. Mesela bir çocuk verem olduğunda, bir kere daha baştan, hastalığın teşhisini koymak çok zor olabiliyor. Teşhis konduğu zaman da tedavi çok uzun sürebiliyor (bazen yıllar alıyor) ve tedavi süreci bazen son derece acı verici oluyor. Tüm bunların sonucunda çocuklar çoğu kez ihtiyaç duydukları tedaviyi göremiyorlar. İşte bu nedenle Sınır Tanımayan Doktorlar, Tacikistan Sağlık Bakanlığı’yla birlikte çocukları tedavi etmenin daha uygun yollarını geliştirmek için çalışıyor.

Bu çalışmanın etkileri pek çok yöntemle ölçülebilir ama bunların hiçbiri, yapılanların tek bir çocuğun hayatında yarattığı olumlu etkiden daha önemli olamaz.

Biz her gün hastalarımızdan bunu ortaya koyan hikayeler duyuyor, değişime bizzat şahit oluyoruz. Dört yıl önce, 2014’te Duşanbe’de Anna adında bir kız çocuğu hastalandı. Anneannesi birkaç ay önce yaygın ilaca dirençli tüberküloz (YİD TB, veremin, tedavisi çok zor olan bir formu) nedeniyle hayatını kaybetmiş, Anna da hastalığı muhtemelen ondan kapmıştı. Tedavisinin ilk aşamaları pek umut verici olmadı, Anna biraz iyileşip sonra yeniden kötüleşerek tedavi sürecinde bir ileri bir geri gidip geliyordu. Bu dönemde Anna ilaçlarını kullanmakta zorlanıyordu, çünkü ilaçların yan etkileri ağırdı ve hastalığı, yaygın tedavi biçiminde kullanılan ilaçlara karşı daha fazla direnç kazanmıştı.

Sınır Tanımayan Doktorlar, pek fazla seçeneği kalmamış olan Anna’nın bedakilin içereren bir tedavi rejimine başlamasını önerdi. Bedakilin, son 50 yılda üretilen iki yeni verem ilacından biri. Bu tedavi Anna için tek umut gibi görünüyordu, fakat Anna ve ailesi, yeni ilaçların kullanımı daha yeni başladığı için Anna’nın bunları alması konusunda tereddütte kaldı. Sonunda, bu ilacı kullanan kuzeninin ne kadar ilerleme kaydettiğini görünce Anna da bedakilin içeren tedaviye başlamaya karar verdi. Bu onun için bir dönüm noktası oldu, fakat zaman hızla ilerliyordu.

Anna gibi tedavisinde güçlük çekilen insanlarda nihayet ilerleme sağlayan bu ilaçlar, bedakilin ve imipenem. Bedakilin umut verici sonuçlar alınan yeni bir ilaç, imipenemse hastaya uygulanmasındaki zorluklar nedeniyle sadece başka hiçbir seçeneğin kalmadığı vakalarda uygulanan bir başka ilaç. İmipenem günde iki defa iğne olunarak, 6 aylık bir süre boyunca kullanılıyor.

İlaçların Anna’da ağır yan etkileri oldu. Sinirleri iltihaplandı, ekrem ağrıları çekti, cildinin rengi bozuldu, mide bulantıları ve sürekli baş dönmesi yaşadı. Tüm bunların üstüne, özel bir durum nedeniyle hastanede kalamıyor, iğne olmak için günde iki defa hastaneye gelmesi gerekiyordu. İğnenin uygulanmasını kolaylaştırmak için göğsüne plastik bir kateter takıldı. Bu iğnelerin tam sonu gelmek üzereydi ki doktorlar, Anna’nın sonuçlarının “tüberküloz pozitif” ve “tüberküloz negatif” arasında gidip geldiğini gördüler. Bu endişe verici bir durumdu.

Doktorlar yeni bir plan yaparak Anna’nın tedavisine, diğer yeni ilaç olan delamanidi de eklemeyi teklif etti.

Gelgelelim böyle bir tedavi Tacikistan’da daha önce hiç uygulanmamıştı ve Sağlık Bakanlığı’ndaki doktorlar haklı olarak, denenmemiş bu yola girmek konusunda çekimser davrandılar. Anna’yı tedavi eden sağlık ekibinin uzun süreli tartışmalarının ardından, bu ilaç kombinasyonlarıyla Gürcistan ve Ermenistan’da elde edilen başarılı sonuçlar dikkate alınarak yeni tedavi rejimine başlanmasına karar verildi.

Duşanbe'deki hastanenin çocuk bölümünde, çocuk günü kutlaması. Fotoğraf: Alpamis Babaniyazov/MSF.

Bu hikayenin son ve en güzel bölümünde Anna, Kasım 2017 itibarıyla yaygın ilaca dirençli tüberküloz hastalığını yenerek iyileşti.

Anna’nın hikayesi, Tacikistan’da 2017’nin MSF için pek çok açıdan heyecan verici bir yıl olduğunu ortaya koyan pek çok hikayeden biri. MSF’nin güncellenmiş pediyatri protokolü Tacikistan’da kabul edilerek Sağlık Bakanlığı Pediyatrik Tüberküloz Kılavuzu’nun üçüncü edisyonunda yer aldı. İlk defa, iki çocuk hastamız verem için uygulanan daha kısa yeni tedavi rejimini tamamladı ve daha fazla hastada yeni tedavilere başlandı. Bunlar son dönem kazanımlarımızdan sadece birkaçı. Bu dönüm noktaları MSF’nin tüberküloz programları açısından büyük önem taşıyor, ama tüm bunların asıl değeri, tedaviye dair yaklaşımlarımızın Anna gibi hastaların hayatı üstündeki etkileridir.”

* Kyle McNally İngiltere’de London School of Economics’te kalkınma çalışmaları alanında yüksek lisans ve yine İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nde devletler ve uluslararası ilişkiler alanında doktora yaptı. Çeşitli küresel idari kuruluşların yanı sıra, ABD Temsilciler Meclisi’nde vekil danışmanlığı görevinde bulundu.

 

Yorum Yapın