Doğu Guta: Toplu yaralanmalar yaşanırken hayat kurtarıcı tıbbi malzemeye erişilemiyor

Arşiv fotoğrafı: Doğu Guta'da hizmet veren bu iki ambulans, Aralık 2016'da bir hava bombardımanı sırasında tahrip oldu. MSF tarafından desteklenen bir hastane ve ambulans da Kasım 2017'de topçu ateşi saldırısı sırasında zarar görmüştü.

Bölgedeki sağlık tesislerine acilen tıbbi malzeme desteği gerekiyor

Brüksel, 21 Şubat 2018 – Suriye'de, başkent Şam'ın hemen dışında, muhaliflerin elinde tuttuğu  kuşatma altındaki Doğu Guta bölgesinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından desteklenen sağlık tesislerinin MSF’ye aktardığı bilgilere göre, toplu yaralanmaları takiben hastanelere çok sayıda acil vaka getiriliyor.

Bölgede bombardıman ve topçu ateşi saldırılarının olağanüstü bir şekilde arttığı, hayatını kaybedenler ve yaralananların sayısının yüzlerle ölçüldüğü bir dönemde, MSF tarafından düzenli olarak ya da ihtiyaçlar doğrultusunda desteklenen tam 13 hastane ve klinik, sadece üç gün içinde saldırılar sonucu yıkıldı veya hasar gördü.

Sağlık hizmetlerine her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulurken, hastanelere verilen zarar nedeniyle hizmet kapasitesinde ciddi bir azalma gerçekleşti. Bunun yanında, Doğu Guta çevresindeki kuşatma nedeniyle, hayat kurtarıcı tıbbi malzemeler sağlık çalışanlarına ulaştırılamıyor.

Doğu Guta’da savaş halihazırda ağır kayıplara sebep oluyordu. Bölgede, MSF tarafından düzenli veya ihtiyaçlar doğrultusunda desteklenen hastane ve klinikler, 18 Şubat 2018 itibarıyla 1.600’den fazla yaralı olduğunu, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 180’i aştığını bildirmişti.

Topçu ateşi ve bombardımanların artmasıyla birlikte MSF’nin tam destek verdiği 10 tesis ile kuruluşun kısa süre önce acil tıbbi malzeme yardımı yapmaya başladığı sekiz tesis, yalnızca iki buçuk gün içinde, kendilerine 1.285 yaralı ulaştırıldığını ve 237 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Üstelik, 18 Şubat günü ile 21 Şubat sabahın erken saatleri arasındaki dönem için alınan bu sayılar, sadece ilk tespitleri yansıtıyor.

Verilen bilgiler bombardımanın sonuçlarını ancak kısmen aktarabiliyor, çünkü MSF’nin desteklediği tesislerin dışında kalan sağlık merkezlerinde tedavi gören yaralılar da var. Ölü ve yaralı sayısı her saat artıyor.

MSF Suriye Program Koordinatörü  Lorena Bilbao, bölgedeki son durumu şöyle aktardı: “Doğu Guta’da hayat kurtarıcı tıbbi desteğe duyulan ihtiyaç şu anda had safhada; savaşın başından bu yana ihtiyacın en yüksek olduğu dönem bugün. Destek verdiğimiz tesislere temel tıbbi malzemelerin bazılarını tedarik edebiliyoruz. Ayrıca düzenli olarak destek sağlamadığımız sağlık tesislerine de, ihtiyaç duydukları zaman tıbbi malzeme bağışında bulunuyoruz.

Fakat bizim de erişim sağlayamadığımız bazı sağlık malzemeleri var ve bu malzemeler orada çalışan Suriyeli sağlık personelinin sürdürdüğü hayat kurtarma çabasında önemli bir fark yaratabilir. Doğu Guta ve çevresinde olup elinde tıbbi malzeme bulunan tüm kişi ve kuruluşlara, bu stokları sağlık çalışanlarının kullanımına açmaları talebinde bulunuyoruz: Şu an pek çok insanın hayatı buna bağlı.”

Doğu Guta çevresindeki kuşatma nedeniyle, doktorlara hayat kurtarıcı malzemeleri yeterli miktarda temin etmenin yolu fiilen kesilmiş durumda. Ender olarak, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin yardım konvoylarının bölgeye girişine izin verildiğinde dahi, anestezi malzemeleri de dahil olmak üzere bazı tıbbi ürünlerin Doğu Guta’ya iletilmesi sistematik bir şekilde yasaklanıyor ve bunlar yardım paketlerinden çıkartılıyor.

Doğu Guta’da bir miktar tıbbi malzeme stoku bulunduğu bildiriliyor, ancak şu anda sağlık personeli bu malzemelere erişemiyor.

MSF halen sağlık tesislerine çeşitli temel ilaç ve tıbbi malzemeleri temin edebilme kapasitesinekısmen sahip olsa da, Doğu Guta’nın tamamen kuşatma altında olması nedeniyle, bunların ulaştırılamaması riski bulunuyor. Ayrıca, MSF tarafından temin edilebilecek stoklar ve bunları temin etme yöntemleri de sınırsız değil. Örneğin, damar yolundan sıvı vermekte kullanılan torbalar açısından MSF’nin elindeki stok, yaklaşık 200 ağır yaralanma ve 2 bin orta dereceli yaralanmaya müdahale etmeye yetecek kadar; yara tedavisinde ve ameliyatlarda kullanılan dikiş malzemeleri ise 2 ila 3 bin hastaya yetebilir.

Ancak hem MSF’nin elinde hem de MSF tarafından destek sağlanan hastanelerde, büyük ameliyatlar için mutlaka gerekli olan kan torbası, genel anestezi ilacı ve damardan uygulanan antibiyotikler tamamen tükenmiş durumda.

Özellikle çatışmalar bu kadar yoğun ve kesintisiz devam ederken, temel tıbbi malzemelerin bu derece yetersiz oluşu son derece ciddi bir durum.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Suriye Hükümeti’ni ve savaşın bütün taraflarını, ayrıca Doğu Guta’da olup elinde tıbbi malzeme stoku bulunan tüm ticari kuruluşları, bu malzemeleri acilen sağlık tesislerine ulaştırmaya davet ediyor.

Sağlık tesislerinin, insanların hayatını kurtarabilmek için bu malzemelere ihtiyacı var.

Sınır Tanımayan Doktorlar bunun yanı sıra, Uluslararası İnsancıl Hukuk uyarınca, çatışma durumunda sağlık personelinin, hastaların ve sağlık tesislerinin korunması gerektiğini, bunların dokunulmaz olduğunu yeniden hatırlatıyor. MSF olarak, kritik durumdaki hastaların Doğu Guta’dan tahliyesine izin verilmesi gerekğini bir kez daha, ısrarla vurguluyoruz.


Kuzey Suriye’de dört sağlık tesisi ve üç gezici klinik yöneten MSF, beş tesisle işbirliği halinde çalışıyor ve ülke çapında MSF’nin doğrudan faaliyet gösteremediği bölgelerde bulunan 50 sağlık tesisine uzaktan destek sağlıyor.  Bu tesisler arasında, Doğu Guta’da düzenli olarak destek sağlanan 11 sağlık tesisi bulunuyor. Ayrıca diğer sağlık tesislerine de ihtiyaç halinde acil durum tıbbi malzeme bağışı yapılıyor. Destek sunulan tesislerde MSF personeli bulunmuyor.

MSF’nin Suriye’de faaliyet gösterdiği alanlar arasında IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti kontrolündeki bölgeler yer almıyor, çünkü bu grubun lider kadrosundan güvenlik ve tarafsızlık konusunda herhangi bir teminat alınamıyor. MSF, izin taleplerine  bugüne dek yanıt alınamadığından dolayı, hükümet güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerde de çalışma yürütemiyor. MSF siyasi baskılara karşı bağımsızlığını koruyabilmek amacıyla, Suriye’deki faaliyetleri için hiçbir devletten maddi destek kabul etmiyor.

Yorum Yapın