Doğu Halep: “Bombardıman daha da şiddetlenirse, elimizdeki malzemeler yakında tükenecek”

MSF179352_Medium

Halep'in doğusundaki hava saldırılarında yaralanan bir hastanın kulağına dikiş atılıyor. Fotoğraf: Karam Almasri

Halep’in doğusunda yoğun bombardıman aralıksız devam ederken, kuşatma altındaki bölgede hizmet vermeye devam eden yalnızca birkaç hastane kaldı. Bu hastanelerden birinde görev yapan bir doktor, hava saldırıları sırasında yaşadıkları zorlukları bizimle paylaştı.

17 Kasım - “Halep’in doğusunda son birkaç hafta Pazartesi gününe kadar göreceli olarak daha sakin geçti; sadece ara ara hava saldırıları gerçekleşti. Fakat Salı günü saldırılar tekrar kontrolden çıktı. Art arda gerçekleşen 100’den fazla hava saldırısıyla beraber yaralı sayısı ciddi rakamlara ulaştı.

Sadece iki saat içinde, öğlen 13:00 ile 15:00 saatleri arasında hastaneye 55 yaralı getirildi. Biz ancak 13 kişiye müdahale edebildik; üç kişiyi kurtaramadık. Hafif yaralıları ise eve göndermek zorunda kaldık. Yaralanmaların bazıları nörolojik, bazıları da kol-bacak yaralanmalarıydı.

Dışarıda katliam devam ederken yaralıların sayısı her geçen dakika arttığı için tedavilere yoğunlaşmak için diğer tüm faaliyetlerimizi durdurmak zorunda kalıyoruz. Bombardıman bitene kadar acil olmayan tüm operasyonları erteleyebiliyoruz çünkü yoğun saldırılarda  cerrahlarımız en kritik vakalara yoğunlaşmak zorunda kalıyor.

Sakin geçen günlerdeyse, hastalarımızı olması gerektiği gibi ameliyat sonrasında gözetim altında tutuyoruz. Ancak şu anda yaşadığımız gibi ciddi bir kaos ortamında, ameliyattan bir veya iki saat sonra hastalarımızı eve göndermek zorunda kalıyoruz.

Hayati tehlikesi en ciddi olanlar, başından darbe alan ve nörolojik yaralanmaları olan hastalar. Bu tip yaralanmaları olan hastaların %70-80’i ne yazık ki hayatını kaybediyor. Kol ve bacak yaralanmaları olan çok sayıda insanla da karşılaşıyoruz. Fakat hastalar çoğu zaman hastaneye vaktinde ulaştırılamadığından bu vakalar amputasyon işlemiyle sonuçlanıyor.

Çok az vaktimiz var ve yeterli sayıda uzman doktorumuz yok. Ameliyat amfilerimiz yetersiz kalıyor ve herkese yetecek kadar ilacımız yok.

Hastane birkaç ay içinde beş kez vurulmuştu

Salı günü bombalardan biri hastanemizin tam 20 metre yakınına düştü; üstümüze düşmediği için çok şanslıyız. Buna rağmen geçtiğimiz birkaç ay içerisinde hastanemiz, Haziran’da bir, Temmuz’da iki ve Eylül’de iki defa olmak üzere toplam beş kez hava saldırılarının hedefi oldu. Her seferinde birkaç gün hizmetlerimize ara vermek durumunda kaldık çünkü molozların temizlenmesi ve onarım işleri vaktimizi aldı. Hastane işler duruma gelir gelmez her seferinde tekrar faaliyete başladık.

Ne yazık ki yoğun bombardıman karşısında hazırlıklı olmak için yapabileceğimiz pek birşey yok. Bu yazın başında sığınak yapmak amacıyla hastanenin altını kazmaya başlamıştık. Bir diğer alternatif ise hastane çevresine bir duvar inşa etmekti. Fakat kuşatma başladıktan sonra inşaat malzemelerini temin edememeye başladık ve her iki plan da suya düştü.

Jeneratörlerimiz hastaneden uzakta, görece daha güvenli bir bölgede yeraltında bulunuyor. Bu yüzden bu konuda içimiz rahat; ancak jeneratörlerin çalışması için gerekli yakıt tükenmek üzere.

Özellikle kronik hastalıklar için gereken bazı ilaçlar çoktan tükendi. Belirli antibiyotik ve ağrı kesiciler de yavaş yavaş tükeniyor. Yaralılarımız hastanede bizden yardım beklerken, elbette ilaç ve malzemeleri daha sonrası için saklayamıyoruz. Önceliğimiz hasta ve yaralılarımızı iyileştirmek olduğundan, geleceğe dair herhangi bir plan veya tasarruf yapamıyoruz.

Elimizdeki stoğun en az 10 gün dayanmasını umut ediyorduk. Ancak bombardıman bu şekilde devam ederse iki ya da üç günden fazla dayanamayız.

Yorum Yapın