“Doğu Halep tüm dünyanın gözü önünde un ufak ediliyor”

Carlos Francisco - MSF Suriye Program Direktörü

Carlos Francisco - MSF Suriye Program Direktörü

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Türkiye’deki Suriye Program Direktörü Carlos Francisco, “Dünya Halep’i yalnız bıraktı. Şehir tüm dünyanın gözü önünde yerle bir ediliyor, fakat bu katliamı durdurmak için kimse elini taşın altına koymuyor” diyerek başlıyor söze: “Şu anda tüm zorluklara rağmen Halep’in doğusunda hizmet vermeye devam eden 35 doktor, tam da böyle hissediyor.”

Gaziantep/Türkiye, 10 Ekim 2016 – Carlos Francisco, 2015’in Ocak ayından bu yana MSF’nin Suriye’deki projelerini yönetiyor. Suriye’deki savaşın her geçen gün daha da kötüye gittiğine tanıklık eden Francisco, özellikle son üç haftadır Halep’in doğusunda, şehirdeki tahribatın daha önce görülmemiş boyutlara ulaştığının altını çiziyor.

Ateşkesin Eylül ayında bozulmasının ardından Suriye ve Rusya’nın askeri operasyonları, şehrin kuşatma altındaki bölgesini yerle bir etmeyi amaçlarcasına tüm şiddetiyle devam ediyor.

Halep zayıflayan her bir eklem yerinden bir bir kırılıyor, gözlerimizin önünde un ufak ediliyor

Yaklaşık 250 bin kişinin kuşatma altında ölüm-kalım savaşı verdiğini belirten Francisco, “Artık bu insanların ne yardım alabileceği ne de sığınabileceği güvenli bir nokta var. Önce şehrin çevresi, ardından tek tek şehir merkezine ulaşan yollar ve devamında sırasıyla hastaneler, su kaynakları, yerleşim bölgeleri ve arama kurtarma ekiplerinin kullandığı ekipmanlar hedef alındı.

Halep, şu anda beş yıllık acımasız bir savaşın yükünü ve yorgunluğunu üzerinde taşıyan ve artık tükenme noktasına gelmiş bir şehir. Kuşatmanın başladığı Temmuz ayından bu yana hiçbir insani yardım malzemesinin ulaştırılamadığı Halep, zayıflayan her bir eklem yerinden bir bir kırılıyor, gözlerimizin önünde un ufak ediliyor.”

Tıbbi ve insani yardım Halep’e giremiyor

Francisco Suriye’deki tıbbi insani yardım projelerinin geldiği noktayı anlatırken, bize Türkiye’nin güneydoğusundaki bir şehirden sesleniyor. Ekibi, Halep’in doğusunda MSF’nin destek verdiği sekiz hastaneyle sürekli irtibat halinde.

“Kuşatma başlamadan önce her üç ayda bir bölgeye tıbbi malzeme tedariki yapıyorduk. Birlikte çalıştığımız diğer insani yardım kuruluşlarının ek destekleri bile Halep’teki devasa ihtiyacı karşılamaya yetmiyordu. Geçtiğimiz dört ay içinde bölgedeki hastanelere 23 farklı hava saldırısı gerçekleştirildiğinden, artık her gün hastane personeliyle konuşuyoruz ve bombardımanlardan ne derece etkilendiklerini, ek yardıma ihtiyaçları olup olmadığını öğrenmeye çalışıyoruz. Ama cevap neredeyse hiç değişmiyor:  ‘Elinizde ne varsa bize gönderin lütfen. Gazlı bezler steril olsun olmasın, burada her şekilde kullanırız. Her türlü malzemeye ihtiyacımız var.’ Fakat ne yazık ki ağır kuşatma altında bizim de elimizden birşey gelmiyor. Çünkü tıbbi ve insani yardım Halep’e giremiyor.”

Ölüm tehdidine rağmen kendilerini Halep’e adamış durumdalar

Şehrin doğusu, Temmuz’da Ramazan sona erdiğinden bu yana yoğun kuşatma altında. Halep’teki bazı doktorlar, Ramazan ayının “huzurlu” ortamını fırsat bilip ailelerini Suriye’deki savaştan uzaklaştırmak için Türkiye’ye getirmiş, fakat kuşatmanın Ramazan bitiminde yeniden başlaması nedeniyle bir daha ülkelerine geri dönememişlerdi.

“Şu anda burada, Türkiye’nin güney illerinde çok sayıda Suriyeli, Halepli doktor var. İsteseler de ülkelerine geri dönemiyorlar. Büyük bir hayalkırıklığı yaşıyor, kuşatma altındaki yüz binlerce insana yardım edemedikleri için kendilerini aciz hissediyorlar.

Bu doktorların çoğu, ekonomik şartlar da göz önünde bulundurulduğunda, çok daha öncesinde Türkiye’ye veya Avrupa’ya kaçabilirlerdi. Ama kaçmadılar. Kendi insanlarına, işlerine ve hastanelerine duydukları saygı bugün hepimize örnek oluyor. Özellikle de her gün çocukları ve eşleriyle birlikte ölüm tehdidi altında yaşadıklarını düşündükçe, adanmışlıklarının benzersiz olduğunu düşünüyorum.”

MSF ekipleri ise, Suriye Savaşı’nın başından beri gerekli izinleri olmadığı için Halep’e giriş yapamıyor. Bir yıldan fazla uzun süredir de MSF tarafından desteklenen hastanelere gidemiyorlar.

Bu fotoğraf, 5 Ekim 2016 tarihinde Halep'in doğusunda çekildi. MSF'nin destek verdiği en büyük travma merkezlerinden biri olan M10 hastanesi, yoğun bombardıman nedeniyle tahrip olmuş, 28 Eylül'de faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmıştı. 1 Ekim'de tekrar hava saldırılarının hedefi olan hastane, saldırı sonrası tadilat gördüğü sırada üçüncü kez vuruldu. Bombardıman sonucu çok sayıda işçi hayatını kaybetti. Fotoğraf: MSF/Ghaith Yaqout Al-Murjan

Bu fotoğraf, 5 Ekim 2016 tarihinde Halep'in doğusunda çekildi. MSF'nin destek verdiği en büyük travma merkezlerinden biri olan M10 hastanesi, yoğun bombardıman nedeniyle tahrip olmuş, 28 Eylül'de faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmıştı. 1 Ekim'de tekrar hava saldırılarının hedefi olan hastane, saldırı sonrası tadilat gördüğü sırada üçüncü kez vuruldu. Bombardıman sonucu çok sayıda işçi hayatını kaybetti. Fotoğraf: MSF/Ghaith Yaqout Al-Murjan

“Şu anda bölgeye büyük çaplı yardımlar gönderemiyoruz. Savaş başladığından beri hükümet kontrolündeki bölgelerde sağlık hizmetleri sunmamıza izin verilmediği için, bugüne kadar çoğu Halep’in kuzey ve doğusundaki kırsal bölgelerde olmak üzere, ağırlıklı olarak muhaliflerin kontrolündeki alanlarda çalışabildik (Maskan, Halep – Türkiye sınırı ve işletmesini üstlendiğimiz El Salamah hastanesi ).

Bu süre içinde MSF ekipleri yerinden edilmiş topluluklara da yardım götürdü. Yaklaşık 100 bin kişi, batıya doğru ilerleyen İslam Devleti’nin ve kuzeydeki Azez’e doğru ilerleyen hükümet güçlerinin arasında sıkışıp kaldı. Suriye Ordusu Maskan’ı ele geçirdikten ve hastaneyi yerle bir ettikten sonra MSF’nin bölgedeki faaliyetleri daha da kısıtlı hale geldi.

“Maskan çevresindeki yerleşimler de yaklaşan cephe hatları nedeniyle boşalmış durumda ve oradaki insanlar da yerinden edildi. Bir süre sonra bu insanların izlerini kaybettik ne yazık ki. Şu anda kaç kişinin yerinden edildiğini bilmek çok zor. Bazıları sınırları dahilinde daha fazla mülteci kampı barındıran İdlip’e kaçarken, çok büyük bir kısmı da hala ağaçların altında veya tarlalarda uyuyor.”

Halep’in doğusunda yaşam mücadelesi verenlerin bir kısmının bulundukları noktadan kaçabilecek durumları bile yok.

Bölge halkı, Suriye Savaşı’nın en karanlık yüzünü ve en ağır silahlarını barındıran bu şehirde kapana kısılmış bir şekilde ölümü bekliyor.

“Bu arada muhalif grupların Halep’in batısında da saldırılar düzenlediğine dair bilgiler geliyor. Fakat bu saldırıların meydana getirdiği tahribat o kadar farklı ki, hiçbir şekilde karşılaştırma bile kabul etmiyor.

MSF, Doğu Halep’te hava saldırılarının sona ermesi, yaralı ve hastaların bir an önce tahliye edilerek güvenli bir bölgeye alınması, tıbbi insani yardımın ülkeye girişine izin verilmesi ve sivillerin hayatlarını kurtarmak amacıyla çatışma bölgelerinden kaçma haklarının korunması için bir kez daha hükümetlere ve uluslararası aktörlere çağrıda bulunuyor.

Bugün Doğu Halep’te sağlık hizmeti sunmaya devam eden ve aralarında 7 cerrahın da olduğu 35 doktor, geriye kalan sekiz hastanede neredeyse hiç ara vermeden ve yer değiştirmeden çalışıyorlar.

“Halep’e geri dönemeyen doktorlar ve buradaki MSF ekiplerimiz, Halep’in doğusunda işini yapmaya devam eden cesur doktorları ve sağlık personelini aynı hayranlık duygularıyla anarken, acılarına engel olamıyorlar: Onlar orada acı çekiyor, biz burada gözyaşlarımıza engel olamıyoruz’ diyorlar.”


 

MSF Halep şehrinde sekiz hastaneye tıbbi ve teknik destek sunuyor. Suriye’nin kuzeyinde altı sağlık tesisini işleten MSF, çoğu kuşatma altındaki bölgelerde olmak üzere Suriye’nin genelinde 150’den fazla sağlık tesisine destek veriyor.

Yorum Yapın