Ekvador'da Deprem Sonrası Ruh Sağlığı

Fotoğraf: Angel Cabello/MSF

Fotoğraf: Angel Cabello/MSF

Ekvador'un depremden en çok zarar gören bölgelerinde çalışan sağlık çalışanları, 16 Nisan'da meydana gelen 7.8'lik son depremin etkisini her zamankinden daha şiddetli hissettiler. Bu sefer onlar, sadece depremin kendi hastaları üzerinde yarattığı duygusal etkiyle değil, kendilerini ve ailelerini etkileyen olumsuz sonuçlarla da uğraşmak zorunda kaldılar. Ekvador'daki pek çok kişi gibi sağlık çalışanları da depremde evlerini, projelerini, hatta sevdiklerini kaybettiler. Hastaları tedavi etmenin yanı sıra, kişisel stresle başa çıkmanın getirdiği çifte yükün altında büyük mücadele verdiler. Bu, sağlık çalışanlarının da afet durumlarında ek desteğe ihtiyaç duyabileceğinin bir kanıtı.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile çalışan Brezilyalı psikolog Ionara Rabelo, ülkenin kuzeyindeki Manabi ilinde depremzedelere destek vermenin dışında, sağlık çalışanları, psikologlar, profesörler, üniversite hocaları, sosyal hizmet uzmanları ve topluluk liderlerine de eğitim veriyor. Birlikte çalıştığı ekip bugüne kadar 1.280'den fazla kişiye psikolojik destek ve eğitim verdi.

Manabi eyaletinin kuzeyinde son durum nedir?

Depremden en çok etkilenen şehirler, özellikle barınma konusunda hükümetten ve sivil toplum kuruluşlarından destek alabildiler. Fakat insanların temel ihtiyaçları hala karşılanamamış durumda. Bu durum daha çok küçük ve resmi statüsü olmayan kamplarda geçerli.

Depremin yarattığı psikolojik rahatsızlıklar ise ağırlıklı olarak ülkenin kuzeyindeki Jama, San Vicente ve Bahía gibi şehirlerde tespit edildi. Bu bölgelerde ruh sağlığı hizmetleri şu an için kritik rol oynuyor. Fakat ruh sağlığı hizmeti veren zaten az sayıdaki tesisler, artan ihtiyaç karşısında yetersiz kalmaya başladı.

Önümüzdeki üç ay Ekvador için çok önemli: Bu süre içinde insanlar, tek başlarına içinde bulundukları zor şartlarla başa çıkmaya çalışıp kronik ruh sağlığı sorunları geliştirmeye başlarsa, durum çok daha kötü bir hal alabilir.

MSF Manabi'de ne tür faaliyetler yürütüyor? 

Sahadaki MSF ekiplerimiz, depremin psikolojik etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için bölgedeki sağlık çalışanlarına özel bir eğitim verdi. Psikolojik danışmanlık teknikleri ve psikososyal destek programlarının geliştirilmesini de kapsayan bu eğitim, aynı zamanda hastalarına ve meslektaşlarına nasıl bir destek verebileceklerini sağlık personeline göstermiş oldu.

Ekiplerimiz ayrıca, daha ciddi ruh sağlığı sorunlarının semptomlar üzerinden nasıl tespit edileceğine dair farklı bir eğitim daha düzenledi. Geçici barınma merkezlerinde çalışan topluluk liderleri, sağlık çalışanları, öğretim görevlileri, ilkokul öğretmenleri ve bölge halkının katıldığı bu eğitimler, bir doğal afeti takiben afetin sonuçlarıyla başa çıkma stratejilerinin önemini, öngörülen ruh sağlığı reaksiyonlarını ve erken tanının önemini içeriyordu.

Şu anda 60'tan fazla öğretim görevlisi, içinde bulundukları topluluklara ve bölge halkına yardım etmek ve ciddi ruh sağlığı problemlerini tespit etmek amacıyla kendi eğitimlerini planlayıp yönetebiliyorlar.

Bölgedeki nüfusun başlıca ihtiyaçları nelerdir?

Etkili bir ruh sağlığı programından önce, bölge halkının barınma, gıda ve korunma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Bu tür bir kritik destek, insanlara hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmek ve güç toplayabilmek için gereken zemini hazırlıyor.  Şu anda bu desteğe en çok ihtiyacı olanlar ise, deprem nedeniyle yıkıntı halindeki evlerinin yakınlarında, parklarda, okullarda veya açık havada uyuyan ve resmi barınma merkezlerinin dışında yaşayan kişiler.

Bununla birlikte depremden üç hafta sonra, içinde bulundukları durumla baş etmek için alkole başvuran erkeklerin haberlerini almaya başladık.

Afet psikolojisinin getirdiği olumsuz sonuçlar nedeniyle önümüzdeki aylarda alkol veya uyuşturucuya kullanımının gözle görülür bir şekilde artacağını, bağımlı bireylerin sayısında artış olabileceğini tahmin ediyoruz. Bu eğilim ülke için ciddi bir soruna dönüşebilir.

MSF ile birlikte çalışan psikolog Renata Bernis, Manta'daki depremzedelerle konuşuyor. Fotoğraf: Albert Masias

MSF ile birlikte çalışan psikolog Renata Bernis, Manta'daki depremzedelerle konuşuyor. Fotoğraf: Albert Masias

Ayrıca burada çalıştığımız süre zarfında evlerini kaybetmiş, bireysel bağımsızlıklarını ise korumak için büyük mücadele veren insanlarla karşılaştık. Birlikte çalıştığım bir psikolog, 40 yılı aşkın süredir içinde oturduğu evi kaybettiğini anlattı. Bu evi çocuklarının üzerine geçirmeyi planlıyordu. Fakat ev şu anda ağır hasarlı ve oturulamaz halde. Çalıştığı hastanenin de her iki katı hasar görmüş durumda. Bu yıkımın ardından yaşadığı stresin belirtilerini net bir şekilde görebiliyordum. Meslektaşları onunla bu konuyu konuşmak, dertleşmek istediler ama kendine vakit ayırmaktansa hastalarına odaklanması gerektiğini düşündüğü için bu aşamayı es geçti. Aslında deprem onun üzerinde çifte etki bırakmıştı: Kimliğini oluşturan ve geçmişinde önemli bir yer tutan evini ve iş yerini kaybetmişti. Bir anda hayatında kendi kontrolünden çıkmış olan birçok değişiklik meydana gelmişti. Bu yüzden bizim desteğimize ihtiyacı vardı. Özel seanslar düzenleyerek kendini toparlamasına ve kontrolü yeniden ele geçirmesine yardımcı olmaya çalıştık. Ailesiyle zaman geçirmesi ve iş yerinde desteğe ihtiyacı olan hastane çalışanları için psiko-eğitim programları hazırlaması için onu teşvik ettik.

Pek çoğumuz, psikoloji alanında çalışan uzmanların her daim güçlü kaldıklarını düşünürüz. Fakat onların da zor şartlar altında aileleri, arkadaşları ve meslektaşlarından gelecek desteğe ve bakıma ihtiyaçları var.

Afet durumlarında ruh sağlığı alanında ne tür çalışmalar yapılıyor? 

İster doğal, insan insan kaynaklı bir afet olsun, her acil durum kendine özgü bir ruh sağlığı planlaması gerektirir.

Farklı stratejiler uygulamak, farklı araçlar ve yöntemler geliştirmek gerekir. Örneğin MSF olarak Ekvador depreminin ardından, sağlık personeline psikolojik ilkyardım sunabilmek için, öncelikle sağlık çalışanları arasında kapasite geliştirme sürecine odaklandık ve afet psikolojisine de ışık tutabilecek psikolojik danışmanlık seansları düzenledik.

Hastaların içinde bulundukları durumla mücadele etmek için yeterince zamana sahip oldukları uzun vadeli projelerin aksine, afet durumlarında ve acil tıbbi müdahale gerektiren durumlarda duygular çok yoğun yaşanabilir. Biz psikolojik ilkyardım üzerinde çalışırken, hastalarımızın kendi duygularını tespit edip tanımlayabilmeleri ve bu duyguları yeniden kendi içlerinde yapılandırmaları için çabalıyoruz. Amacımız hastalarımızı kronik bir rahatsızlık geliştirmeyecek seviyeye taşıyabilmek.


Albert Masias'ın objektifinden deprem sonrası Ekvador...

Yorum Yapın