Gazze: Devam et güler yüzlü çocuk, yapabilirsin, yeter ki vazgeçme!

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile Gazze’de görev yapan Hong Konglu cerrah Jennifer Tong, kurşun yaraları nedeniyle MSF’nin kliniğinde tedavi gören genç bir Filistinlinin, "güler yüzlü çocuk Sunny"nin öyküsünü paylaşıyor.

“Hastanemizde 18 yaşında bir hastamız var. Ben ona ‘Sunny Boy’*, yani ‘güler yüzlü çocuk’ diyorum.

Ne zaman Gazze’nin kuzeyindeki el Awda Hastanesi’ne gelse, üzerinde hep ‘Sunny Boy’ yazan aynı siyah tişörtü oluyor. Bir de onu her zaman yüzünde kocaman bir gülümsemeyle görüyorum ve bu gülümseme her seferinde sanki daha da büyüyor.

Sunny, koşulları pek de iyi olmayan bir yetiştirme yurdunda büyümüş. Dişleri sağlıklı değil; ön iki dişi kırılmış ve kahverengiye dönmüş. Gazze Şeridi’nde diş bakımı özel kliniklerde yapıldığı için pek çok kişi için pahalı bir tedavi.

Günlük mücadeleler

İsrail, Gazze Şeridi’ne yakıt gibi temel tüketim maddelerinin girişini sıkı bir şekilde denetliyor.

Çoğu zaman elektrik sıkıntısı da yaşanıyor. Yine İsrail’in kontrolünde olan elektrik günde en fazla beş - altı saat veriliyor.

Gazze sakinlerinin içecek temiz suyu da çok kısıtlı. Gazzeliler evlerine su götürebilmek için, ellerinde kova ve şişelerle üç - dört günde bir gelen su tankerini bekliyorlar. Alabildikleri su ise, tuz ve kanalizasyon suyuyla karışık kirli su.

Burada gördüklerim, bana 1960’lı yıllarda Hong Kong’da yaşanan su kıtlığını anımsatıyor.

O tarihlerde temiz su yalnızca dört günde bir, yalnızca dört saat boyunca temin edilirdi. Hong Konglular su alabilmek için ellerinde şişeleriyle, dört gözle suyun gelmesini beklerlerdi.

Bundan yaklaşık 50 yıl sonra biz Hong Kong’da temiz suyu musluklarımızdan içebilirken, Gazzeliler için bu günlük bir mücadeleye dönüşüyor.

MSF cerrahları Hiroko Murakami, Mohammed Obaid ve Henri Vandenboer, MSF hemşiresi Mohamed Alramlawi ile birlikte, el Avda Hastanesi'nde kemik grefti ameliyatında. Fotoğraf: Jacob Burns/MSF

Kurşun yaraları

Sunny, geçtiğimiz yıl 13 Temmuz Cuma günü, İsrail ve Filistin sınırında düzenlenen gösteriler sırasında elinden ve kalçasından vurularak yaralanmış.

Bize getirildiğinde sol yüzük parmağında açık kırık, sağ kalçasında kurşun yarası ve sol kalçasında da derin kas dokusuna zarar vermiş olan 10 cm genişliğinde bir yarası vardı. Acilen ameliyathaneye aldık ve zarar görmüş dokuları çıkarıp temizlediğimiz debridman ameliyatını yaptık.

Sol kalçasındaki yara geniş ve derin olduğundan, bakteriyel enfeksiyonu önlemek amacıyla iki günde kliniğimize pansuman için bir gelmesini tavsiye ettik.

Yürümeyi yeniden öğrenmek

İlk pansumanda olanları çok net hatırlıyorum.

Sunny’nin parmağındaki kırık düzelmişti ve artık yürüteçle yürüyebilmesi gerekiyordu. Fakat yaralarını görmekten ve hareket etmekten o kadar korkuyordu ki yataktan kalmayı reddediyordu.

Yetiştirme yurdundan tanıdığı iki arkadaşı da onunla birlikte gelmişti. Onlardan, yatağın hemen yakınındaki tekerlekli sandalyeye ulaşabilmesi için yardım etmelerini istedi.

Bir ortopedist olarak amacım hastaları olabildiğince erken ayağa kaldırabilmek, yeniden yürüyebilmelerini sağlamak ve böylece aşama aşama kendilerine güvenlerini yeniden kazandırmak.

MSF'nin Gazze'deki kliniklerinden birinde kurşun yaraları nedeniyle tedavi gören hastalar sıra bekliyorlar. Fotoğraf: Laurie Bonnaud/MSF

O gün Sunny’den, yataktan kalkıp tekerlekli sandalyeye kadar kendisinin yürümesini istedim. Tekerlekli sandalye yataktan iki metre ötedeydi; sadece yedi adım atması gerekiyordu. Arkadaşlarından da iki yanında durmalarını ve onu yüreklendirmelerini istedim. Elbette hekimlerimiz düşme durumunda Sunny’yi tutabilmek için hemen yanı başında duruyorlardı.

Ufak bir cesaretlendirmeyle Sunny, biraz isteksizce de olsa yavaş yavaş ayağa kalktı ve ilk adımını attı. Bu ilk görevi tamamlaması ve tekerlekli sandalyeye ulaşması yaklaşık beş dakika sürdü!

Sunny’le dostluğumuz işte bu zorlu ilk adımla başladı.

Dönüşü muhteşem oldu

Sunny iki gün sonra kliniğe tek başına geldi. Onunla gurur duydum. Dönüşü gerçekten de muhteşem olmuştu.

Hala devam eden ağrısına, yara bakımının uzun sürmesine ve bandajları yüzünden banyo yapamamasına rağmen yüzündeki o büyük gülümsemesini hala koruyordu.

Artık ne zaman kliniğimize gelse benden sol kalçasındaki yarayı kontrol etmemi istiyor. Diğer yaralarının bakımını ise, yine benden istediği merhemli çubukla kendi yapıyor.

Sunny, olumlu enerjisini her daim etrafa saçan neşeli, genç bir adam!

Sunny’nin geleceği bilinmezlerle dolu olsa da, yolu üzerinde engellerle karşılaşma ihtimali çok yüksek olsa da, yüzündeki gülümsemenin hiç eksilmemesini diliyorum. Karşılacağı zorlukların hepsini, her zamanki olumlu yaklaşımıyla aşabilmesini umuyorum.

‘Devam et Sunny, yapabilirsin! Yeter ki vazgeçme!’”


* “Sunny” sözcüğü, İngilizcede kullanıldığı bağlama göre, aynı zamanda neşeli, iyi mizaca sahip veya parlak anlamına da geliyor.

Yorum Yapın