Gazze’deki yaralanmalar kalıcı hasarlar bırakabilir

18 yaşındaki Ataallah, MSF'nin Gazze'deki kliniğinde fizyoterapi seanslarından birinde. İsrail sınırında gerçekleşen gösteriler sırasında yaralandıktan sonra bacağı kurtarılamamış ve ampüte edilmiş. Fotoğraf: Yuna Cho/MSF

Ağır kurşun yaraları nedeniyle sağlık merkezlerinde tedavi gören hastaların sayısındaki artış, Gazze’deki sağlık sistemini zorluyor. Binlerce insan enfeksiyon ve engelli kalma riskiyle karşı karşıya.

Mevcut tıbbi destek kapasitesiyle hızla artan ihtiyaçlar arasında uçurum oluştuğunu vurgulayan Sınır Tanımayan Doktorlar, dünya ülkelerine Gazze için kaynak yaratma ve yaralılara hastanelerde yer açma çağrısında bulunuyor.

İsrail ordusu tarafından vurulan ve gösteriler sırasında yaralanan hastaların ihtiyaçları katlanarak artarken, Gazze’de tıbbi bir acil durum yavaş yavaş baş gösteriyor.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre gerçek mermilerle yaralanan toplam 5 bin 866 kişiden 3 bin 117’si, 30 Mart – 31 Ekim tarihleri arasında Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından tedavi edildi. Bu hastaların çok büyük bir kısmı bacağından yaralanmış durumda. Yaklaşık yarısında açık kırıklar, geri kalanında ise ileri seviye yumuşak doku zedelenmeleri görülüyor.

Kolaylıkla iyileşmeyen bu karmaşık yaraların ciddiyeti ve halihazırda yetersiz kalan Gazze’deki sağlık tesislerinde uygun tedavinin sunulamaması, özellikle açık kırıkları olan hastalarda yüksek enfeksiyon riski anlamına geliyor.

Gazze’deki sağlık merkezleri kemik enfeksiyonlarını tespit etme konusunda yeterli imkanlara sahip olmamasına rağmen MSF ekipleri, deneyimleri ışığında, hastaların en az yüzde 25’inde enfeksiyon görülmesinden endişe duyuyor. Bu da binden fazla Gazzelinin enfeksiyona yakalanması demek.

Hastalar ömür boyu engelli kalabilir, enfeksiyon nedeniyle ölebilir

Gazze’deki MSF hastalarını kapsayacak şekilde yapılan ilk incelemelere göre, toplam yaralı sayısının en az yüzde 60’ına tekabül eden 3 bin 520 kişinin, ek ameliyatlara, ek fizyoterapi ve rehabilitasyon seanslarına ihtiyacı olacak. Aynı zamanda bu hastaların pek çoğu yaralarının düzgün bir şekilde iyileşmesi için onarım cerrahisine (rekonstrüktif cerrahi) ihtiyaç duyacak. Ancak tedavi edilmeyen enfeksiyonlar bu ihtimalin de önünü şimdiden kesiyor.

10 yıldan fazla süredir yaşanan abluka nedeniyle zayıflamış olan sağlık sistemi mevcut yükü kaldırmakta zorlanıyor. Yaralı sayısındaki artış yalnızca yaralıları değil, sağlık hizmetlerinin düzenli bir şekilde sunulmasını da olumsuz yönde etkiliyor.

Bu yaraların çoğu, özellikle tedavi edilmedikleri takdirde, hastaların çoğunu ömür boyu engelli kalma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Tıbbi müdahale yapılmayan enfeksiyonlar ise, uzvun cerrahi olarak kesilmesiyle (ampütasyon) veya ölümle sonuçlanabiliyor.

Ülkelere maddi destek çağrısı

MSF ve diğer kuruluşlar hastaları tedavi etmek için elinden geleni yapsa da ihtiyaçlar her geçen gün katlanarak artıyor; milyonlarca avro gerektiren tedaviler mevcut kapasiteyi ve imkanları zorluyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Filistin Program Direktörü Marie-Elisabeth Ingres, “MSF olarak şimdiden kapasitemizin üç katına çıktık. Cerrahi müdahale, kontrollü antibiyotik tedavisi, yoğun bakım, uzun süreli fizyoterapi ve rehabilitasyon ihtiyacı olan hastaların sayısındaki artış inanılmaz boyutta. Dünyanın en iyi hastanelerini bile zorlayabilecek raddeye gelmiş olan sağlık ihtiyaçları, Gazze’de tam bir yıkıma neden oluyor” dedi.

“Şu anda İsrail ve Filistin makamlarından, gelişmiş tıbbi destek ve bakım sunabilecek sağlık kuruluşlarının bölgeye girişlerini ve sahada çalışmalarını kolaylaştırmalarını bekliyoruz.

Bölgedeki komşuların ve dünya çapındaki diğer tüm ülkelerin ise destek amacıyla maddi kaynak yaratmalarını ve ileri seviye cerrahi müdahale imkanı olan hastanelerde Filistinli yaralılara yer açmalarını bekliyoruz.

Bunun gerçekleşmesi durumunda yine Filistin ve İsrail makamlarından, bu kişilerin yurtdışındaki hastanelere transfer ve sevk işlemlerinin kolaylaştırılmasını talep ediyoruz.

Diğer ülkelerde uygun tedavi imkanları varken insanları ağır yaralarıyla ve ömür boyu engellilik riskiyle  baş başa bırakmak vicdana aykırı ve insafsız bir tutum olacaktır.”


Gazze’deki dört hastanede ve beş operasyon sonrası bakım kliniğinde 260 çalışanıyla hizmet veren Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bu sağlık merkezlerinde pansuman, fizyoterapi, plastik ve ortopedik cerrahi hizmetlerine odaklanıyor.

Yorum Yapın