Güney Suriye: MSF sahadaki ihtiyaçlara nasıl uyum sağlıyor?

ocp1

MSF Suriye'nin güneyindeki savaş mağdurlarına tıbbi yardım ulaştırabilmek sahadaki faaliyetlerini ihtiyaçlara göre şekillendirdi. Dera'daki sağlık tesislerinin hepsi en az bir kez bombalandı ya da hava saldırılarının hedefi oldu. Fotoğraf, Suriye'nin güneyindeki saha ekipleri tarafından uzaktan destek birimine gönderildi.

Suriye’nin güneyindeki Dera şehrinin kontrolünü yeniden ele geçirmeye çalışan güçler arasındaki çatışmalar geçtiğimiz birkaç hafta içinde şiddetlendi. Dera’nın doğusunda bombalama ve hava saldırılarının artması sonucunda hastaneler ve tıbbi tesisler hedef haline gelmemek için kapatılmak zorunda kaldı.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Suriye’nin güneyinde çok sayıda hastaneye destek veriyor. Ancak saha hastaneleri ve sağlık tesislerinin mevcut durumunun yanı sıra birçok tesisin savaş yaralısı Suriyelilerin uzmanlaşmış cerrahi ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle hizmet kapasitesi giderek azalıyor.

Sahadaki ihtiyaçlar neler? MSF ve insani yardım sistemi Suriye’nin güneyinde yaşanan yoğun çatışmalar nedeniyle ne tür zorluklarla karşılaşıyor? 14 aydır Güney Suriye Proje Koordinatörü olarak MSF’nin saha ekiplerine uzaktan destek sağlayan Omar Obeid, Suriye’nin güneyindeki insani yardım çalışmalarıyla ilgili gözlemlerini paylaşıyor. 

Suriye’nin güneyinde ne yaşanıyor? İnsani yardım açısından nasıl bir durum söz konusu?

Şubat ayının ortasından bu yana, özellikle Astana barış görüşmelerinden sonra, Dera şehri neredeyse tamamen boşaltılmıştı. Dera şehri ve Yarmuk Vadisi’ndeki yoğun çatışma ve bombalı saldırılar nedeniyle yerinden edilen en az 25-30 bin kişi Dera’nın güney doğusundaki tarım arazilerine doğru kaçtı. Kaçarken yanlarına onları ekonomik olarak destekleyecek neredeyse hiçbir şey alamadılar. Yarmuk vadisinden batıdaki Eş Şajara’ya kadar yaklaşık 2.000 aile (8-9 bin kişi) yerinden edildi.

Sivillerin, evlerin, okulların, pazar yerlerinin, hastanelerin ve diğer tıbbi yapıların sürekli hedef alınıp bombalandığı bir savaştan bahsediyoruz. Bu durum özellikle çatışmalar yoğunlaştığında daha da çarpıcı bir hal alıyor. Yerinden edilen ailelerin çoğu yakın bölgelerde onları ağırlayabilecek ailelerin yanına sığınıyor.

Geçen sene Şeyh Miskin ve Atman’da çatışmalar başladığında da insanlar yerinden edilmişti. Dael ve İbta’daki insanlar da bu senenin başında oradan ayrılmak zorunda bırakıldı. Bu durum, halihazırda savaştan etkilenmiş bir nüfus üzerinde daha da fazla baskı yaratıyor.

Sokakta ve açık arazide uyuyan insanlar görmeye başladık. Barınma ihtiyacını karşılamaktan uzak derme çatma çadırlar, su ve hijyen ihtiyacı da sıkça karşılaşmaya başladığımız durumlar olmaya başladı.

Çatışmaların sürdüğü Suriye’nin güneyinde ne gibi ihtiyaçlar söz konusu?

ocp3

MSF'nin destek verdiği hastanelerden birinin koridoru. Fotoğraf, Suriye'nin güneyindeki saha ekipleri tarafından uzaktan destek birimine gönderildi.

Çatışmalar devam ederken en çok hassas durumdaki insanların korunma ve barınma ihtiyaçları konusunda endişe duyuyoruz. Dera’da birkaç resmi kamp bulunuyor, ancak tüm çabalara rağmen yerinden edilmiş kişilerin barınma ihtiyaçları giderilmiş değil. Hala binlerce insan sokakta ve açık arazide hem güvenlik hem de sağlık açısından riskli koşullarda yaşamaya devam ediyor.

Dera’da birçok yol çatışmalar nedeniyle kısmen ya da tamamen kapatıldı. Örneğin Dera’nın batısından doğusuna giden yol kapalı. Bu maalesef Dera’ya yardım ulaştırılması konusunda büyük zorluklara neden oluyor.

Sağlık konusundaki ihtiyaçlara bakılacak olursa; MSF ve diğer sağlık kuruluşlarının yoğun şiddet durumuna karşı hazırlıklı olmalarına karşın ülkenin güneyinde bulunan hastaneler ve sağlık tesislerinde çalışan ve maddi kaynak açısından büyük sıkıntılar yaşandığını söyleyebiliriz.

Birçok hastane gerekli tedarik malzemesi ve ilaca ulaşamıyor, kaynak yetersizliği nedeniyle maaşlar ödenemiyor ve işletim ücretleri karşılanamıyor. Sağlık hizmetleri; ikinci ve üçüncü basamak, rutin aşı uygulaması, ruh sağlığı, kronik hastalıklar ve üreme sağlığı da dahil olmak üzere birçok açıdan yetersiz kalıyor.

Suriye’nin güneyinde ve Ürdün sınırında nitelikli sağlık hizmetlerine erişim olmaması, savaş yaralısı Suriyelilerin çoklu travma gibi ileri düzey tıbbi müdahale gerektiren uzmanlaşmış cerrahi bakıma da zorlukla ulaşmalarıyla sonuçlanıyor. Mart ayında Ürdün’e sevk edilen savaş yaralılarının sayısında artış yaşandı, ancak rakamlar hala ihtiyaçları karşılamaktan son derece uzak.

Bu koşullar altında MSF Suriye’nin güneyinde ne tip çalışmalar yapıyor? Karşılaştığınız başlıca zorluklar neler?

Suriye’deki sonu gelmez bombalı saldırılar ve saldırı tehdidi, insanların sağlık tesislerine erişimini engellemekle kalmıyor. İnsanlara sunulan sağlık hizmetinin kapsamı ve verimliliği de koşullardan olumsuz etkileniyor. MSF, Suriye’nin birçok bölgesinde sağlık hizmeti sunmaya devam edebilmek için çeşitli yöntemler geliştirdi, ancak bu hiç kolay olmadı.

MSF şu anda Suriye’nin güneyinde birkaç hastaneye kan bankası, ameliyathaneye uzaktan teknik destek, acil servis, anne çocuk sağlığı ve yatarak tedavi gibi farklı konularda destek veriyor. MSF’nin verdiği destek temel tıbbi ve insani malzeme bağışının yanı sıra Suriye içindeki ekiplere uzaktan eğitimden oluşuyor. Bu zor koşullarda verilecek destek tespit edilirken ihtiyaçlar ve diğer yardım kuruluşlarının kapasitesi de göz önünde bulunduruluyor. Bazı sağlık tesisleri tamamen MSF desteği ile faaliyet gösterirken bazıları ise diğer (yerel ya da uluslararası) kuruluşlardan kısmi destek alıyor.

Son altı hafta içerisinde ülkenin güneyindeki çatışmalar sonucunda Dera vilayetinde 30.000 kişi yerinden edildi. Dağıtım yaptığımız iki bölge de cephe hattı üzerinde. MSF hijyen kiti, giyecek, mutfak gereçleri, battaniye ve yataktan oluşan 893 acil insani yardım malzemesi kiti dağıttı. Dera’da çatışmaların yoğunlaşması üzerine MSF bu kitlerin bir kısmını Dera ve Nassib’e bağışladı. Dera’nın doğusu ve batısı arasındaki yol kapatılabilir, buna karşı bir önlem olarak MSF yakın noktadaki bir kan bankası sevk merkezini desteklemeyi planlıyor. Bunlara ek olarak bazı sağlık tesisleri için acil durum ve cerrahi kit hazırlığı da yaptık.

Uzaktan program yönetiminin beraberinde getirdiği zorluklar

Ancak değişmeyen bir gerçek var ki Suriye’de değiliz ve uzaktan destek sağlıyoruz.

MSF’nin tüm projelerindeki temel önceliklerinden birisi hastalarla yakından çalışıp tıbbi bakımı doğrudan sağlamaktır. Hastalardan uzakta olmak acil durumlar için geliştirdiğimiz programlar açısından belirleyici oluyor ve kapasitemizi doğrudan etkiliyor.

ocp2

MSF'nin destek verdiği hastanelerden birinin laboratuvarı. Fotoğraf, Suriye'nin güneyindeki saha ekipleri tarafından uzaktan destek birimine gönderildi.

Uzakta olmanın yanında değişen cephe hatları, idari ve bürokratik karmaşa, kullanılan rotalar boyunca süren şiddet ve genel güvenlik tehditleri de programlarımızı olumsuz yönde etkiliyor. Son zamanlarda Suriye’ye tedarik ulaştırmaya çalışan tüm kuruluşlar açısından geçiş izni büyük bir sorun haline geldi. Sürekli tedarik kesintileri yaşanıyor. Sınırın kapalı olması da acil durum ve artan şiddet karşısında gerekli yardımın ulaştırmasını zorlaştırıyor.

Uzaktan destek, nitelikli sağlık hizmeti verilmesini de çok güç hale getiriyor. Bir yanda ihtiyaç alanlarını ve ihtiyaçların nasıl giderilebileceğini tespit etmenin, diğer yanda ise mevcut sağlık sisteminin izlenmesi ve değerlendirilmesinin zorluğuyla karşı karşıyayız. Özellikle gereken kaynaklara ve stoklara sahip olmadığımız zaman durum daha da karmaşık bir hal alıyor.

Şunu da akıldan çıkarmamak gerekiyor: Sağlık tesislerinin ve hastanelerin özellikle hedef alındığı bir bölgede çalışıyoruz, bu nedenle sağlık hizmeti vermeyi sürdürürken aynı zamanda hastalarımız ve çalışanlarımızın da güvenliğini sağlama konusunda çok dikkatli olmamız gerekiyor. Öncelikle sağlık çalışanı bulmak genel bir zorluk, hak ettiklerinin altında ücretler alıyorlar ve mesai saatleri çok uzun.

Suriye’nin güneyindeki hastaneler, savaş başladığından beri en az bir kez saldırıya uğramış durumda. Yani burada sadece çalışanlarımızın değil, hastanelerin korunması gibi temel bir koruma sorunuyla mücadele ediyoruz.

Bir de ayrıca saldırıların hedefi olan tesislere gelerek potansiyel hedef haline gelen hastaların aldığı risklerle sunduğumuz hizmetler arasında denge kurmamız gerekiyor.

Uzaktan program yönetiminin MSF için yarattığı başka zorluklar var mı?

Uzaktan program yönetimi her koşulda zorlayıcı ve bu zorluğu MSF’le birlikte birçok kuruluş yaşıyor.

İhtiyaç analizi yaparken Suriye’deki diğer insani yardım kuruluşlarının ve çalışanlarımızın gözlemlerini esas alıyoruz. Fiziksel olarak orada bulunmadığımız ve yaşananlara bire bir tanık olmadığımız için, sahadaki gerçekleri ve diğer kuruluşların faaliyetlerini anlamak Suriye içinde bulunan ekibimiz ve diğer aktörlerle yüksek bir koordinasyon halinde olmamızı gerektiriyor. Bu da programınızı parçalı bir hale getiriyor.

Suriye’nin güneyinde küçük bir bölgeden bahsediyoruz, burada yeterli sayıda kuruluş var ama programlar ve maddi kaynaklar yine de yetersiz kalıyor. Koordinasyon eksikliği, farklı aktörlerin farklı öncelikler doğrultusunda hareket etmesi ve her kurumun farklı bir yapısı olması Suriye’deki insani yardım sisteminin dağınık ve parçalı bir hale gelmesini de beraberinde getiriyor.

Uzaktan yönetim, sahadaki koşulları ve geliştirilmesi gereken konuları  bizzat gözlemleme şansınızın olmaması anlamına da geliyor. Sahada doğrudan hastalara hizmet veren ekiple yan yana çalışmamanın da zorlukları bulunuyor. Eğitim ve kapasite geliştirme de büyük ihtiyaçlar. Ekibi şahsen tanımıyor olmak, karşılaştığımız bazı sorunların çözümünü de zorlaştırabiliyor.


Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Suriye’nin kuzeyinde 4 sağlık tesisini yönetiyor ve ülkenin genelinde 150’den fazla sağlık tesisine destek veriyor.

Yorum Yapın