Orta Afrika Cumhuriyeti: HIV Pozitif Hastalar Anlatıyor

26 yaşındaki Cynthia Dounkel. Fotoğraf: Alexis Huguet/Hans Lucas

26 yaşındaki Cynthia Dounkel. Fotoğraf: Alexis Huguet/Hans Lucas

26 yaşındaki Cynthia Dounkel, Bangui Havaalanı yakınındaki Mpoko mülteci kampında hizmet veren Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) kliniğinden hastaneye (Hôpital Communautaire) sevk edilmişti. Dounkel’de HIV ve tüberkülozun yanı sıra Kaposi sarkomu teşhis edildi.

“Hastalığım bulantı, ateş, baş ağrısı ve bacaklarımda ağrıyla başladı. Beni bu nedenle buraya getirdiler. Tedavi için param olmadığından uzun süre kimseden yardım isteyemedim. Bir ay kadar önce buraya kabul edildiğimde bana HIV pozitif ve tüberkülozlu olduğum söylendi.

2013 yılından bu yana Mpoko kampında yaşıyorum. Babam ben küçükten öldü. Kocamla bir süre önce, ben henüz hastalanmamışken ayrılmıştık. 3 yaşında küçük bir kızım var. İyi beslenecek imkanlarım yok. Annem ve erkek kardeşim de hastanede. Bana bakacak kimse yok.

Şimdi tüberküloz tedavisi görüyorum. HIV tedavisi için bir süre beklemem gerektiği söylendi.

Biraz değişiklik olduğunu hissedebiliyorum ama özellikle midemde hala ağrılar var ve kendimi sürekli yorgun hissediyorum. Hastanede ne kadar kalacağımı, ondan sonra ne olacağını bilmiyorum.

Bazen büyük bir umutsuzluğa kapılıyorum. Çok fazla dert ettiğimde ailem o kadar endişe etmememi, hep dua etmemi söylüyor. Artık yaşamım tanrının ellerinde.”


 

Faustin ve eşi Olga tedavi sırasında. Fotoğraf: Alexis Huguet/Hans Lucas

Faustin ve eşi Olga tedavi sırasında. Fotoğraf: Alexis Huguet/Hans Lucas

34 yaşındaki Faustin* ile eşi Olga’nın üç çocuğu var. Faustin MSF’nin Mpoko kampındaki kliniğinden Hôpital Communautaire’ye nakledildi. Karı koca ikisi de HIV pozitifken, Faustin’de bir de tükürük testi sırasında belirlenemeyen ekstrapulmoner tüberküloz var.

“Elimden çok iş geliyor. Bir ara şoförlük yaptım ama hastalanmadan önceki son işimde güvenlik görevlisiydim. Geceleri çalıştığımdan pek çok kez sıtmaya yakalandım. Her seferinde ateşim yükseliyor, 40’ın üzerine çıkıyordu. Tedavim de boşa gidiyordu. Günün birinde akciğer röntgeni için Bangui’deki çocuk hastanesine gittim. Orada bana balgam testi yaptılar. Üç gün sonra sonuçlar belli oldu: Balgam testi negatifti ama akciğerlerimde lekeler tespit edildi.

Bir Pazar günü eşim kiliseye gitmek istedi ama gitmemeye karar verdik ve evde kaldık. O gün eşim gitseymiş ben ölecekmişim çünkü evde kestirirken birden sarsılmaya başladım; nefes alamıyordum. Eşim hemen bir taksi çağırdı ve beni Mpoko kampındaki MSF kliniğine götürdü. İleri derecede anemi tespit edildi ve ciddi bir kan nakli yapıldı. Sonra beni Hôpital Communitaire’ye naklettiler. Hastanede ciğerlerimden üç litre iltihap aldılar. Aynı işlemi bugün yine tekrarlayacaklar.”

Eşi Olga araya giriyor: “Bir süredir ağrılarım vardı. Faustin’in kardeşi hastanede çalıştığından HIV testinden korkup korkmadığımı sordu. Korkmadığımı söyledim ve Faustin’le birlikte gidip test yaptırdık. İkimiz de HIV pozitif çıktık. 2016 başından bu yana ARV tedavisi görüyoruz; tedavi ve ilaçlar için üç kere hastaneye uğradık.”

Faustin devam ediyor: “Tedavinin nasıl yürütüleceğini belirleyen doktorla yapılan görüşmeler çok önemli. Belirlenen günlerde gelmek de öyle... Çünkü o sizin bu dünyadaki tanrınız. Sınır Tanımayan Doktorlar’a değil de başka bir sağlık kuruluşuna gitseydim para ödemek zorunda kalırdım ve borca girerdim. Oysa şu anda tedavimde herhangi bir sorun çıkmıyor. Yalnızca tedavi için gittiğimiz yerde ara sıra karmaşa yaşanabiliyor. Biz erkekler biraz daha sabırlıyız; ama kadınlar öyle değil, önce kendilerine hizmet verilsin istiyorlar.”

*Faustin ve Olga’nın soyadları gizli tutulmuştur.


 

MSF: İhmal edilen topluluklara nitelikli HIV tedavisi sunulmalı

HIV: Batı ve Orta Afrika odaklı bir plan geliştirilmediği sürece hastalık durdurulamaz

Yorum Yapın