“Irak’taki hastanelerin her an her şeye hazırlıklı olması lazım”

MSF Irak Proje Koordinatörü Patrick Durrant. Fotoğraf: Sacha Myers

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar, (MSF) Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde yürüttüğü saha çalışmasını 30 Kasım 2017 tarihinde tamamladı.

2015’te başlayan çalışmalar kapsamında, şiddet olayları nedeniyle yerinden edilen ve bu bölgeye yerleşen Iraklılar için su ve sanitasyon hizmetleri verilmiş, Aşti Kampı’nda ruh sağlığı hizmetleri yürütülmüş ve Süleymaniye İlkyardım Hastanesi yenilenerek güçlendirilmişti.

İki yıl boyunca yürütülen tıbbi ve insani yardım programının ayrıntılarını, Proje Koordinatörü Patrick Durrant anlatıyor.

Irak’ta sağlık sistemi ne durumda?

Aslında Irak’ta düzgün bir sağlık sistemi var. Fakat yıllardır devam eden savaş ve çatışmalar yüzünden, bölgede süregelen istikrarsızlık ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle sistem büyük bir baskı altında. IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti’nin ele geçirdiği yerler geri alındıysa da Irak hala çalkantılar yaşayan bir ülke. Bombardımanlar, çatışmalar hala olağan sayılıyor.

Irak’taki hastanelerin her an her şeye hazırlıklı olması lazım. Ertesi gün ne olacağını, bir saat, hatta bir dakika sonra başınıza ne geleceğini bilmiyorsunuz. Oysa birçok hastane bu tür durumlarla başa çıkacak kaynaklara sahip değil. İşte bu noktada Sınır Tanımayan Doktorlar devreye giriyor.

MSF neden Süleymaniye’de çalışmaya karar verdi?

MSF 2015’te, yaşadıkları kasaba ve kentlerde karşı karşıya kaldıkları şiddetten kaçan çok sayıda insanın Süleymaniye’ye  gelmesiyle burada çalışmaya başladı. İnsanlar Süleymaniye’yi sığınabilecekleri güvenli bir liman olarak görüyordu.

İlk etapta Arbat Kampı’nda su ve sanitasyon hizmetleri verdik; hijyen çalışmaları yürüterek işe başladık. Ardından çevredeki sağlık hizmetlerini değerlendirdik. Acil durumlarda başvurulacak asıl hastanenin, yani Süleymaniye bölgesindeki tek travma hastanesinin, ülke içinde yerinden edilen kişilerin sayısındaki büyük artış nedeniyle hizmet vermekte çok zorlandığını gördük. Hastane günde 400 hastayı kabul ederken, günde 800 hasta kabul eder olmuştu.

Bunun yanında bölgede ekonomik sıkıntılar yaşanıyordu ve hastanede personel yetersizdi. Gerekli ekipmana sahip olmayan hastanenin bazı kısımları yıkılmak üzereydi. Bu olumsuzluklar nedeniyle hastanede ölenlerin sayısı da artmıştı. Biz de bu noktada devreye girdik ve hastaneye destek olmaya karar verdik.

Yerinden edilmiş insanların yaşadıkları ve tanık oldukları şiddet olayları nedeniyle ruh sağlığı desteğinin de büyük önem taşıdığını tespit ettik. Böylece Eylül 2016’da Aşti Kampı’nda ruh sağlığı hizmetleri sunmaya başladık.

Saha çalışması kapsamında neler yapıldı?

Süleymaniye İlkyardım Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesi MSF ekipleri tarafından yenilendi. Bu hastane, akut tıbbi ve cerrahi müdahale gerektiren vakaların tedavisinin yapıldığı Süleymaniye vilayetindeki tek travma hastanesi. Fotoğraf: Sonia Balleron

Süleymaniye İlkyardım Hastanesi’nde özellikle acil servise ve yoğun bakım ünitesi’ne odaklandık. Hastane personelinin kapasitesini geliştirmeye ve hastanede verilen hizmeti uluslararası prosedür ve standartlara uygun hale getirmeye çalıştık. Ayrıca her iki bölümü baştan aşağı elden geçirdik. Sağlık Bakanlığı’yla işbirliği halinde çalışarak hastanede sunulabilen hizmetleri farklılaştırdık ve bu sayede daha fazla insanın hayatını kurtarabildik.

Ekiplerimiz, yaralı ve ölü sayısının çok yüksek olduğu durumlarda planlama yapma ve yaşam desteği sunma gibi konularda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı çok sayıda personele eğitim verdi. Aynı zamanda bölgedeki diğer sağlık çalışanlarına da eğitim vermeye başladık. Etkimiz başlangıçta düşündüğümüzden daha büyük oldu.

Bunun dışında, Aşti Kampı’nda kalan insanlar arasında sağlığın teşviki ve geliştirilmesine yönelik bilgilendirme çalışmaları yaptık ve ruh sağlığı alanında faaliyetlerde bulunduk. Bu kampta, süregiden çatışmalar nedeniyle evlerini terk eden ve henüz evlerine dönemeyen insanlar yaşıyor. Birçoğu son derece travmatik olaylara tanık olmuş ve psikososyal destek görmeye ihtiyaçları var.

Aşti Kampı’nda psikolojik danışmanlardan oluşan ekibimiz özel odalarda görüşmeler yaparken, toplum içinde çalışan ruh sağlığı görevlilerimiz de çadır çadır gezerek desteğe ihtiyaç duyan insanları tespit ediyor ve daha önceden tespit edilen vakalara destek sunuyordu. Burada insanların danışmanlarla konuşması ve psikososyal destek alabilmesi için uygun, güvenli bir ortam oluşturduk.

Ruh sağlığı, Irak’ın pek çok bölgesinde damgalanmaya hedef olan bir alan. İnsanlar bu konuda destek istemekten utanıyor, çekiniyor. Hizmetlerimizden faydalanırken kendilerini rahat hissetmeleri için farkındalığı artırma çalışmaları ve grup seansları yaparak o damgalanmayı kırmaya uğraştık.

Peki bu projeye neden son verdiniz?

Kampta kalan insanların bir kısmı evlerine döndüğünden, kamp nüfusu yaklaşık 2 bin 500 haneye indi. Kamp idaresiyle sıkı bir işbirliği halinde ruh sağlığı desteğine yönelik faaliyetlerimizi, bu kampta çalışmaya devam edecek yerel kurumlara devrettik. Böylece Süleymaniye İlkyardım Hastanesi’nde ve Aşti Kampı’nda yürüttüğümüz projeyi 30 Kasım 2017’de tamamladık.

Hastanede ise Sağlık Bakanlığı ile başarılı bir işbirliğine imza attık. Bu süreçte çok sayıda personele eğitim verdik, hastanenin yoğun bakım ünitesini ve acil servisini yeniledik. Hastanenin kapasitesini de MSF’nin desteği olmadan işleyebileceği kadar geliştirdik.

MSF olarak Irak’ın çeşitli yerlerinde çalışmaya devam edeceğiz. Sona eren projelerimizin ardından başka bölgelerde yaptığımız değerlendirmeler sonucunda bize en fazla ihtiyaç duyulan yerde olacağız; yeni tıbbi ve insani yardım programlarımızı hayata geçireceğiz.

Yorum Yapın