Travma, ruh sağlığı ve dışlanma korkusu: Irak’ta psikolojik desteği erişilebilir kılmak

Nawar*, Irak'ın Süleymaniye kentinde, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta yaşıyor. Evinden bahsederken gözlerinin içi gülüyor, fakat bu ışık kısa sürede yerini endişeye bırakıyor. Çünkü Nawar ailesine olanları hatırlıyor. Fotoğraf: Sacha Myers/MSF

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşayan ülke içinde yerinden edilmiş kişilere yardımcı olmak için, ruh sağlığı desteği alma konusundaki olumsuz algının ve damgalanmanın kırılması gerektiğini ifade etti.

MSF’nin Irak’taki ülke temsilcisi Carla Brooijmans, MSF ekiplerinin yaşadıkları yerlerde karşı karşıya kaldıkları şiddetten kaçan çok sayıda insanın Süleymaniye’ye geldiği 2015 yılından bu yana bölgede faaliyet gösterdiğini anlattı.

Brooijmans bölgedeki durumu şöyle açıkladı: “Ülke içinde yerinden edilmiş pek çok kişi son derece travmatik olaylar yaşamıştı ve ruh sağlığı desteğine ihtiyaçları vardı. Ancak ruh sağlığı ile ilişkilendirilen olumsuz etiketler nedeniyle birçok kişi, bu konuda destek almaktan utanıyor, çekiniyordu.

Hizmetlerimizden faydalanan bir kadın, komşusunun kendisine ‘deli’ diyeceğinden korktuğu için önceleri bizimle görüşmek istemediğini anlattı.

Ekiplerimiz bu damgalanmayı azaltmak için çadır çadır gezerek insanları ruh sağlığı hakkında bilgilendiren eğitim seansları* organize etti, ruh sağlığı sorunlarına yönelik tedavi görmenin önemini anlattı. Buna rağmen bazı insanlar tedavi görmekten çekinse de, yaklaşımlarında somut bir değişim gözlemledik. Bu değişim sayesinde ihtiyacı olan insanlara bireysel, rup ve aile ruh sağlığı danışmanlık seanslarıyla destek verebildik."

Yerinden edilen çok sayıda Iraklıdan biri olan Nawar**, Süleymaniye şehrinin hemen dışındaki Aşti Kampı’na vardığında yardıma ihtiyaç duyuyordu. Nawar yaşadıklarını şöyle ifade etti: “Savaşta her şeyimizi kaybettik. Evimizi terk edip gitmek bizim için çok küçük düşürücüydü.

Bu kampta sevgiyle karşılandık, şu anda rahatız. Ama mutlu olduğumuz söylenemez çünkü artık kendi diktiğimiz ağaçların altında, kendi yetiştirdiğimiz arılarla birlikte değiliz.

Ben akrabalarımı, özellikle kuzenlerimi özlüyordum, bu yüzden üzüntülüydüm ve bunalım içindeydim. Kuzenlerimin üçü çatışmalarda öldürüldü. Bu süreçte haftada birkaç defa MSF’nin tesisine gittim, yaşadığım sorunları oradaki psikoloğa anlattım.”

Süleymaniye'deki diğer ihtiyaçlar

MSF Süleymaniye’de iki yıl faaliyet gösterdi. Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı Arbat Kampı’nda su ve sanitasyon çalışmalarıyla işe başlayan sağlık ve lojistik ekipleri, saha projesini genişleterek Aşti Kampı’nda ruh sağlığı hizmeti sundu ve Süleymaniye İlkyardım Hastanesi’ni destekledi.

Ülke temsilcisi Brooijmans, “Süleymaniye bölgesinde sağlık alanındaki ihtiyaçları değerlendirdiğimizde, bölgedeki tek travma hastanesinin, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sayısındaki büyük artış nedeniyle hizmet vermekte çok zorlandığını gördük. Hastane günde 400 hastayı kabul ederken, günde 800 hasta kabul eder olmuştu,” dedi.

Brooijmans Sınır Tanımayan Doktorlar’ın bu hastaneye verdiği desteği şöyle açıkladı: “Süleymaniye İlkyardım Hastanesi’nde personelinin kapasitesini geliştirmeye ve hastanede verilen hizmeti uluslararası prosedür ve standartlara uygun hale getirmeye odaklandık. Ayrıca acil servis yoğun bakım ünitesini baştan aşağı elden geçirdik. Burada sunulan imkanlar artık eskisinden çok farklı.”

MSF, Süleymaniye İlkyardım Hastanesi’nde ve Aşti Kampı’nda yürüttüğü projeyi 30 Kasım 2017’de tamamladı. Aşti Kampı’nda kalan insanların bir kısmı evlerine döndüğünden, kamp nüfusu yaklaşık 2 bin 500 haneye inmişti.

MSF kamp idaresiyle sıkı bir işbirliği içinde, ruh sağlığı desteğine yönelik faaliyetlerini bu kampta çalışmaya devam edecek yerel kurumlara devretti. Hastanede de, personele eğitim verme ve Acil Servis ile Yoğun Bakım Ünitesi’ni yenileme hedeflerine ulaşılmasıyla proje tamamlanmış oldu.

MSF bugün Irak’ın Erbil, Diyala, Ninova, Kerkük, Selahaddin, Anbar ve Bağdat vilayetlerinde çeşitli saha projeleri yürütüyor. MSF ekipleri, Irak’ın diğer bölgelerinde de durumu değerlendirerek, en fazla ihtiyaç duyulan yerde tıbbi ve insani yardım programlarını hayata geçirmeyi sürdürecek.

* Topluluklara ruh sağlığı hakkında eğitim vermek (“psikoeğitim”), ruh sağlığı sorunlarının sebeplerini açıklamayı, bu sorunların işaret ve belirtilerini tanıtmayı, (normal olmayan) olaylara verilen tepkileri normalleştirmeyi ve insanları tedavi imkanına nasıl ulaşacakları konusunda bilgilendirmeyi amaçlar.  Psikoeğitim, topluluk içinde, ruh sağlığı tedavisine yönelik olumsuz bakış açısını ve damgalamayı azaltmak, böylelikle insanların ruh sağlığı hizmeti almasına imkan sağlamak bakımından büyük önem taşır.

** İsim değiştirilmiştir.


MSF ırk, din, toplumsal cinsiyet veya siyasi aidiyet ayrımı gözetmeksizin tarafsız ve bağımsız sağlık hizmeti sunuyor. MSF bu bağımsızlığını korumak amacıyla, Irak’ta yürüttüğü hiçbir program için devletlerden ve uluslararası kuruluşlardan maddi destek almıyor, faaliyetlerini yalnızca dünyanın dört bir yanındaki bireysel bağışçılarından aldığı desteklerle gerçekleştiriyor.

Yorum Yapın