Arama kurtarma faaliyetlerine karşı kötü niyetli saldırılar sürüyor

Akdeniz'de arama kurtarma faaliyeti yürüten Aquarius gemisi. Fotoğraf: Alva Simpson White

İtalyan yetkililer, Akdeniz’de hayat kurtarmayı hedefleyen arama kurtarma çalışmalarına karşı kötü niyetli saldırılar gerçekleştirmeye devam ediyor

20 Kasım 2018 – İtalyan adli makamları gemi atıklarının bertaraf edilmesinde kusur bulunduğu iddiasıyla Aquarius adlı arama kurtarma gemisine el konulmasını istedi.

Kararı sert bir şekilde kınayan uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bu asılsız tedbirin tek amacının, denizde hayat kurtarma amacıyla yürütülen yardım faaliyetlerini suçlu gösterme olduğunu açıkladı.

MSF’nin Acil Durum Koordinatörü Karline Kleijer, “İnsan kaçakçılarıyla işbirliği yaptığımıza dair karalayıcı ve temelsiz suçlamalar, adli soruşturmalar ve insani yardım faaliyetlerimize karşı bürokratik engellerle geçen iki yılın ardından, şimdi de yasadışı atık ticaretine yönelik organize suçla itham ediliyoruz. Denizde hayat kurtarmayı hedefleyen arama ve kurtarma çalışmalarını ne pahasına olursa olsun durdurmaya çalışan İtalyan yetkililerin bu son girişimi kötü niyetlidir,” dedi.

Atık bertarafı standart prosedürler doğrultusunda yapıldı

Aquarius’a el konulması isteği ve bazı banka hesaplarımızı dondurma emri, Catania Savcılığı’nın bir süredir yürüttüğü soruşturmanın ardından geldi. Soruşturma ağırlıklı olarak yemek artıkları, kurtarılan kişilerin giysileri ve gemideki tıbbi faaliyetlerden kalan atıkların bertarafına yönelikti. Ancak MSF arama kurtarma gemilerinin atık yönetimi dahil limanda gerçekleştirdikleri tüm işlemler, standart prosedürlere her zaman uymuştur. MSF 2015 yılında denizde arama kurtarma faaliyetlerine başladığından beri yetkililer bu prosedürleri ne sorgulamış, ne de halk sağlığı için herhangi bir tehlike belirlemişlerdir.

MSF olarak İtalyan yetkililerle işbirliği yapmaya hazırız, fakat gelişmelerle ilgili olarak savcının yaklaşımını sorguluyoruz ve yasadışı atık yönetimine yönelik suç unsuru faaliyetlerde bulunduğumuza dair ithamları reddediyoruz.

Gemiye el konulması yönündeki emri değerlendirmemizin ve iç denetim sonucu savcının suçlamalarının hatalı ve yanıltıcı olduğu kararına varmamızın ardından, konuyla ilgili olarak İtalyan temyiz mahkemesine başvuracağız.

İnsani yardım çalışmalarımızın haklılığının ve yasalara uygunluğunun arkasındayız

Konuyla ilgili açıklama yapan MSF’nin İtalya Genel Direktörü Gabriele Eminente şunları söyledi: “Karara konu olan faaliyetlerimizi net bir şekilde aktarmaya hazırız ve uyguladığımız prosedürlerin sorumluluğunu üstleniyoruz. Fakat insani yardım çalışmalarımızın haklılığını ve yasalara uygunluğunu ısrarla vurguluyoruz.

Ardı ardına gelen saldırılar ve temelsiz suçlamalar ile şekillenen bu ortam, bugün denizde karşılaştığımız gerçek suçlara yol açtı.

Yalnızca bu yıl 2 binden fazla insan Akdeniz’de yaşamını yitirdi. Diğerleri ise hayatlarını kurtaracak hiçbir arama kurtarma gemisinin kalmadığı denizde, tehlikeli bir yolculuğa çıkmaya devam ediyor.

Hayatta kalanlar, uluslararası deniz hukuku ve mülteci kanunlarının tamamen hiçe sayıldığı bir ortamda, insanlık dışı şartlar altında, keyfi gözaltılara maruz bırakılacakları Libya’ya geri gönderiliyorlar.”

Karalama kampanyaları insani yardıma engel oldu

Arama kurtarma faaliyetlerine karşı iki yıl boyunca yürütülen karalama kampanyalarının sonuçlarına değinen Karline Kleijer ise şunları söyledi: “Bu süreçte, suç teşkil eden faaliyetler yaptığımıza dair asılsız suçlamalar ve güvenli noktaların girişe kapatılması, insani yardım çalışmalarına engel oldu ve çevredeki gemileri, Akdeniz’de zor durumda kalan tekneleri kurtarmaktan vazgeçirdi. Bunun nihai sonucu olarak insanların çektiği acı katlanarak arttı. Çünkü Avrupa’nın maddi kaynak sağladığı Libya Sahil Güvenliği, devletlerarası kanunlara aykırı olarak uluslararası sularda durdurduğu insanları keyfi gözaltı uygulamalarıyla Libya’daki merkezlere geri göndermeye devam etti.”

Denizcilik alanında çalışan yetkili makam ve kuruluşlarla birlikte eş güdümlü halde, ulusal ve uluslararası kanunlara tamamen uyarak denizdeki çalışmalarını yürüten MSF, ihtiyaç sahiplerine tıbbi insani yardım ulaştıran beş arama kurtarma gemisiyle üç yıl boyunca denizde faaliyet gösterdi ve 80 binden fazla kişiyi denizden kurtardı.

Aquarius gemisinin bandırası ise, ortaklaşa yürütülen siyasi baskıların sonucunda, yalnızca iki ay içinde iki kez iptal edildi. Gemi halihazırda Marsilya’da eli kolu bağlı bir şekilde bekliyor.

Yorum Yapın