Irak’ta kızamığa karşı aşılama: Savaşta oluşan açığı kapatmak

Kayyara'daki kamplardan birinde kızamık aşısı olan çocuklar MSF çalışanlarıyla sohbet ediyor. Fotoğraf: Hassan Kamal Al-Deen/MSF, Nisan 2018.

Kuzey Irak'taki Kayyara’da ülke içinde yerinden edilmiş insanların yaşadığı kamplarda, kızamık olduğundan şüphe edilen vakalar görülmesinin ardından, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ve Kayyara Sağlık Müdürlüğü 42 binden fazla çocuk ve genci, ölümcül olabilen bu virüse karşı aşıladı.

Kızamık son derece bulaşıcı bir virüs. Öksürük ve hapşırıkla bulaşan kızamık virüsü, yerinden edilen insanların barındığı kamp alanları gibi aşırı kalabalık ortamlarda korkunç bir hızla yayılabiliyor. Kızamık en çok çocukları etkiliyor; özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda ve kızamığa bağlı komplikasyonların geliştiği, zamanında müdahale edilmeyen durumlarda hastalık ölümcül olabiliyor.

Kayyara’daki kamplarda topluluk içinde çalışan, halkı sağlık hakkında bilgilendirmekle görevli Ali, 30 Mart-2 Mayıs 2018 tarihleri arasında yürütülen aşı kampanyasını anlatıyor:

“İslam Devleti [bilinen diğer adıyla IŞİD] kontrolü altında hayat şüphesiz ki çok zordu. Pek çok şeyin yokluğunu çekiyorduk. Elektriğimiz yoktu, telefonlar çalışmıyordu, iş de yoktu. Bu dönemde sağlık hizmetleri de eksikti, aşılar yetersizdi. Tam bir karmaşa hakimdi. Kayyara’dan çıkmaktan başka çarem yoktu. 2016’da istikrar sağlanınca geri döndüm ve 2017’nin Ağustos ayında Kayyara çevresindeki kamplarda Sınır Tanımayan Doktorlar’la çalışmaya başladım.

Bu yılın Mart ayında Kayyara çevresindeki kamplardan ve köylerden kliniğimize getirilen bazı çocuklarda kızamığa rastladık. Hemen harekete geçmemiz gerekiyordu. Kızamığın ciddi bir hastalık olduğunu, ölümcül olabileceğini biliyorduk.

Kamplarda insanların küçük alanlar içinde birlikte yaşadığını, çadırların dip dibe olduğunu bildiğimizden, Sınır Tanımayan Doktorlar olarak Kayyara Sağlık Müdürlüğü ile birlikte hızla aşı kampanyası başlattık. Amacımız kızamığın yayılmasını durdurmak ve İslam Devleti kontrolü altında geçen yıllar boyunca ya da savaş yüzünden evlerini terk etmek zorunda kaldıklarından beri aşı yüzü görmemiş çocukları aşılayarak hastalıklardan korunmalarını sağlamaktı.

Ali, kızamığa karşı aşılama kampanyasının sürdüğü günlerde Kayyara'daki kamplardan birinde. Fotoğraf: Hassan Kamal Al-Deen/MSF, Nisan 2018.

Topluluk içinde çalışan sağlık görevlilerinin lideri olarak görevim, insanların kızamık hakkında bilgilendirilmesini koordine etmek, onlara kamplarda kızamığa karşı aşı kampanyası olduğunu duyurmak ve herkesi buna katılmaya teşvik etmek.

Bazı çocuklar aşı olmaya gelmekten çekiniyordu. Özellikle ergenliğin başındaki kızlar, artık aşı olmak için fazla büyüdüklerini düşünüyor, bazıları da bir erkek hemşirenin onlara aşı yapmasından, omuzlarını görmesinden utanıyordu.

İşimiz, insanlara aşılamanın hem küçük çocuklar hem de 15 yaşına kadar olan daha büyük çocuklar için ne gibi faydaları olduğuna dair eğitim vermekti.

Kızların da kendilerini rahat hissetmesi için, onlara mahremiyetin korunduğu özel alanlarda aşı yapabilecek kadın çalışanlarımız olduğunu herkese anlattık.

Biz topluluk içi sağlık çalışanları olarak kamplarda yaşayan ailelerle doğrudan çalışıyor ve onların ihtiyaçlarını anlıyoruz. Bu insanların, aşılamanın ötesinde, suçiçeği ve uyuz gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmaması için sağlık alanında eğitime ihtiyacı var. Ruh sağlığı desteği de bir diğer ihtiyaç. Kamplardaki hemen hemen herkesin ruh sağlığı alanında desteğe ihtiyacı var çünkü çok kötü bir devirden geçtiler ve şu an kampta yaşamak da başlı başına bir sıkıntı sebebi; kamp hayatı güçlüklerle dolu ve sürekli mücadele etmek zorunda kalıyorlar.

Kampların yanı sıra köylerde de ciddi ihtiyaçlar var. Kendim de köyde yaşıyorum ve kamplarda yaşanan sıkıntılardan bazıları bizim köyümüzde de yaşanıyor. Sağlık hizmeti ve aşılama alanındaki eksikliklerden hepimiz muzdaribiz.”

Kızamık virüsünün insan vücudunu nasıl etkilediğine, hastalıktan korunma yollarına ve tedaviye dair daha fazla bilgi almak için videoları izleyebilirsiniz:

 

 

Yorum Yapın