"Kızamık salgını: Ölümlerde geleneksel tıpta ısrar eden ebeveynlerin etkisi oldu"

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) son birkaç yıl içinde kızamıkla mücadele konusunda önemli bir yol kat edildi. Resmi istatistiklere göre, 2011 – 2015 yılları arasında vaka sayısında %95 oranında düşüş yaşandı. Fakat salgın hala kapsamlı bir tıbbi müdahale gerektiriyor. 

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ekipleri halihazırda Sağlık Bakanlığı’nın kızamığa karşı yürüttüğü çalışmaları destekliyor. 2016 Kasım ayından bu yana 675.000’in üzerinde çocuğu aşılayan MSF, beş bölgede 14.000’in üzerinde hastayı tedavi etti.

MSF'nin Kindu, Alunguli ve Kailo’da (Maniema bölgesi) bulunan sağlık merkezlerinin yönetiminden sorumlu olan MSF Operasyon Yöneticisi Joseph Musakane, geldiklerinde kızamık hastası olan çok fazla sayıda çocukla karşılaştıklarını, aşı kampanyasının başarıya ulaşması için aşı ekiplerinin ülkenin en ücra köşelerine ulaştıklarını belirtiyor.

Kızamığa bağlı ölüm oranı %12 iken müdahalemiz sonrasında bu oran %2’nin altına düştü. Ama bu kolay olmadı; bazı bölgelere ulaşmak için üç gün boyunca yürümemiz gerekti. Aşı ve ekipmanın bir yerden bir yere transfer edilmesi ve çocukların tümünün aşılanması yedi ila 10 gün alabiliyor.

MSF'nin destek verdiği Kibombo hastanesinden ayrılmak üzere olan Koko Otato, kızamığa yakalanan kızı Kioto’nun tedavi olabilmesi MSF'ye başvuranlardan biri.

Kızamık yüzünden bir çocuğumu kaybettim. O zaman hastalık hakkında bilgim yoktu, hastaneye geldiğimizde müdahale için çok geçti. Geleneksel ilaçlar kullandım. Kızamık nedir bilmiyordum, çocuğum bu yüzden öldü. Geleneksek tıbbın hastanede verilen ilaçlar kadar etkili olmadığını anladım. Kioto çok ateşlendi, öksürüyordu ve ağzı kıpkırmızı olmuştu. Yüzünde döküntüler çıkınca bunun kızamık olduğunu anlayıp onu hastaneye getirdim. Bize yiyecek verdiler ve yatan hasta bölümünde çocuğuma baktılar. Tedavinin ücretsiz olması da bize çok yardımcı oldu.

MSF'nin destek verdiği bir diğer hastane olan Kindu'ya oğlunu getiren Mwayuma Ramazani ise, çocuğunun ilk kez bu hastalığa yakalandığını ve yanlış kararlar sonucu tedavinin geciktiğini söylüyor.

Kızamığı duymuştum ama daha önce oğlum bu hastalığa yakalanmamıştı. Kızamık köyümüzde görülmeye başlayınca birçok çocuk hayatını kaybetti. Bunda ne yazık ki anne babaların geleneksel tıpta ısrar etmesinin de etkisi oldu. Ben de çocuğum ateşlenince ona geleneksel ilaçlar verdim ama işe yaramadı. MSF’nin hastalara yardım ettiğini duymuştum. Bu yüzden çocuğumun ateşi çıkınca onu bu kez sağlık merkezine götürdüm. Sonrasında MSF mobil ekipleri bizi hastaneye götürdü. Sağlık merkezlerine getirilen çocukların hayatları bu şekilde kurtarıldı.

Yorum Yapın