Sıfırdan başlamak: Kongo’da acil duruma tıbbi müdahale

MSF acil durum tıbbi müdahale programında tıbbi danışman olarak görev yapan Avusturyalı hemşire Vera Schmitz. Fotoğraf: MSF

Avusturyalı hemşire Vera Schmitz, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Gbadolite bölgesinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından başlatılan projede tıbbi danışmanlık yapıyordu. Bu görevden henüz dönen Schmitz, Orta Afrika Cumhuriyeti’nden gelen kalabalık mülteci gruplarının ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan acil durum tıbbi müdahale programının nasıl başladığını anlatıyor.

MSF tarafından toplanan verilere göre Mayıs 2017’den bu yana Orta Afrika Cumhuriyeti’nden yaklaşık 80 bin mülteci Oubangui nehrini geçerek Kongo’ya geldi. Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki çatışmaları dünyanın geri kalanı çoğunlukla unutmuş olsa da kriz geçmek bilmiyor. Bu bölgede birbirine saldıran ve  sivilleri kasten hedef alan muhalif gruplar var.

Küçük çocuklar ve (hamile) kadınlar bu çatışmalardan etkileniyor tabii ama sadece onlar değil; tek isteği barış içinde yaşamak olan diğer bütün siviller de çatışmaların olumsuzluklarına maruz kalıyor: Çoğu kişi taraf tutmaya mecbur ediliyor. Yoksa öldürülmeleri işten değil.

Orta Afrika’dan kaçıp Kongo’ya gelen 80 bin mülteci, Gbadolite ve Mobayi-Mbongo bölgelerinin kuzeyinde yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde 80’ini teşkil ediyor. MSF Eylül ayı ortalarından beri burada çalışıyor. Bölgenin doğusunda da yine pek çok mülteci var. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Kongo’nun kuzey kesiminde Orta Afrika Cumhuriyeti’nden gelen toplam 167 bin mülteci yaşıyor.

Burada insanlar genellikle derme-çatma kamplarda yaşıyor ama bölgede yaşayan akraba ve arkadaşlarının evlerine sığınabilmiş olanlar da var.

Sağlık hizmetlerine, temiz içme suyuna ve tuvalet imkanına ulaşmak ya zor ya da imkansız. 5 yaşından küçük çocuklardaysa beslenme yetersizliği yaygın. En çok görülen hastalıkların başında da sıtma geliyor. MSF ekibinin buraya gelmesini sağlayan temel bilgiler bunlar.

Mültecilere (ve bölge halkına) destek yok denecek kadar az, oysa ihtiyaçlar büyük ve bariz. Yine de biz faaliyete başlamadan önce durumu değerlendirmek için bilgi topladık ki yapacağımız iş doğru yerde, doğru hazırlıklarla başlasın.

İlk değerlendirmeler

Bölgeye varınca önce durumu olabildiğince hızlı ve etkin bir şekilde değerlendirdik. Nüfusun sağlık durumu nedir? Geçtiğimiz ay içinde nüfusa oranla kaç kişi hayatını kaybetti? Hayatını kaybedenlerin ne kadarı 5 yaşın altındaki çocuklardı? Bunu özellikle sormamızın nedeni şuydu: 5 yaşından küçükler en kırılgan durumdaki kesimlerden biridir; genellikle zor yaşam koşullarının etkileri ilk önce onlarda görülür.

Ardından şu soruların cevabını aradık: Hastalık ve ölüm nedenleri ne? Çok sayıda ishal vakası var mı? Bu da, temiz içme suyu ve tuvalet imkanı bulunmaması gibi hijyen açısından olumsuz şartların göstergesi olabilir. İnsanlar ne yiyor, (ağır) beslenme yetersizliği vakaları var mı? Ve son olarak insanların sağlık hizmetine erişim imkanları nasıl?

Gbadolite bölgesinde sağlık merkezlerinin stratejik ve coğrafi dağılımı genel olarak fena değil, fakat ilaç ve muayene paralarının hasta tarafından ödenmesi gerekiyor. Bu nedenle mülteciler çoğu zaman bundan faydalanamıyor.

Topladığımız diğer bilgiler, temiz içme suyuna ve tuvalet imkanına erişimle ilgili. Burada yaşayanların çoğu içme sularını geniş Oubangui Nehri’nden temin ediyor. Oysa bu nehirde, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde süren çatışmanın kurbanlarına ait cesetlerin yüzdüğü oluyor.

Öte yandan, tuvalet diye bir şey hemen hemen hiç yok. İnsanlar barınmak için basit kulübeler yapmış ve çoğu zaman burada birkaç aile birlikte yaşıyor. Kulübelerin şiddetli yağmura ne kadar dayanacağı ise şüpheli.

Büyük ihtiyaçlar, büyük planlar

MSF ekipleri, nehrin Kongo kısmındaki Gunza, Ngai ve Bombo kasabalarına "pirogue" adı verilen kayıklarla ulaşıyor. Fotoğraf: Tribalet Mélanie/MSF

Araştırmalarımızı yaptık, artık işe koyulabiliriz!

Aslında ne yazık ki pratikte durum o kadar basit değil. Gbadolite’te yaptığımız değerlendirmeler mültecilerin ihtiyaçlarının çok büyük ölçekli olduğunu ortaya koydu. Biz de çalışmalarımızı buna göre planladık. Hedefimiz; temelde, birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerine erişim sağlamak ve sağlık açısından riskleri en aza indirmek için çeşitli önleyici tedbirler almaktı.

Buna göre; bölgedeki stratejik iki hastaneye, özellikle çocuklara ve hamile kadınlara sağlık hizmeti verme kararı aldık. Acil durumlara müdahale konusunda destek verip aynı zamanda 13 adet tali sağlık merkezinde hizmetlere ücretsiz erişim sunacaktık. Sağlık hizmetine başka türlü ulaşılamayan yerlerde de dört adet gezici kliniğe destek sağlayacaktık. Bu çalışmaların tamamında özellikle ağır beslenme yetersizliğinden muzdarip çocuklara odaklanacaktık.

Son olarak bir aşı kampanyası planladık. Tabii temiz içme suyu tedariki için kuyu yapmak ve tuvalet kurmak gibi lojistik faaliyetler de planlarımız arasındaydı.

Planımız küçük sayılmazdı ama imkansız da değildi.

Ve gerçekleşenler

Acil durum tıbbi müdahale programımız kapsamında planladığımız iki hastanedeki çalışmalar Eylül ayından beri yürüyor. Burada, ağır beslenme yetersizliği çeken çocuklar için özel bir birimin de bulunduğu çocuk bölümünü destekliyoruz. Ayrıca kadın-doğum bölümünde de çalışıyoruz. Topluluk içinde görev yapan ekiplerimiz çevredeki sağlık merkezlerinin sekizine destek veriyor.

Sözü edilen dört gezici klinik de çevrede düzenli olarak hizmet veriyor. Bu hizmetler, sadece kanoyla veya yürüyerek ulaşılabilen, mevcut sağlık tesislerinden iyice uzak yerlerde sunuluyor.

 

Limozia'da çalışan MSF ekipleri, ıslah ettikleri kuyuyu kontrol ediyor. Bu kuyunun iyileştirilmesi sayesinde bölge halkı artık içme suyunu bu kuyudan temin edebilecek. Fotoğraf: Tribalet Mélanie/MSF

Ağır beslenme yetersizliği içindeki çocuklara sunduğumuz ayakta tedavi programına 360 çocuk başladı bile. Sağlık durumu daha kötü olanlar ise hastanede tedavi altına alındı.

Tuvaletleri de kurmaya başladık. Yakında 25 farklı noktada tuvaletler devreye girecek. Tamamlanan üç adet içme suyu kuyusunun yanı sıra içme suyu temini açısından bölgedeki genel durumu iyileştirmek üzere pompaların onarımı ve buna benzer başka işler de yapıldı.

Aşılama kampanyamız ise başlamak üzere. Kampanya kapsamında 25 bin çocuğa ve hamile kadınlara en önemli aşılar yapılacak. Hedef grubumuz olan 2 yaş altı ve 5 yaş altı çocuklar çocuk felcine, kızamığa ve pnömokok bakterisine* karşı aşılanacak, beşli karma aşıları (Hepatit B, tetanos, difteri, boğmaca ve Haemophilus influenza** aşıları) tamamlanacak. Hamile kadınlara ise tetanos aşısı yapılacak.

Günlük işlerin yürümesi için aşılması gereken küçük ve büyük engeller hala var. Ama iş yürümeye başladı ve şimdiden birkaç yüz hasta, hastanelerde veya tali sağlık merkezlerinde tedavi edildi.

Yeni anne olmuş bir kadını, hastanede sağlıklı bir şekilde doğurduğu bebeğini kucaklarken görmek, yaşadığımız tüm zorluklara değiyor.

Özellikle de hastaneye zamanında yetiştirilmiş olmasa o bebeğin kesinlikle kaybedileceğini, belki annenin de hayatta kalamayacağını biliyorsanız, şahit olduğunuz bu sahne tüm sıkıntıları size unutturuyor.

Evet planımız küçük sayılmaz, ama imkansız da değil.

Yorum Yapın