Korkudan umuda: İşkenceden hayatta kalan Silvere'nin öyküsü

Silvère G., Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde gördüğü işkenceyi ve işkenceden nasıl hayatta kaldığını anlatıyor. Fotoğraf: MSF

Mexico City’de MSF’nin işkence görmüş kişilere yönelik Kapsamlı Bakım Merkezi’nde tedavi gören Silvère’in anlatımı

Silvère G. bugün Meksika’nın başkenti Mexico City’de yaşayan 26 yaşında, Kongolu bir adam. 6 yaşındaki oğlu da dahil olmak üzere tüm ailesini, Kongo Cumhuriyeti’nde, Brazzaville’de bırakmış. Uzun boyu, dansçı vücudu ve siyah teniyle Meksikalıların çoğundan farklı görünüyor. Yalnızlığının diğer sebebiyse memleketine ne zaman dönebileceğini, hatta bir gün dönüp dönemeyeceğini bilmemesi ve ülkesinden kaçmadan önce yaşadığı korkunç travma.

Brazzaville’de gördüğü işkence dolayısıyla, intihar düşüncesi yakasını bırakmıyor. Silvère, Mexico City’de Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) işkence ve istismara maruz bırakılmış kişilere yönelik Kapsamlı Bakım Merkezi’nde bizimle konuştu.

Silvère’in Meksika’ya geldiği yolculuk 2015’in Ekim ayında, buradan 12.000 kilometre uzakta, Brazzaville’de başladı. Kongo siyasetine 31 yıldır egemen olan Başkan Sassou Nguesso’nun daimi olarak iktidarda kalmasını sağlayacak anayasa değişikliği planına karşı protesto gösterilerine Silvère de katıldı. Gösteri, hükümet güçleri tarafından öldürücü derecede şiddet kullanılarak bastırıldı.

Silvère, “Üstümüze ateş ettiler,” diye anlatıyor, “gösterilerde çocukların ve kadınların da olmasını hiç umursamadılar.” Bu sırada bir arkadaşının yardımına koştu, “askerler, polisler onu karnından vurmuştu.” Silvère bu esnada tutuklanarak askeri hapishaneye götürüldü ve burada ona aylar boyunca işkence yapıldı. “Geceleri gelir insanları alırlardı; bizi her gün dövdüler... kolum kırıldı, yaralarım iltihaplandı, kafam şişti, ölüyorum diyordum.”

Silvère’i kurtaran sadece talihiymiş. Hapishaneden sorumlu general Silvère’in ailesini tanıdığı için onun kaçmasına yardım etmiş: “Bana ölmüş gibi yapmamı söyledi. Bir ambulans gelip beni hapishaneden çıkaracak, birisi de beni oradan alacakmış. Öyle yaralanmıştım ve o kadar çok acı çekiyordum ki konuşamadım bile. Ama dediği gibi yaptık. Ambulansla yarım saat gittikten sonra bir taksinin yanına bıraktılar beni, orada ablam bekliyordu. Ablamla birlikte, bir balıkçının yardımıyla Kinşasa’ya geçtik (komşu ülke Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti). Orada bir ay hastanede kaldım.” 

Silvère dansçılık eğitim aldığından Kinşasa’da tanıdıkları vardı ve orada bir dans grubuna katılmayı başardı. Ailesini görmek için Brazzaville’e dönmek istedi ama polisin peşinde olduğunu söylediler. Ceza olarak, anne-babasının evini talan edercesine aramışlardı. O zaman Silvère ülkesine dönmesinin bir süre mümkün olmayacağını anladı. Kendini dansa verdi. Dans grubuyla Dubai’ye, Brezilya’ya turnelere gitti, ama ne kadar uzağa giderse gitsin yaşadıklarının hatırası peşini bırakmıyordu.

Silvère Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne de, Kongo Cumhuriyeti’yle diplomatik ilişkisi olan başka hiçbir ülkeye de dönemeyeceğine karar verdiğinde Brezilya’daydı. Meksika’ya gitti, çünkü mevcut ilk uçak oraya gidiyordu. “Mexico City’de havaalanına indim. Ne yapacağımı bilmiyordum, tek kelime İspanyolca bilmiyordum. İki gün, hiçbir şey yemeden orada kaldım. Sonunda, Haitili bir adam bana yardım etti. Polisi aradı, beni bir sığınmaevine götürdüler. Hastaydım, kımıldayamıyordum, burnum kanıyordu. Aklımda hep intihar düşüncesi vardı ve yemek yemiyordum. Sonunda MSF’den yardım aldım.”

Silvère MSF'nin Kapsamlı Bakım Merkezi’ne geldiğinde uykusuzluk çekiyor, kabuslar görüyor, korkular ve anksiyete yaşıyor, depresyon geçiriyordu. Bunun yanında kronik başağrıları, omuz ağrısı, anoreksi (yemek yememe) dönemleri ve bunlara bağlı çarpıntı yaşıyordu.

Meksika’ya gelişi, sığınma başvuru sürecinin karmaşıklığı, dil sorunu yüzünden yaşadığı iletişimsizlik ve halen duyduğu fiziki acı onu şiddetli bir depresyona itmiş, intihar eğilimi duymasına sebep oluyordu. Kapsamlı Bakım Merkezi’nde Silvère bir doktor ve bir psikolog tarafından tedavi edildi, bir sosyal çalışmacı da sürece destek oldu. Silvère bir psikolojik travma uzmanına yönlendirildi. Merkez çalışanları onun Meksika’daki hayata uyum sağlayabilmesine rehberlik edip, çalışma hayatına katılmasına yardım ettiler.

Silvère merkezde, kendi ülkelerindeki şiddet ve işkenceden kaçmış Orta Amerikalılarla birlikte kalıyordu. Silvère adım adım gücünü geri kazandı, ayrıca bir kaynakçılık kursuna katıldı. 2018’in Nisan ayında kendini Kapsamlı Bakım Merkezi’nden ayrılacak kadar güçlü hissediyordu. Dil hâlâ Silvère için büyük bir sorun; başından geçenleri yavaş yavaş anlatıyor ve bizimle Fransızca konuşabiliyor olmanın tadını çıkarıyor. Belki Kanada’ya iltica etme fikrini tartıyor, orada kendini daha rahat ifade edebileceğini ve hayatın belki biraz daha rahat olabileceğini düşünüyor.

Yorum Yapın