Kunduz için Bağımsız Soruşturma

MSF154288

Saldırının ardından hastaneden arta kalanlar / Fotoğraf: MSF

Geçtiğimiz Cumartesi günü ABD Hava Kuvvetleri, Afganistan’ın Kunduz kenti yakınlarında gerçekleştirdiği hava saldırısı esnasında insani yardım hizmeti sunmak amacıyla bölgede yer alan bir hastaneyi vurdu. Dünyanın en büyük insani yardım kuruluşlarından birisi olan Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü (MSF)’e ait olan saha hastanesinde saldırı sonucunda 3’ü çocuk olmak üzere 10 hasta ve 12 sağlık çalışanı hayatını yitirmiştir.

Olayın ardından ilk etapta ABD Hükümeti ya da Afgan yetkililer herhangi bir sorumluk almaktan kaçınırken, kanıtların açık ve net olması ve ayrıca görgü tanıklarının da bulunması sonucu ABD Hükümeti adına General John F. Campbell, Pazartesi günü bir basın açıklaması yaparak saldırıyı Amerikan ordusu adına üstlenmiştir.

Afgan Güçlerin yardım çağrısı üzerine hava desteği olarak bölgeye intikal ettiklerini dile getiren Campell olayı da trajik bir kaza olarak nitelendirmiştir. Koalisyon içerisinde ABD ile birllikte hareket eden Afganistan Hükümeti yetkilileri de benzer bir açıklama yaparak hastane alanı içerisinde Taliban üyesi militanları olduğu ve çatışma yaşandığını iddia etmişlerdir. Fakat MSF genel direktörü Christopher Stokes dün yaptığı basın açıklamasında ABD’nin belirsiz tutumunu eleştirirken bir yandan da Afgan yetkilileri yalanlamıştır:

Bugün ABD Hükümeti, Kunduz’daki hastanemizi hedef alan ve toplam 22 hasta ve çalışanın ölümüne sebep olan hava saldırılarının kendileri tarafından gerçekleştirildiğini kabul etmiştir. Saldırıyı tanımlama biçimleri ise; ‘ikincil hasar’dan ‘trajik bir olay’a ve hatta şimdi de sorumluluğu Afgan hükümetine yıkmaya varacak şekilde anlık olarak değişmektedir. Gerçek şudur ki; bu bombaları Amerika Birleşik Devletleri atmıştır! ABD, içerisi hasta ve MSF çalışanı dolu olan bir hastaneyi vurmuştur.

Her ne kadar koalisyonun bir parçası da olsa, ABD vurduğu hedeflerin sorumluluğunu almak durumundadır. Bu korkunç olayın herhangi bir gerekçesi olamaz. Afgan ve Amerikalı kaynakların olanlara dair açıklamalarında yer alan çelişkiler sebebiyle tam anlamıyla şeffaf ve bağımsız bir soruşturmaya duyulan ihtiyaç hayati boyuttadır.

MSF153449

Kunduz Hastanesinde Saldırı Sonrası Yaralı MSF Çalışanları

 

Dünya genelinde bir kampanya başlatan MSF bu açıklama ile kapsamlı, bağımsız ve uluslararası bir soruşturmanın çağrısını yapmıştır. Ayrıca Stokes, Afganistan ve ABD hükümetleri tarafından başlatılan iç soruturmalara da değinerek bu çabaların yetersiz olacagını vurgulamıştır.

“Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), açık bir şekilde savaş suçu islenmiş olduğu varsayımı doğrultusunda, uluslararası bağımsız bir kuruluş tarafından olaya dair kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir. Çatışmaya taraf olan bir partinin iç soruşturmasıyla yetinmek mümkün değildir. Cumartesi günü gerçekleşen ABD hava saldırılarına kadar hiçbir MSF çalışanı, hastane sahası içerisinde bir çatışma durumu bildirmemiştir. Hastanemiz tamamıyla hasta, hasta yakınları ve personelimiz ile dolu durumdadır. Saldırıda 3’ü çocuk olmak üzere 10 hasta ve 12 MSF çalışanı öldürülmüştür. Tekrar etmek isteriz ki; hastane sahasının diğer alanları el değmemiş bir şekilde dururken, sağlık personelimizin hasta tedavilerini gerçekleştirdiği ana hastane binası, hava saldırıları esnasında doğrudan hedef alınarak tekrar tekrar vurulmuştur.”

MSF153448

Saldırı Sonrası Kunduz Hastanesi

Sınır Tanımayan Doktorlar, 1980 yılından beri Afganistan’da medikal insani yardım hizmetleri sağlamaktadır. Özellikle ABD işgali ardından bölgede artan tıbbi destek ihtiyacına cevap verebilmek için birçok bölgede hastaneler kuran MSF, aynı zamanda aşı kampanyaları, açlıkla mücadele ve bölgedeki hastanelere ilaç desteği hizmetleri de sağlamaktadır. Özellikle son dönemde bölgede artan çatışma ortamında, MSF orada kalarak sağlık hizmeti vermeye devam eden az sayıdaki kuruluştan biridir.

Sınır Tanımayan Doktorlar benzer bir şekilde, Türkiye ve Suriye’de de ücretsiz tıbbi insani yardım hizmetleri vermektedir. Özellikle Suriye’deki iç savaşın başında bu yana birçok hastane, ayaklı bakım ünitesi, psiko-sosyal destek vb hayati öneme sahip proje yürüten örgüt, Türkiye içerisinde de sığınmacılara yönelik destek faaliyetlerine devam etmektedir.

Yorum Yapın