Kuzeybatı Suriye’de on binlerce insan kış soğuğunda yaşam mücadelesi veriyor

Kuzeybatı Suriye'de şiddetini artıran hava saldırıları nedeniyle 212.000'den fazla Suriyeli evlerini terk etmek zorunda kaldı. Fotoğraf: Omar Haj Kadour/MSF

Aralık ortasından bu yana Kuzey Suriye’de yoğunluğunu artıran çatışmalar, hava saldırıları ve topçu atışları, savaşın başlangıcından bu yana ülkede yaşanan en büyük çaplı nüfus hareketlerinden birini tetikledi. 

Hama’nın kuzeydoğusunda, Halep’in güneyinde ve İdlip’in güney kesimlerinde yoğunlaşan şiddet olayları, yaklaşık yedi yıldır savaşın mağduriyetini yaşayan bölge halkının durumunu daha da kötüleştiriyor.

24 Ocak 2018 – Kuzey Suriye'de devam eden şiddetli çatışmalar nedeniyle kuzeydeki Türkiye sınırına doğru kaçan on binlerce aile, halihazırda kalabalık çadırlarda ve eğreti barınaklarda kış soğuğunda hayatta kalmaya çalışıyor.

37 yaşındaki Abu Mustafa, eşi ve altı çocuğuyla birlikte Türkiye sınırı yakınlarındaki Sarmada’ya kaçanlardan biri. Yanlarına hiçbir eşya alamadan köylerini terk etmek zorunda kalan Abu Mustafa, 20 aileyle birlikte para toplayıp bu bölgede ayda 1.000 ABD dolarına (3.285 TL) bir arazi kiralamış.

Başka seçeneklerinin olmadığını söyleyen Abu, “Buraya geldiğimizde demirden direklerle çadırlarımızı yapıp üstlerini battaniye ve naylon örtülerle kapattık. Çadırların zemini yok, yerler çamur. Bu yüzden her yer ıslak ve buz gibi. Soğuk her yerden işliyor” diyor.

Kamplar kapasitenin üzerinde, imkanlar kısıtlı

İdlip’ten kaçan ailelerin çoğu yanlarına eşya alamadan kaçmak zorunda kalmış. Bazıları ise daha sonra satmak üzere çiftçilik ekipmanlarını, elektrikli aletlerini ve diğer  değerli eşyalarını kamyonlara ve traktörlere yükleyerek yollara düşmüş. Ailelerin çoğu, kitlesel yer değiştirmeler nedeniyle çok sayıda köyün boşaldığını belirtiyor.

Bölgedeki resmi kamplar doluluk oranı açısından kapasitenin çok üzerine çıktığı için, ülke içinde yerinden edilen kişilerin çoğu geniş bir alana yayılmış olan 160’a yakın geçici barınakta yer bulmaya çalışıyor. Eğreti çadırlarda genellikle üç veya dört aile birlikte kalıyor ve her bir aile yaklaşık altı kişiden olşuyor.

Gayri resmi kamplarda ise barınma, gıda, su, hijyen ve sağlık hizmetleri gibi en temel ihtiyaçlar kısıtlı imkanlarla temin edilebiliyor. İnsani yardım kuruluşlarının Suriye içindeki faaliyetlerini azalttığı bu dönemde, gittikçe kalabalıklaşan kamplar ve soğuk hava yaşam şartlarını daha da ağırlaştırıyor.

Kış şartlarında ellerindeki battaniye ve naylonlarla kendilerine derme çatma barınaklar yapmaya çalışan Suriyeliler, kamplardaki ve çevredeki kısıtlı imkanlar nedeniyle sağlık sorunları yaşıyor. Fotoğraf: Omar Haj Kadour/MSF

MSF’nin Kuzey Suriye Program Yöneticisi Zuhair Kanjou, bölgede devam eden hava saldırılarının, evlerini terk etmek zorunda kalan insanları tekrar tekrar yerinden ettiğini söylüyor: "Geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğimiz yerleşim yerlerinden biri, birkaç gün sonra hava saldırısına uğradı. Çatışmalardan kaçıp buraya sığınmış olanlar tekrar yer değiştirmek zorunda kaldı. Halihazırda kaldıkları yerler ise yaşamaya uygun değil. Yağmur yağdığında su altında ve çamur içinde kalıyor. Yaşam şartları gittikçe kötüleşiyor.”

MSF’nin gezici sağlık ekibinden Dr. Mohammed Ya’akoub, yakın zamanda Türkiye sınırındaki El Rahman Kampı’nı ziyaret etti. 70 ailenin yaşadığı kampa, kısa süre önce yerinden edilen 44 yeni ailenin daha geldiğini söyleyen Dr. Mohammed, kampta artan nüfusun kısıtlı kamp imkanlarını zorladığını söylüyor: “Kampta kalanların sağlık durumu iyi değil. Kimi aileler buraya varana kadar bir hafta yolculuk etmiş, yol kenarlarında çadır kurmuş veya açık havada yatmak zorunda kalmışlar. Bu yüzden kamp genelinde solunum yolu enfeksiyonları çok yaygın."

Kronik hastalıkları olan pek çok hasta bir aydır ilaçlarını alamıyor. Çok sayıda yüksek tansiyon ve diyabet hastası var. Çocuklar ise yıllardır aşılanmadı.

Dr. Mohammed MSF’nin gezici kliniği aracılığıyla bir gün içinde yaklaşık 45 hasta görüyor. Ekipte yer alan ebe ise yaklaşık 15 kadını muayene ediyor.

Kışlık malzeme ve tıbbi ekipman desteği sürüyor

Bölgedeki MSF ekipleri, sağlık hizmetlerinin yanı sıra şimdiye kadar binden fazla aileye hijyen kiti dağıttı, battaniye ve uyku matı gibi malzemelerden oluşan kışlık ekipman temin etti. Çevredeki sağlık tesislerine ve acil sevk merkezlerine tıbbi malzeme bağışı da yapan MSF, aynı zamanda ambulanslara yakıt ve onarım desteği sunuyor.

MSF, önümüzdeki haftalarda bölgedeki aşılama faaliyetlerini genişleterek daha fazla insana ulaşmayı ve yardım malzemesine en çok ihtiyacı olan aileleri tespit ederek diğer kuruluşlarla işbirliği halinde dağıtım desteğini sürdürmeyi hedefliyor.


Kuzey Suriye’de dört sağlık tesisi ve üç gezici klinik yöneten MSF, beş tesisle işbirliği halinde çalışıyor ve ülke çapında MSF’nin doğrudan faaliyet gösteremeyeceği bölgelerde bulunan 50 tesise uzaktan destek sağlıyor. Destek verilen bu tesislerde MSF çalışanı bulunmuyor. MSF’nin Suriye’de faaliyet gösterdiği alanlar arasında IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti kontrolündeki bölgeler yer almıyor, çünkü bu grubun lider kadrosundan güvenlik ve tarafsızlık konusunda herhangi bir teminat alınamıyor. MSF, izin taleplerine bugüne dek yanıt alınamadığından dolayı, hükümet güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerde de çalışma yürütemiyor. MSF, siyasi baskıların tıbbi insani yardım faaliyetlerini engellememesi için, Suriye’de yürüttüğü çalışmalar için devletlerden destek almıyor.

Yorum Yapın