Çeçenistan’da tüberküloz tedavisi yüz güldürüyor

50 yıldan sonra üretilen ilk tüberküloz ilaçları, Çeçenistan’daki yaygın ilaca dirençli tüberküloz hastalarından bazılarının son umuduydu. 2015 yılında, iki yıl sürecek yeni tedavilerine henüz başlayan hastalarla görüşen Maria Borshova geçtiğimiz günlerde onlarla yeniden buluştu.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 2004 yılından bu yana, Çeçen Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile birlikte tüberküloz (TB, verem) tedavi programı yürütüyor. Bu süre içinde program kapsamında TB teşhis, tedavi, laboratuvar hizmetleri ve sağlık eğitiminin çeşitli yönleri üzerinde duruldu. Ayrıca hastalara ve ailelerine danışmanlık hizmeti ve psikososyal destek verildi.

TB programının en önemli dönüm noktalarından biri, hiç kuşkusuz, 50 yıl aradan sonra tüberküloz için üretilen ilk ilaçlar olan Bedaquiline ve Delamanid’in kullanıma sunulması oldu. MSF 2014’te projede bu ilaçların kullanımın sağladı ve yaygın ilaca dirençli tüberküloz (YİD TB - XDR TB) hastalarını yeni tedavi rejimine başlattı.

O zamandan bu yana, MSF’nin Çeçenistan’daki tüberküloz programına katılan 156 hastaya Bedaquiline, Delamanid veya her ikisinin birden kullanıldığı tedaviler uygulandı. Bu hastalarının çoğunun başka hiçbir tedavi seçeneği kalmamıştı ve yeni ilaçlar olmasaydı büyük olasılıkla hayatlarını kaybedeceklerdi.

MSF şimdi bu hastaların durumunda büyük iyileşmeler görüyor. İşte, MSF’den Maria Borshova’nın anlatımıyla, iyileşen hastalar Tamerlan, Khavani ve Movsar’ın hikayeleri...

Tamerlan: “Yeni tedaviye dayanmak çok daha kolay”

2015’te Tamerlan’la tanıştığımda 43 yaşındaydı. Ciddi ve düşünceli görünüyordu, ama fikirlerini ve deneyimlerini paylaşmaya çok açıktı. İyi eğitim gördüğü konuşmasından belliydi. Radyo mühendisliği bölümünden mezun olduğunu söylemişti.

Tamerlan’a 1998’de hapishanedeyken TB teşhisi konmuş. Hapishane hastanesinde tedavi görmüş. Buradaki hastalarımızın çoğunun hikayesinde savaş ve hapishane önemli yer tutuyor. Daha sonra Tamerlan’ın hastalığı nüksetmiş. 2015’te YİD TB tanısı konmasının ardından MSF’nin programında Bedaquiline tedavisine başlandı.

Tamerlan bana “İnsanlar veremlilerden kaçıyor, bizden korkuyorlar,” demişti. “Ama bu yanlış.” Tedavinin güçlüğünü anlıyordu ve her şeye rağmen süreci tamamlamaya kararlıydı. “Yeni ve etkin ilaçlar geliştirilmiş olması, tedavi sürecinin artık daha kısa olması önemli,” dedi.

Tamerlan’la iki yıl sonra aynı hastanede buluştuk. Kontrol randevusu için gelmişti. Tedavisi iki ay sonra sona eriyor.

Bugün bir santralde mühendis olarak çalışan, yani çok sevdiği işine kavuşmuş olan Tamerlan, “Meğer bu hastalığı 17 yıldır vücudumda taşıyormuşum,” diyor. “Moralinizi bozarsanız bitersiniz. Tedavi görmeniz şart, ilaçlarınızı almalısınız. Son iki yıldır gördüğüm tedavi, öncekilerden çok daha kolay oldu.”

Khavani: “İyileşmek için bir amacınız olmalı ve sabırlı olmalısınız; ben çocuklarım için iyileştim”

Üç çocuk annesi genç bir kadın olan Khavani’nin aile hikayesinde tüberkülozun acı bir yeri var. Khavani annesini bu hastalıktan dolayı kaybetmiş. Ablası ve ağabeyi de tüberküloza yakalanmış ama tedavilerini tamamlayıp iyileşmişler.

Khavani’ye 2003 yılında tüberküloz teşhisi konmuş ve hastalık 10 yıl sonra, üçüncü çocuğunun doğumunun ardından nüksetmiş. Aldığı tanı, yaygın ilaca dirençli tüberküloz ön aşaması. Yani hastalığı, en etkili ilk basamak tedavi seçeneklerinin tamamına ve ikinci basamaktaki iki ilaç seçeneğinden birine direnç gösteriyor.

Khavani, Çeçenistan’da MSF’nin Delamanid tedavisine başladığı ilk hasta.

Tedaviye başladığı günlerde onunla görüşmek istemiştim ama çok zayıf düştüğü için bu mümkün olmamıştı. Birkaç gün sonra doktorlar onu artık görebileceğimi söylemişti.

O gün incecik, kırılgan bir genç kız gibi görünen Khavani, tedaviye başladığından beri kendini çok daha iyi hissettiğini anlatmıştı bana. Bu tedavinin onu iyileştireceğine inanıyordu.

Aradan geçen iki yılda 18 kilo alan Khavani şimdi çok iyi görünüyor. Tedavisi sona ermek üzere ve Khavani önemli bir olayın hazırlığı içinde: Büyük kızı 6 yaşına gelmiş, bu yıl okula başlayacak.

Khavani, “Bugünleri göreceğime inanamıyordum,” diye heyecanla anlatmaya başlıyor. “Asıl mesele, hayatta bir amacınızın olması. Ben çocuklarım için iyileştim. Annesiz yaşamak çok zor, benim annem veremden öldü,” diyor, gözlerinde yaşlarla. “Bir amacınız olmalı ve sabırlı olmalısınız. Bu tabii ki çok zor bir süreç ama dayanmak gerek.”

Movsar: “En önemlisi, iyileşeceğine inanmak”

Çeçenistan’ın Şali bölgesindeki Novye Atagi köyünden Movsar, MSF’nin Bedaquiline tedavisi uyguladığı ilk hastalardan. Movsar’a 2010’da tüberküloz, 2011’de çok ilaca dirençli tüberküloz (ÇİD TB - MDR TB), Temmuz 2014’te ise yaygın ilaca dirençli tüberküloz teşhisi konmuş.

2014’ün Ağustos ayında yeni tedavi rejimine alınan Movsar, bir yandan da diyabet tedavisi görüyor; şeker seviyesi ve ilaçları MSF tarafından takip ediliyordu. 2015’te hastanede tanıştığımızda sakin ve sabırlı görünüyordu. Gülümsemesi hem candan hem buruktu.

Durumunu şöyle anlatmıştı: “Tedavi olursam iyileşeceğimi söylediler. Ben de tedaviye harfiyen uydum. İlaçlarımı içtim, damardan ilaç da aldım. Hapların yan etkileri çok ağır. Ben bir yandan şeker ve kalp hastasıyım, bende her şey bir arada. Bedaquiline’e dayanmak başta çok zor geldi ama bir-iki ay sonra rahatladım.”

Movsar, MSF’deki danışmanların ona çok yardım ettiğini söyledi: “Aklıma gelen her soruyu sordum, bana her şeyi açıkladılar.”

Savaş yıllarından beri MSF’yi tanıyan Movsar 2000’li yılların başında bir başka insani yardım kuruluşunda çalışıyor ve Çeçenistan’dan İnguşetya’ya kaçan insanlara destek oluyormuş.

“Çok zor bir dönemdi,” diyor. “Birçok kurum çalışıyordu, insanlara yardım ediyorlardı ama yine de durum kötüydü, savaş zamanıydı sonuçta.”

51 yaşındaki Movsar, Ağustos 2016’da tedavisini tamamladı ve iyileşti. Bugün, büyük ailesiyle köyünde yaşıyor. “Evde olmak hastanede olmaktan iyi tabii,” diyor.

Movsar günümüzde uygulanan ÇİD TB tedavisinin çok uzun sürdüğünü düşünse de, bir gün buna da çözüm bulunacağından emin.

“Hastanede beraber tedavi gördüğüm arkadaşlarımın hepsi iyileşti. En önemlisi, iyileşeceğine inanmak. İnanmak çok şey değiştiriyor. Tedavi zor ama, buna da bir çare düşünürler elbet.”


Kısa süre önce dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalığı ilan edilen tüberküloz (TB, verem) nedeniyle her yıl 1,7 milyon insan ölüyor. Tüberkülozun en tehlikeli şekli olan ilaca dirençli tüberkülozun tedavisi oldukça zor. Çok ilaca dirençli tüberküloz ve yaygın ilaca dirençli tüberkülozun tedavisi hem normal tüberküloz tedavisinden daha uzun sürüyor hem de bunun için ikinci basamak ilaçlarının kullanılması gerekiyor. Bunlar daha pahalı ilaçlar, üstelik de ilaca duyarlı TB tedavisinde kullanılan ilk basamak ilaçlardan daha çok yan etkileri var.

Tüberküloza karşı yeni ve etkili ilaçlar bulunması için yeterince araştırma yapılmaması, sağlık alanında çalışanların yıllardır kaygı duyduğu bir konuydu. Kullanımına beş yıl önce başlanan iki yeni ilaç, TB’nin en dirençli formlarından mustarip insanların hayata tutunma umudu olabilir.

Ancak 2016 yılı sonu itibarıyla, tüm dünyada yeni ilaçlara ihtiyaç duyan insanların yüzde 5’i bile bu ilaçlarla tedavi imkanı bulabilmiş değildi. Bu ay Moskova’da, Dünya Sağlık Örgütü’nün bakanlar düzeyinde organize ettiği Tüberküloza Son Verme Küresel Konferansı yapılacak.

MSF burada ülkeleri tüberküloza karşı harekete geçmeye çağırarak, yeni tedaviler de dahil olmak üzere TB teşhis ve tedavilerinin yaygınlaştırılmasını talep edecek. Bu konuda bir imza kampanyası başlatan MSF, TB hastalarıyla dayanışma gösterebilmek ve tüberkülozla mücadele konusunda somut adımlar atılmasını sağlamak için destekçilerini kampanyayı imzalamaya davet ediyor. Dünya çapındaki destekçilerden toplanan imzalar toplantıda üst düzey yetkililerle paylaşılacak.  

Yorum Yapın