Malili Dr. Toure, MSF Pediyatri Günleri'ni anlatıyor

Dr. Nematoulaye Toure Ansongo'da çocuk sağlığı alanında çalışıyor. Fotoğraf: Caroline Frechard/MSF.

Malili Dr. Nematoulaye Toure, 15 ve 16 Aralık 2017’de Dakar, Senegal’de yapılan MSF Pediyatri Günleri’ne katıldı. Bu konferans hem saha deneyimini Batı Afrika tıp camiasıyla paylaşması, hem de organize eğitim alanında tecrübe kazanması için bir fırsat oldu. Dr. Toure burada edindiği bilgileri şimdi Ansongo’daki ekibiyle paylaşıyor.

Dr. Nematoulaye Toure 2012’de Mali’nin başkenti Bamako’da Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve kısa süre içinde Ansongo’da Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile çalışmaya başladı. O dönemde MSF Mali’deki çatışmalardan dolayı oluşturduğu bu saha projesine yeni başlamıştı. Bugün Dr. Toure bu projenin neonatoloji (yenidoğan bebek sağlığı) ve pediyatri (çocuk sağlığı) bölümlerinden sorumlu. Dr. Toure MSF Pediyatri Günleri'ni ve bunun Mali'de yürüttüğü çalışmalara katkısını anlatıyor.

Batı Afrika’da ve Mali özelinde çocuk hastalıklarıyla mücadele ne gibi güçlüklerle karşılaşıyorsunuz?

Benim görev yaptığım Ansongo kasabası, Mali’nin doğusundaki Gao bölgesinde yer alıyor. Burası, 2012’de başlayan çatışmalardan dolayı şu anda güvenliğin sağlanamadığı, oldukça istikrarsız bir bölge.

Bizim için en büyük zorluk hastalara ulaşamamak. Halen çok sayıda kadın tıbbi destek olmaksızın doğum yapıyor ve bu, yeni doğan bebekler için büyük risk oluşturuyor. Ayrıca sıtmayı ağır geçiren çok sayıda küçük çocuk var.

Geceleri sokağa çıkma yasağı olan bir yerde, en yakın sağlık merkezine birkaç yüz kilometre uzakta olsanız, tıbbi yardım almaya gitme “riskine” girer miydiniz?

 

Şartlar böyle olunca, olabildiğince fazla sayıda insana, özellikle de zarar görmeye en açık durumdaki küçük çocuklara ulaşabilecek sağlık stratejileri izlemek gerekiyor. MSF’nin göçebe topluluklara tedavi sunmak için 2015’ten bu yana sürdürdüğü bir proje var, bu meseleye de aynı şekilde yaklaşmalıyız.

Bir sağlık çalışanı olarak, MSF Pediyatri Günleri gibi konferanslara katılmak sizce neden önemli?

MSF 2012'den bu yana Ansongo'daki hastanede sağlık hizmetlerine destek sunuyor. Hastanede ayakta tedavi, acil servis, yatarak tedavi, doğum ve anne-çocuk sağlığı, beslenme yetersizliği ve kronik hastalıkların tedavisi, yenidoğan ve çocuk sağlığı alanında hizmetlerin yanı sıra, şiddete maruz bırakılanlara yönelik destek hizmetleri de veriliyor. Fotoğraf: Seydou Camara/MSF.

Dakar’da katıldığım eğitimin, yenidoğan bebek sağlığı ve hastalıkları alanında sağlam bir temel edinmeme katkısı oldu, sonra bunu birlikte çalıştığım ekiplere de aktardım. Çalıştığım sevk hastanesinde kısa süre önce bir yenidoğan ünitesi kuruldu. Biz pratisyen hekimlerden oluşan bir ekibiz ve örneğin erken doğan bebeklerin bakımı hakkında bilgimiz olmadığı için, bu bebekleri 100 kilometre uzaktaki başka bir hastaneye yönlendiriyorduk.

Oysa şimdi yenidoğanlarda enfeksiyon, anoksi (hücrelerde, organlarda veya kanda yeterince oksijen olmaması veya oksijenin azalması) ve diğer tıbbi durumlara müdahale edebileceğimiz bazı temel yöntemleri biliyoruz.

Saha projelerinde çalışan doktorların bu tür bilgi alışverişi buluşmalarına katılabilmesi, bundan faydalanması çok önemli. Burada kendi deneyimlerimizi başka bağlam ve ortamlarda edinilen tecrübelerle karşılaştırma imkanı da buluyoruz.

MSF Pediyatri Günleri’nde öğrendiğiniz ve Mali’de de işe yarayacağını düşündüğünüz bir iyi uygulama örneği veya müdahale yöntemi var mı?

Tabii. Bize önerilen yöntemlerden biri, topluluk üyelerini sağlık alanına daha fazla dahil etmekti. Örneğin geleneksel ebelerin doğuma katılması gibi. Bu bizim Ansongo’da zaten yapmakta olduğumuz bir şey; geleneksel ebeleri doğum yapacak kadınlarla birlikte sağlık merkezine gelmeye ve burada onların yanında olmaya davet ediyoruz. Ebelerin varlığı kadınları yatıştırıyor, kendilerini daha güvende hissediyorlar.

Bu gibi uygulamaların da katkısıyla, sağlık merkezine gelen hastaların sayısı git gide artıyor. Projemiz başladığından bu yana evde doğum yapan kadın sayısında büyük bir azalma oldu. Demek ki bölgedeki kadınlar bize güveniyor. Bunu bir başarı göstergesi sayıyoruz.

Ansongolu Wanli, kucağında yeğeni Aminatou'nun bebeğini taşıyor. Evde doğum yapa Aminatou komplikasyon yaşayınca hastaneye kaldırılmış. Fotoğraf: Seydou Camara /MSF.

Tıbbi yardım sayesinde kadınlar pek çok komplikasyonu hiç yaşamamış oluyor. Ama olası sorunları erkenden fark edebilmek için gebelik takibinin önemini daha iyi anlatmalı, bu konuda farkındalık yaratma çabalarımızı sürdürmeliyiz. Ayrıca, kırılgan durumdaki bu nüfusun ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmetine erişimini sağlamak ve genel anlamda ölüm oranını azaltmak için de daha fazla çalışmalıyız.

MSF Pediyatri Günleri’nde teletıp ve e-bakım projesi gibi yeni yöntemlere dair oturum benim için çok ilginçti. Bu yöntemler bakım sağlayan kişilerin hastalara daha çok yaklaşmasına imkan tanıyor, dolayısıyla bunlar göçebe topluluklara yönelik sağlık hizmet stratejilerine entegre edilebilir ve kırılgan durumdaki insanlara ulaşmayı kolaylaştırabilir. Bunlar umut vaat eden, ilham veren yenilikler diyebilirim.

Yorum Yapın