Yemen Konferansı: Tıbbi ve insani yardım engellenmemeli

Haydan Hastanesi'nde çalışan MSF hemşirelerinden biri, yüzündeki ve ayağındaki yanıklar nedeniyle tedaviye alınan bir çocuğa pansuman yapıyor. Fotoğraf: Florian Seriex/MSF

Haydan Hastanesi'nde çalışan MSF hemşirelerinden biri, yüzündeki ve ayağındaki yanıklar nedeniyle tedaviye alınan bir çocuğa pansuman yapıyor. Fotoğraf: Florian Seriex/MSF

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar, dün İsviçre’nin Cenevre şehrindeki Birleşmiş Milletler Ofisi’nde düzenlenen Yemen Konferansı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Yerel ve uluslararası çalışanlardan oluşan 1.600 kişilik bir ekiple Yemen’in 11 vilayetinde sağlık hizmeti sunan ve silahlı çatışmaların şiddetini artırdığı son iki yılda 60.800’den fazla travma vakasını tedavi eden Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), donör ülkelerin Yemen Konferansı'nda taahhüt ettiği finansman desteğine ek olarak tıbbi ve insani yardımın ülkeye girişine acilen izin verilmesi gerektiğini vurguladı.

Diplomatik girişimlerin hızlandırılması için savaşan taraflara ve müttefiklerine çağrıda bulunan MSF, yaklaşık 15 milyon insanın temel sağlık hizmetlerine erişemediği Yemen’de 3. Seviye acil durum uygulamasının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi için de Birleşmiş Milletler’e (BM) seslendi.

Yemen Konferansı'nda MSF tarafından yapılan açıklamanın ayrıntıları ve dikkat çeken başlıkları şöyle:

“Ekonominin, temel hizmetlerin ve sosyal güvenliğin neredeyse tamamen çöktüğü bir ülkede milyonlarca insan hayatta kalabilmek için tıbbi ve insani yardıma ihtiyaç duyuyor.

Çatışmalar ve şiddet olayları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Yemenliler, güvenli olmayan ve aşırı kalabalık barınma noktalarına sığınmak zorunda kalıyor.

Gittikçe artan fiyatlar karşısında yiyecek, yakıt ve elektrik gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak hale gelen Yemen halkı, tıpkı sağlık çalışanları ve devlet memurları gibi aylardır maaşlarını alamıyor; hijyen malzemelerine ve temiz içme suyuna yeteri kadar erişemiyor. Tedavi ettiğimiz hastaların çoğu, tıpkı birlikte çalıştığımız Yemenli sağlık personelinin yakınları gibi geçim kaynaklarını ve sağlıklarını kaybetmiş durumda."

Yaralılar ve kronik hastalığı olan insanlar ise, normal şartlar altında engellenebilecek ölümlere direnemiyor; çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlıların dahil olduğu en savunmasız grupların hastalığa yakalanma riski gün geçtikçe artıyor. Bu şartlar altında insani yardım konusunda mali desteğin artırılması, ülke çapındaki çatışmaların sivillere verdiği zararı engellemek için tek başına yeterli olmayacaktır.”

Yemen’e yönelik insani yardımlar acilen artırılmalı, diplomatik girişimler hızlandırılmalı

Kamir'deki El Salam Hastanesi'nde görev yapan MSF cerrahı Dr. Ali Mahyoub, ileri seviye yanık yaralarıyla hastaneye getirilen bir çocuğun sargılarını değiştiriyor. Fotoğraf: Florian Seriex/MSF

Kamir'deki El Salam Hastanesi'nde görev yapan MSF cerrahı Dr. Ali Mahyoub, ileri seviye yanık yaralarıyla hastaneye getirilen bir çocuğun sargılarını değiştiriyor. Fotoğraf: Florian Seriex/MSF

  • Donörler Yemen’e yönelik desteklerini artırmalı, hayat kurtaran tıbbi ve insani yardımlara öncelik vermelidir. Bunun için, böylesine değişken ve zorlu bir ortamda, finansman oluşturma şartları konusunda her zamankinden daha esnek olunmalıdır.
  • Donör ülkeler mali destek konusunda taahhüt verirken, aynı zamanda savaşın Yemen halkı üzerindeki ölümcül ve yıkıcı etkilerini azaltmak için diplomatik girişimlerini hızlandırmalıdır.

Birleşmiş Milletler (BM) ise, güvenliğin hayli düşük olduğu afet ortamlarına ve acil durumlara yönelik üst düzey bir yönlendirmeyle 3. Seviye acil durum uygulamasını etkin bir şekilde hayata geçirmelidir. Aynı zamanda, halihazırda ülkede çalışan sivil toplum kuruluşları ve BM’ye bağlı kuruluşlarla işbirliği halinde sahadaki ekiplere gerekli desteği vermelidir.

Sağlık sistemi desteklenmeli, insani yardımın ülkeye girişine izin verilmeli

Haydan Hastanesi'nin hemen girişinde bekleyen ambulans, doğum komplikasyonuyla hastaneye getirilen hamile bir kadını ileri seviye tıbbi yardım için Saada'daki genel hastaneye sevk etmek için bekliyor. Florian Seriex/MSF

  • Başta sağlık çalışanları olmak üzere devlet memurlarının maaşlarının ödenmesi, Yemen’deki sağlık sisteminin bütünüyle çökmesini ve bu maaşlarla geçinen ailelerin daha büyük bir yoksulluğa sürüklenmesini engellemek için en önemli adımlardan biri olacaktır.
  • İnsani yardım kuruluşlarının ihtiyaç sahibi topluluklara erişebilmesi için gerekli desteğin sağlanması da Yemen için kritik öneme sahiptir. Limanların ve havaalanlarının yeniden açılması, uluslararası insani yardım çalışanlarının ülkeye girişinin kolaylaştırılması gerekmektedir.
  • İlaç ve gıda ürünleri gibi en temel malzemelerin girişine izin verilmeli, ihtiyaç bölgelerine sevki sağlanmalıdır.

Yurtdışından gönderilen malzemelerin girişine getirilen kısıtlamalar, gemi sevkiyatının başka noktalara yönlendirilmesi, gümrükte gecikmelere neden olan işlemler, hayati öneme sahip insani yardım malzemelerine el konulması, vize ve ülke içi dolaşım izinlerinin verilmemesi gibi birçok farklı gerekçeyle Yemen’e yönelik insani yardım girişimlerinin bilinçli bir şekilde engellenmesine son verilmelidir.

Siviller ve sivil yapılar mutlak surette korunmalı

Savaşın tüm tarafları Yemen’de sistematik ve bilinçli bir şekilde sivilleri hedef alan ve sivil halkın sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlayan bir yaklaşım içindedir.

Savaş devam ederken sayısız kez bombaların ve hava saldırılarının hedefi olan Yemen’deki hastaneler arasında MSF’nin yönetimindeki dört hastane de zarar görmüş, saldırılar sonucunda 26 hasta ve MSF çalışanı hayatını kaybetmiştir. Bu süreçte çeşitli saldırılara hedef olan ambulanslar da silah gruplar tarafından müsadere edilmiş, sağlık personeli de işe giderken yolda vurulmuş, alıkonmuş ve tehdit altında silah zoruyla çalıştırılmıştır.

Tüm bu gelişmeler ışığında bugün bir kez daha uluslararası insancıl hukuk kapsamında sağlık tesisleri ve sağlık çalışanları da dahil olmak üzere sivillerin ve sivil yapıların mutlak surette korunması, hasta ve yaralılara acil tıbbi yardım ulaştırılması konusunda savaşı sürdüren tüm tarafların ve müttefiklerinin sorumluluk üstlenmesi için çağrımızı yineliyoruz.

Yorum Yapın