Musul’un savaşta tahrip olan hastanesi yeniden hizmet vermeye başladı

MSF'nin Irak Program Direktörü Nicholas Papachrysostomou. Fotoğraf: Sacha Myers

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Irak Program Direktörü Nicholas Papachrysostomou, Musul’un doğusunda yer alan El Hansa Pediyatri Eğitim Hastanesi’ndeki MSF projesini yönetiyordu.

Papachrysostomou, geçtiğimiz günlerde Irak Sağlık Bakanlığı’na devredilen hastanedeki faaliyetleri ve Musul’daki sağlık sisteminin genel durumunu anlattı.

Musul’daki sağlık sistemi ne durumda?

Musul çok zor ve sancılı bir süreçten geçti. Sağlık hizmetine ve diğer hizmetlere erişim konusunda büyük eksiklikler var. Ekipman yok, sağlık personeli ve ilaç yok. Şehre geri dönenlerin sayısı artıyor ama hastanelerin büyük bölümü çalışır durumda değil. Şartlar gerçekten ağır.

Şehrin doğu kesimi savaştan daha az etkilendi, hayat yavaş yavaş normale dönüyor. Ama şehrin batısı yıkılmış durumda. Musul’a dönenlerin bazıları için sağlık hizmetine ulaşmak çok zor. Hastanelerin çoğu kapalı; birinci basamak sağlık hizmeti veren kliniklerin çoğu da, gerek personel sayısı gerek ekipman bakımından standartların epey altında. Ayrıca hastaların hastaneye girmek için para ödemesi gerekiyor.

Bir hastaneye girmek için 2.000 Irak Dinarı (yaklaşık 1,4 avro, 6 TL) ödemek bizler için hiç önemli olmayabilir ama şehre geri dönen biri için bu büyük bir meblağ. Geri dönenlerin tıbbi yardıma ihtiyaç duyan çocukları varsa, bu parayı ödemeyedikleri için onları tedavi ettiremeyebilirler.

Üstelik pek çok insan, taksiye veya toplu taşım aracına verecek parası olmadığından hastaneye gelmek için uzun mesafeleri yürüyerek kat etmek zorunda kalıyor. Öyle ki hastaneye gidiş-gelişi tek bir günde tamamlamak epeyce güç bir iş onlar için.

MSF ekipleri ne tür sorunlarla karşılaştı?

Savaşta tahrip olan El Hansa Hastanesi.
Fotoğraf: Sacha Myers

El Hansa Hastanesi’ne gelen insanların birçoğu ishal ve solunum yolu hastalıklarından mustarip. Kamplardan ve Batı Musul’dan gelenlerde beslenme yetersizliği de görülebiliyor. Normal yiyeceğe ulaşamıyorlar.

Şehir, IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti’nin hakimiyetindeyken tek bir kutu bebek mamasının fiyatı öyle yüksekti ki anneler bebeklerine sütü sulandırarak veriyordu. Sulandırılmış süt içen çocuklar da yeterli besin alamadıklarından kilo kaybediyordu.

Bir insanın ağır veya akut beslenme yetersizliği yaşaması durumunda ortaya çıkan birkaç farklı komplikasyon var ve bunlar ölümle sonuçlanabilir. Yetersiz beslenen insanlarda vücut bağışıklık sisteminden ödün verir; dolayısıyla enfeksiyona normal şekilde tepki gösteremez. Küçücük bir enfeksiyon, ölüme sebep olabilir.

En çok zorluk çekenler, Musul’un batı kesiminde yaşayanlar. Bu bölgede çalışır durumda olan sadece iki hastane var; bunlardan biri MSF’nin hastanesi.

Hastaneler olduğu halde sağlık hizmetlerine erişim hala önemli bir sorun çünkü geri dönen insanların sayısı şehrin bu bölümündeki sağlık altyapısının kaldırabileceğinin epeyce üstünde.

Çoğu kişi, Doğu Musul’da bulunan El Hansa Hastanesi’ne gelmesi gerektiğinde yol parası bulamadığı için gelemiyor. Takip ettiğimiz, hastaneye  mutlaka gelmeye ihtiyaçları olduğunu bildiğimiz birçok hastanın geliş gidişiyle ilgili sorunlar yaşadık. Şiddetli akut beslenme yetersizliği tedavisi gören pek çok hasta, hastanede bulunduğu süre içinde iyileşiyor, fakat taburcu olduktan sonra tedaviyi devam ettirmeye gelemiyorlardı. Uzun zaman haber alamayıp sonra yeniden gördüğümüz hastalar yine ağır beslenme yetersizliği halinde oluyordu.

MSF El Hansa Hastanesi’nde ne yaptı?

Buraya geldiğimizde tam bir kaos vardı. Hastanenin içindeki durum gerçekten şoke ediciydi. Her şey harap olmuş durumdaydı, etraf çok kirliydi, koridorlarda ve hasta odalarında yanmış eşyalar vardı.

MSF’nin buradaki saha projesi, Musul’un en büyük hastanelerinden biri olan El Hansa Pediyatri Eğitim Hastanesi’ndeki temel hizmetleri yeniden sunulabilir hale getirmeye odaklandı.

Amaçlarımızdan biri, tamamen yerle bir edilmiş olan acil servisi yeniden devreye sokmaktı. Yine yıkılmış olan yoğun bakım ünitesini baştan kurduk, pediyatri (çocuk) bölümündeki bazı odaları onardık. Ekibimiz bir beslenme programı başlattı ve hem yatarak tedavi hem de ayakta tedavi için beslenme alanları kurdu.

Bu programla, bir bölümü kamplarda veya Batı Musul’da yaşayan, uzun süre boyunca yeterli gıda alamadığından dolayı şiddetli akut beslenme yetersizliği çeken çocuklar tedavi edildi.

Musul'daki El Hansa Hastanesi'nin savaşta yıkılan ve kullanılamayan pediatri (çocuk) birimi. Fotoğraf: Sacha Myers

Biz acil servisi yeniden hizmete açınca hapishane personeli motive oldu, daha fazla temizlik ve onarım çalışması yaptılar. Bu adım hem çalışanları hem de hastaları burada daha iyi şeyler yapmaya teşvik etti, onlara umut verdi.

Hastanenin yoğun bakım ünitesi, Musul’daki yegane yoğun bakım imkanını sunuyor. Sadece dört yatağı olan küçücük bir ünite bu, ama ağır hastaların hayatta kalması için tek umut burası. Eğer bu yoğun bakım ünitesi olmasaydı, ciddi sağlık problemleri olan pek çok hasta hayatını kaybedecekti.

Biz burada temel sağlık hizmetlerinin eksikliğini gidermek, hastaneyi hem erişilebilirlik hem de verilen hizmetler bakımından daha iyi bir noktaya getirmek istedik.

İnsanların hastanedeki hizmetlerden faydalanabilmek için para ödemesi gerekiyordu ve biz bunun pek çok insanın hizmet alması önünde engel oluşturduğunu biliyorduk. Bu yüzden, çalışanların ücretsiz hizmet verebilmesi için imkan oluşturmaya, onları buna teşvik etmeye çalıştık. Karmaşık bir işti bu, hizmetlerin tamamı ücretsiz sağlanamadı, ama en azından ilerleme kaydedildi.

Bu çalışmanın devam etmesi hayati önem taşıyor. Savaşın ardından Musul’un yeniden ayağa kalkmaya çalıştığı bu dönemde, temel sağlık hizmetlerini yeniden sunmak gerçekten ölüm-kalım meselesi.

17 günlük Amran bebeğin yaşam mücadelesi

17 günlük Amran bebekle MSF doktoru Beatriz Valle ilgileniyordu. Fotoğraf: Sacha Myers

Musul’un batısındaki yerle bir olmuş bir mahallede yaşamlarını sürdürmeye çalışan 25 yaşındaki Fatima ve 28 yaşındaki Raad, Musul’daki El Hansa Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde 17 günlük bebekleri Amran’ın üzerine titriyordu. Savaş sonrası Musul’da dünyaya gelen Amran, hastaneye getirildiğinde doğumsal malformasyonu nedeniyle nefes almakta güçlük çekiyordu; nefes ve yemek borusu bitişik olduğu için yemek veya su verildiğinde besin ve sıvılar solunum sistemine kaçıyordu. Bu nedenle acilen ameliyat olması gerekiyordu.

Fakat ailesinin maddi durumu olmadığından sevk edildikleri özel hastanelere gidemiyor, gittikleri hastanelerin çoğunda ise gerekli ilaçlar ve suni solunum cihazı bulunamıyordu.

Aile, yeniden hizmet vermeye başlayan MSF hastanesine geldikten sonra, sağlık ekipleri zaman kaybetmeden Amran’ı ameliyata aldı. Ancak Amran’ın kendini toparlaması için bir süre yoğun bakımda suni solunum cihazına bağlı bir şekilde bakım görmesi gerekiyordu. Yoğun bakım ünitesi tam zamanında yeniden açılmıştı çünkü Amran yoğun bakıma alınan ilk hastaydı. Fakat ameliyatın başarılı geçmesine ve ameliyat sonrası bakımının son derece dikkatli yapılmasına rağmen Amran bebek Kasım başında hayatını kaybetti.

MSF’nin Musul ve Irak’taki çalışmaları

1991 yılından beri Irak’ta çalışan Sınır Tanımayan Doktorlar, zor durumdaki Iraklılara, sağlık hizmetlerine ulaşmakta güçlük çeken ülke içinde yerinden edilmiş ailelere ve Suriyeli mültecilere tıbbi bakım imkanı sağlıyor. MSF ekipleri Temmuz-Ekim 2017 döneminde, Musul’un doğusundaki El Hansa Hastanesi acil servisinde 2.532, yatarak tedavi bölümünde 746 hastanın tedavisine destek oldu ve beslenme yetersizliği görülen 159 çocuğu tedavi etti. Dört aylık çalışmanın ardından MSF bu hastaneyi Sağlık Bakanlığı’na devretti.

Musul’un batısında MSF’nin çalıştırdığı bir hastane daha var. Sınır Tanımayan Doktorlar Irak’ın Dohuk, Erbil, Süleymaniye, Diyala, Ninova, Kerkük, Selahaddin, Anbar, Bağdat ve Babil eyaletlerinde sürdürdüğü çeşitli saha projelerinde birinci basamak sağlık hizmetleri, beslenme programları, travma bakımı, acil ameliyat, gebelik ve doğum sonrası sağlık hizmetleri, kronik hastalıkların tedavisi ve ruh sağlığı alanında destek sunuyor. Bunun yanı sıra sağlık konusunda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütüyor.

Yorum Yapın