Musul Savaşı biteli bir yıl oldu ama kentte sağlık hizmetleri halen yetersiz

Musul'daki Nablus Hastanesi'nin pediyatri bölümü 31 yatak kapasiteli. MSF yakın zamanda yatak kapasitesini 40'a çıkaracak ve daha fazla çocuğa sağlık hizmeti sunabilecek. Fotoğraf: Louise Annaud/MSF

Musul’da IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti grubu ile Irak kuvvetleri arasındaki savaşın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçti, ancak sağlık sistemi hâlâ harap halde. Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), binlerce insan şehre dönmeye devam ederken sağlık sisteminin ihtiyaçları karşılayabilmekten uzak olduğunu ifade etti. 

9 Temmuz 2018 - Çatışmalar sırasında, Musul’daki 13 devlet hastanesinden 9’u hasar gördü ve dolayısıyla sağlık hizmeti kapasitesinde büyük bir azalma meydana geldi; hastane yatağı sayısı yüzde 70 oranında eksildi. Sağlık tesislerinin yeniden inşası son derece yavaş ilerledi; 1 milyon 800 bin nüfuslu kentte hastanelerin yatak sayısı hâlâ 1.000’in altında.

Bu, insani krizlerde sağlık hizmeti sunma alanında uluslararası düzeyde kabul gören standartların yaklaşık yarısına tekabül ediyor.

“Musul’da binlerce çocuk ve yetişkin her gün, sağlık hizmetine erişimde ciddi zorluklarla karşılaşıyor" diyen MSF Irak Program Direktörü Heman Nagarathnam bölgedeki son durumu şöyle anlattı: "Kent nüfusu her geçen gün artıyor. Sadece 2018’in Mayıs ayında Musul’a dönenlerin sayısı 46.000'di. Fakat bu arada kamu sağlık sistemi toparlanmıyor; mevcut hizmetlerle giderek artan nüfusun ihtiyaçları arasında muazzam bir uçurum oluşuyor.

Acil servis, cerrahi, onkoloji ve yanık tedavi tesislerine, ayrıca tıbbi ekipmana ve ilaçların düzenli olarak, uygun maliyetle temin edilebilmesine acilen ihtiyaç duyuluyor.

Bunların yanı sıra, yaşadıkları şiddetin ve sevdikleri insanları kaybetmenin getirdiği travmayla baş etmeye çalışan insanlar için ruh sağlığı alanında destek hizmetleri gerekiyor. Savaşta yaralanan ve iyileşmek için gereken tıbbi müdahaleyi göremedikleri için aylardır acı çeken insanlar için ameliyat, ağrı tedavisi ve fizyoterapi imkanları sağlanmalı.”

42 yaşındaki Nashwan, yemek almaya gittiği sırada keskin bir nişancı tarafından vurulmuş. Musul Savaşı'nın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, tedavisi hala sürüyor. Fotoğraf: Sacha Myers/MSF

42 yaşındaki Nashwan* 2017’nin Mart ayında Musul’da yiyecek almaya çalışırken bir keskin nişancı tarafından bacağından ve sırtından vurulmuş. O zamandan beri yaraları nedeniyle acı içinde yaşamış ve gereken sağlık hizmetine ulaşamamış.

Nashwan yaşadıklarını şöyle anlattı: “Evdeyken (...) bacağımda ve kalçamdaki ağrılar arttıkça arttı ve sonunda dayanılmaz hale geldi. Ekim 2017’de Batı Musul’daki tam teşekküllü hastaneye gittim. Orada röntgen çekip testler yaptılar ve bana çok büyük bir ameliyat geçirmem gerektiğini ama kendi ellerinde bu ameliyatı yapacak imkanın maalesef bulunmadığını söylediler.

Hayatım gerçekten çok zorlaştı. Yaram hayatımı kötü şekilde etkiledi, ailemle, çocuklarımla ilişkim bile bundan zarar gördü. Artık çocuklarımla oynayamıyorum. Çalışamıyorum, uzun zamandır hiç gelirimiz yok. Gerçekten bunalım içindeyim.”

Musul’daki tehlikeli yaşam şartları (su ve elektriğin bulunmamasından dolayı hijyen sağlanamaması, binaların hasarlı olması ve el yapımı patlayıcılarla bubi tuzaklarının varlığı) da insan sağlığı açısından risk oluşturuyor ve sağlık tesislerine duyulan ihtiyacı artırıyor.

Batı Musul’da MSF’nin hastanesinde çalışan ekipler son 12 ay içinde hastaneye geliş sebeplerinde değişim gözlemledi. Önceleri savaşla ilgili yaralanmalar daha fazlayken zamanla mayın kaynaklı yaralanmalar ve son olarak giderek daha fazla insanın şehre dönmesiyle kötü yaşam şartlarına bağlı yaralanmalar ve diğer sağlık sorunları nedeniyle hastaneye gelenler arttı.

Örneğin bu yılın Mayıs ayında acil servise gelen travma vakalarının yüzde 95’i yaşam şartlarının güvenli olmayışıyla ilgiliydi: İnsanlar üzerlerine moloz düşmesi, binaların yıkılması veya sabit olmayan yapılardan düşme gibi sebeplerle yaralanmıştı.

Nagarathnam, “Musul’da savaş biteli 1 yıl oluyor ve önümüzdeki yıl, sağlık hizmetlerine erişimi artırmak için çok daha fazla çalışılmalı,” dedi. “MSF Iraklı yetkililere ve uluslararası topluma Musul’un sağlık altyapısını acilen yeniden inşa etme, hastaların uygun fiyatlı ilaca erişimini sağlama ve sağlık tesislerini gereken donanıma kavuşturma çağrısında bulunuyor.”

* Nashwan şimdi MSF’nin Doğu Musul’daki ameliyat ve ameliyat sonrası bakım tesisinde tedavi ediliyor.

Nashwan gibi Zainab da MSF'nin Musul'daki hastanesinde tedavi görüyor. Savaş sırasında Musul sokaklarında sığınacak yer ararken yanlışlıkla patlayıcı bir maddeye basan Zainab ayağını kırmış ve çok kan kaybetmiş. Yaklaşık bir senedir, sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle kentte iyi bir tıbbi bakım imkanı bulamayan Zainab, MSF hastanesinde iyileşme sürecinde. Fotoğraf: Sacha Myesr/MSF


  • Savaştan önce Musul’da hastanelerin 3.500 yatak kapasitesi vardı. Savaşın ardından hastanelerin yatak sayısı 1.000’in altına düştü ve geçtiğimiz 1 yıl içinde bu sayıda önemli bir artış kaydedilemedi.
  • Hastane yatak sayısı, sağlık hizmet sunumunun önemli bir göstergesidir. Musul’un sağlık hizmet kapasitesi, çatışmaların sona ermesinin üstünden 1 yıl geçtiği halde hâlâ yüzde 70 eksik durumdadır.
  • MSF, Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) ve Iraklı yetkililerin verdiği rakamlara dayanarak Musul’un nüfusunun 1 milyon 800 bin kişi olduğunu tahmin ediyor.
  • İnsani yardım alanında uluslararası kabul gören asgari standartlar olan Sphere Standartlarına göre her 10.000 kişi için 10’dan fazla hastane yatağı olmalıdır: http://www.spherehandbook.org/en/health-systems-standard-1-health-service-delivery/ Oysa 1 milyon 800 bin kişiye 1000 yatak düşmesi, 10.000 kişiye 5 yatak düşmesi demek.
  • IOM, 31 Mayıs 2018 itibarıyla 072 kişinin Musul’a döndüğünü bildirdi:

http://iraqdtm.iom.int/ReturneeML.aspx (erişim 24 Haziran 2018).

  • 2018’in Mayıs ayında MSF’nin Batı Musul’daki hastanesinin acil servisine 3.557 hasta geldi. Bu kişilerin 790’ı travma vakasıydı ve travma vakalarının yüzde 95’i, insanların hasar görmüş binadan düşmesi, binanın insanın üstüne yıkılması gibi ortamın emniyetli olmamasından kaynaklanıyordu.
  • MSF 1991’den beri Irak’ta faaliyet gösteriyor ve halihazırda Anbar, Bağdat, Diyala, Erbil, Kerkük and Ninova vilayetlerinde çalışıyor. MSF’nin Batı Musul’da kadın hastalıkları ve doğum, pediyatri ve acil servis alanında uzmanlaşmış bir hastanesi, Doğu Musul’daysa savaşta yaralanmış insanlar için bir ameliyat ve ameliyat sonrası bakım tesisi var. MSF Temmuz ayında şehrin doğu ve batı yakalarında birinci basamak sağlık merkezlerinde ruh sağlığı desteği sağlamaya başlayacak.
  • MSF etnik köken, dini inanç, toplumsal cinsiyet ve siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin tarafsız olarak tıbbi yardım sunuyor. MSF bağımsızlığını korumak adına Irak’taki programları için hiçbir ülkeden veya uluslararası kuruluştan maddi destek kabul etmiyor ve çalışmalarını sadece dünyanın farklı bölgelerindeki bireysel bağışçılaın desteğiyle sürdürüyor.

Yorum Yapın