Nijerya'da altın madenciliğine bağlı kurşun zehirlenmesi

 

Zamfara eyaletinde bulunan Bagega altın işleme sahasında çalışan işçiler. Fotoğraf: Olga Overbeek

Nijerya’da Küçük Ölçekli Altın Madenciliğine Bağlı Kurşun Zehirlenmesi 2. Uluslararası Konferansı, 26-27 Haziran 2018 tarihlerinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ve Nijerya Madencilik ve Çelik Geliştirme Bakanlığı evsahipliğinde gerçekleşti.

Aralarında madencilik, çevre ve kamu sağlığı alanında Nijerya’nın ve dünyanın en önemli uzmanlarının da bulunduğu yaklaşık 400 kişi, Nijerya’da 2010’dan beri devam eden kurşun zehirlenmesi krizine çözüm bulmak için oluşturulacak ulusal stratejiye katkıda bulunmak üzere Abuja’da bir araya geldi.

Nijerya Başkan Yardımcısı Yemi Osinbajo yaptığı açılış konuşmasında, Nijerya’daki küçük ölçekli altın madenlerinde, altını çıkarmak için kurşundan yana zengin kaya kütlelerinin parçalanması, öğütülmesi ve işlenmesi sırasında çoğu kez ilkel yöntemler kullanıldığını anlattı.

Bu işlemler sırasında kurşun içeren tozlar yerleşim bölgelerine yayılabiliyor. Bu durumda, kurşuna maruz kalmanın fiziksel ve zihinsel açıdan geriye dönüşü olmayan etkilerine karşı son derece hassas olan küçük çocuklar da bu tozları soluyor.

10 yaşındaki Ibrahim, Bagega altın işleme sahasında çalışan çocuklardan biri. Buradaki görevi, parçalanan taşları öğütme makinesine atmak. Fotoğraf: Olga Overbeek

Nijerya Başkan Yardımcısı Osinbajo konuşmasında, “Küçük ölçekli altın madenciliğinden kaynaklanan kurşun zehirlenmesi sorununu çözmek için mevcut çabalar[ın] yetersiz kaldı[ğını]” kabul etti. Osinbajo ayrıca, kurşun zehirlenmesinde yeni vakaların sağtanması ve önceden temizlenmiş vakalarda yeniden kontaminasyon (kirlenme) olması karşısında Nijerya olarak “amaçlarımızı ve stratejilerimizi yeniden gözden geçirmeli, kırılgan durumdaki çocuklarımızı ve tüm toplumumuzu korumaya odaklanmalıyız” dedi.

Bu açıklamanın zamanlaması önemli, çünkü madencilik çalışmaları son yıllarda önemli ölçüde arttı. Nijerya Hükümeti’ne göre, 2016’dan 2017’ye kadar Nijerya’nın maden ithalatında yüzde 565 artış kaydedildi ve ithal edilen maden ürünlerinin yüzde 90’ı küçük ölçekli madencilikle elde edilmişti.

 

Nijerya Başkan Yardımcısı Osinbajo sözlerine şöyle devam etti: “Nijerya maden zenginliklerini paylaşma yolunda ilerlerken, bu işi sağlığımıza ve çevremize zarar vermeden yapmaya dikkat etmeli, bunu sağlamalıyız. Burada yoksulluktan ölmekle kurşun zehirlenmesinden ölmekten ibaret iki seçenek olduğunu söyleyenler, umut kırıcı bir çarpıtmada bulunuyor. Eğer gereken tedbirleri alır ve doğru ekipmanı temin edersek, küçük ölçekli madencilik ve bunun getirdiği zenginliklerden faydalanmak da mümkün olur. Hiçbir ülke, ekonomik gelişme ve zenginleşmenin faturasını halkının sağlığı ve mutluluğuyla ödememelidir.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Nijerya’nın Zamfara Eyaleti’nde Mart 2010’da sadece 6 ay içinde 400’den fazla çocuğun ölümüyle kurşun zehirlenmesinden ilk defa şüphe edildiğinden beri Nijerya’da kurşun zehirlenmesi vakalarının tedavisini yapıyor.

MSF Zamfara’daki kurşun zehirlenmesi olayını kontrol etme çalışmalarını sürdürürken Nisan 2015’te Nijer Eyaleti’nde yeni bir zehirlenme vakasında iki kişi hayatını kaybetti.

Bugüne kadar 6 binden fazla çocuk kurşun zehirlenmesine karşı MSF tarafından tedavi edildi. Nijerya Hükümeti de 10 köyde kurşunla kirlenmiş toprakları ve maden işleme artıklarını yerleşim alanlarından kaldırma işlemini (çevre ıslahını) üstlendi. Ancak ne yazık ki ilk çevre ıslah işlemlerinin ardından, daha önce güvenli olduğu kabul edilen bazı alanlar elle/küçük ölçekli güvenli olmayan madencilik ve işleme faaliyetleri nedeniyle yeniden kirlendi.

Bagega altın işleme sahasında çalışan işçilerden biri, elinde tuttuğu altın - cıva alaşımını gösteriyor. Fotoğraf: Olga Victorie/MSF

Kurşun zehirlenmesinin engellenmesi konusunda daha proaktif bir yaklaşım izlemeye karar veren MSF, Nijerya Madencilik ve Çelik Geliştirme Bakanlığı ve dış ortak OK International, kurşun zehirlenmesine maruz kalan topluluklarda daha güvenli madencilik uygulamalarını teşvik eden pilot programlar tasarladı ve uygulamaya koydu.

Bu programlarda, iş sağlığınu geliştirme ve çevre kirliliğini kaynağında öğrenme alanında daha önce yapılmış müdahalelerden çıkarılan dersler dikkate alınıyor. Programlarda şimdiye kadar, toplum temelli yaklaşımlarla kurşun zehirlenmesini azaltma konusunda kayda değer başarı elde edildi.

Hem uluslararası alanda, hem de Nijerya’daki deneyim ve uzmanlıklardan faydalanılan konferansta çevre idaresi ve çevreye uyum, kurşun zehirlenmesi alanında halk sağlığı müdahaleleri, küçük ölçekli altın madenciliğinde güvenli uygulamalar-iyi örnekler, bakanlıklar ve kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon konularında konuşmalar yapıldı.

Zamfara eyaletindeki Tungan Daji kasabasında hizmet veren MSF kliniğinde kan testi yapılıyor. Kandaki kurşun oranını tespit etmek için yapılan bu testler, kurşun zehirlenmesine maruz kalan çocukların tedavisi edilmesi için gerekli. Fotoğraf: Olga Overbeek

Kapanış konuşmasını yapan MSF’nin Program Yöneticisi Benoit de Gryse, üst düzey katılımcıların tespit ettiği iki temel önceliği vurguladı: 1) Devletin ve geleneksel liderlerin öncülüğünde Zamfara ve Nijer eyaletlerinde yapılan çalışmanın devamı, 2) Yeni zehirlenme vakalarını engellemeye dönük stratejiler.

Gryse, “Bu 8 sene içinde gördüğümüz gibi, kurşun zehirlenmesi kolay çözülebilen bir konu değil,” dedi. “Ama şunu da gördük ki, doğru önlemler alındığı zaman tıbbi müdahaleye gerek olmuyor. Toplumun katılımını sağladığımız, güvenli madencilik ve çevre sağlığu için çaba gösterdiğimiz Nijer Eyaleti’nde öğrendiğimiz bu oldu. Bunun devamını ülke ve eyalet düzeyinde bakanlıklar arası komisyonlar sağlayacaktır.”

Konferans hakkında daha fazla bilgi için www.nigerialeadconf.com adresine bakabilirsiniz.

Yorum Yapın