Orta Afrika Cumhuriyeti: “Boğazımı tamamen kesmediği için hayatta kaldım”

Kilise çevresinde kalan kadınlar gün boyunca dışarı çıkarken erkekler saldırıya uğramak korkusuyla içeride kalmayı tercih ediyor. MSF, buradan hastaneye sevk edilmesi gereken hastalara destek oluyor. Fotoğraf: Lali Cambra

19 Haziran'da siyasi-askeri gruplar ve Orta Afrika hükümetleri arasında imzalanan barış anlaşmasına rağmen, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin birçok kentinde çatışmalar devam ediyor. Ülkenin ortasında yer alan Alindao da bu şehirlerden biri. Alindao’da 100'ün üzerinde insan hayatını kaybederken binlerce insan da yerinden edildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), acil durum ekibiyle birlikte çatışmaların şiddetlenmesinden bu yana bölgedeki hastaneyi ve yerel sağlık merkezini destekliyor. Aynı zamanda 7.000’den fazla çocuğun aşılanmasının hedeflendiği bir aşı kampanyası yürütüyor.

2013 ve 2014’te yaşanan çatışmalar sırasında yerle bir olan Orta Afrika Cumhuriyeti, yeni bir şiddet döngüsünün içine girmiş durumda. MSF'nin çalıştığı Alindao’da ise durum son derece gergin.

Geçtiğimiz hafta öz-savunma grupları uçak pistini ele geçirip 15 binden fazla insanın sığındığı Katolik misyona girip şehre saldırı düzenlemeye çalıştı. Bu gruplar ayrıca BM Orta Afrika Cumhuriyeti Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSCA) ile de karşı karşıya geldi. Bu son hafta içerisinde Alindao’nun yalnızca 20 km dışındaki çevre köylerde de çatışmalar yaşandı.

“Öldüğümü sanmıştım ama boğazımı tamamen kesmediği için nefes almaya devam ettim ve hayatta kaldım”

Alindaolu Anga, Bambari hastanesinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından tedavi ediliyor. Silahlı gruplar tarafından saldırıya uğrayan Anga'nın boğazı kesilmişti. Anga, iki gün ormanda saklandıktan sonra Alindao'ya varmış ve sonrasında Bambari hastanesine getirilmişti. Fotoğraf: Carmen Rosa

Alindao’da doğup büyümüş bir Hıristiyan olan 32 yaşındaki Anga şehrin mezbahasında çalışıyordu. Anga, 11 Mayıs 2017’de saldırıya uğradıktan sonra Alindao’ya altı saat uzaklıkta bulunan Bambari’deki hastaneye sevk edildi. Burada MSF ekipleri tarafından tedavi edilen Anga’nın boğazı kesilmişti. Anga mucizevi bir şekilde hayatta kaldı.

Şimdi kendini biraz daha iyi hisseden Anga; bize 8 Mayıs tarihinde Alindao, Bangassou ve Bria’da neler yaşandığını anlattı.

“Saat sabah yediydi. Mezbahaya girmek üzereyken silah sesleri duydum. Sesler durulmayınca uzaklaşıp Hristiyan Banda (Banda şehrin bu kısmındaki en büyük etnik grup) bir arkadaşımın evine sığındım. Silah sesleri bitene kadar burada kalırım diye düşünmüştüm, ama kısa süre sonra Fulani kabilesini destekleyen Müslümanların Bandaların evlerini kapı kapı gezmeye başladıklarını gördüm. Önce kadın ve çocukların çıkıp ormana kaçmalarını söylediler, sonra da erkeklerin peşine düştüler.

Sığındığım arkadaşımın evinde birçok erkek vardı. Kapıyı açıp ateş etmeye başladılar, bir mermi başımı sıyırıp geçti. Evdeki herkes öldürüldü.

Saldırganlar toplamda 12 kişiydi, ama sadece ikisi askeri üniforma giyiyordu. Hepsini tanıyorum. Kendimi mermilerden korumak için yere yatmıştım. Bir tanesi bana yaklaşıp bir bıçakla boğazımı kesti. Öldüğümü sanmıştım ama boğazımı tamamen kesmediği için nefes almaya devam ettim ve hayatta kaldım.

Sonra gittiler ama tekrar geri dönüp ateş etmeye devam ettiler. Öldürdükleri insanların ceplerini karıştırdılar, benimkini de. Ölü taklidi yaptım. Çok kan kaybetmiştim. Evden çıktıklarında gözlerimi açtım ve evi ateşe vermeye başladıklarını gördüm. Ayağa kalktım ve ormana doğru kaçmaya başladım. Ölen arkadaşlarımı orada öylece bırakmak zorunda kaldım.

Benim gibi kaçan insanlarla birlikte ormanda 48 saat geçirdim. Sonra kendimi toparlayıp Alindao’da Hristiyan mültecilerin sığındığı Katolik kilisesine gitmeyi denedim. Uluslararası Kızılhaç oraya gelip en ağır vakaları Bambari’deki hastaneye ulaştırdı.

2013 yılında ailemin neredeyse tamamı Bria, Bangui ya da Bangassou’ya kaçmıştı. Eşim ve dört küçük kızım hala Alindao’da. MINUSCA, saldırıdan ancak günler sonra Katolik kilisesindeki mültecileri korumak için geldi. İyileştiğimde Alindao’ya dönüp ailemi buraya, Bambari’ye getirmek istiyorum.

Alindao’da 2014’ten bu yana bu tip saldırılar olmuyordu ama bugün yaşananlar sürpriz değil. Müslüman yetkililerle yaşanan anlaşmazlıklar sonrasında Fulani kabilesinin buraya gelmesinden bu yana çok daha kırılgan bir durum ortaya çıkmıştı."


MSF acil durum ekibi (EURECA – Orta Afrika acil durum ekibinin Fransızca kısaltması), son haftalarda çatışmaların ortaya çıkmasından bu yana Alindao’da faaliyet gösteriyor. MSF, ağır vakalar ve savaş yaralıları konusunda hastaneyi destekliyor.

Aynı zamanda Katolik misyonun yanında bulunan sağlık merkeziyle işbirliği halinde hastaneye sevk edilmesi gereken hastalara eşlik ediyor, çünkü yerinden edilen insanların çoğunun hastaneye ulaşmak için şehir merkezinden geçmeleri gerekiyor, ancak hastalar saldırıya uğramaktan korkuyorlar.

Sağlık ekiplerine yüksek sayıda yaralıya müdahale etme konusunda eğitim de veren MSF, bir yandan 7.000’in üzerinde çocuğun aşılanmasını hedefleyen bir aşı kampanyası yürütüyor. Bu aşı kampanyası kapsamında çocuklara pentavalan ve kızamık aşısı yapılacak.

Yorum Yapın