“Artık kimse beni istismar edemez”

MSF'nin Kamrangirchar'daki kadın sağlığı kliniğinde psikolojik destek alan Saliha, 2016'da MSF'nin bu bölgede ruh sağlığı desteği verdiği 535 kadından biri. Fotoğraf: Jessica Gutch/MSF

Bangladeş’te cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağduru kadınlara verilen psikolojik danışmanlık

Bangladeş’in başkenti Dakka’nın kalabalık gecekondu mahallesi Kamrangirchar’da, uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) bir kadın sağlığı kliniği var. Kliniğe başvuranlardan biri de Saliha.

Öğle sıcağında hızlı hızlı konuşan Saliha, “Eskiden başka kadınlara yardım etmeye cesaretim yoktu, çünkü eşimden korkuyordum” diyor. “Ama şimdi bütün korkularımı aştım.”

MSF’nin bu kliniği, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet görmüş kadınlara destek sunuyor. Tanımadığı insanların saldırısına uğrayan kadınlar da buraya gelebiliyor elbette, ama Kamrangirchar’da şiddet ve cinsel istismar demek, kadına evde eşi ya da ailesinin başka bir üyesi tarafından yapılanlar demek.

Klinikte psikolog olarak görev yapan Mitu, burada eşinden ya da ailesinin diğer üyelerinden şiddet gören pek çok kadının, uğradığı şiddet nedeniyle ruh sağlığı konusunda sıkıntılar yaşadığını, bazılarında intihar eğilimi görüldüğünü anlatıyor.

Saliha da bunları yaşamış: “Eşim bana kızdığı zaman beni evden atıyordu. Sürekli dayak yiyor ve hakarete uğruyordum. Çok defa intiharı denedim. Aileme bunları anlatamadım, çünkü bu benim evliliğimdi.”

Saliha iyi bir öğrenciymiş ama eşi onu okulu bırakıp çocuk yapmaya zorlamış. Saliha çocukları olunca eşinin değişeceğini düşünürken, hamileliğinde dahi şiddet dinmemiş. Onu en baştan beri istemeyen kayınvalidesi ise yiyecekleri saklayarak Saliha’yı aç bırakıyormuş.

Fiziksel şiddet duygusal ve ekonomik istismarla bir arada

Mesele fiziksel olarak şiddet görmekten ibaret değil; işin içine duygusal istismar, kontrol, zorlama ve ekonomik istismar da giriyor.

Bangladeşli kadınlarla yapılan kapsamlı bir araştırma, kadınların yüzde 72’sinin son 12 ay içinde, birlikte olduğu kişiden bir biçimde şiddet gördüğünü ortaya koyuyor.[1] Bangladeşli erkeklerle yapılan bir çalışmada ise, görüşülen erkeklerin yüzde 61’inin “bir kadının dayağı hak ettiği zamanlar vardır” ifadesine kesinlikle katıldığı görülüyor.[2]

Yaygınlığına rağmen şiddet, kadınların konuşmaktan kaçındığı bir konu. Pek çoğu ekonomik özgürlüğe sahip değil, ailelerinin de onlara destek olacak maddi gücü yok. Paranın dışında, boşanmış bir kadın olmak da kolay değil.

Kamrangirchar’daki programda ruh sağlığı görevlisi olarak çalışan Cindy, insanların “Hiçbir şey değişmeyecek, bu danışma hizmetini alsak da aynı şartlara döneceğiz” dediğini aktarıyor. Oysa psikolojik destek, Saliha gibi kadınların hayatını değiştiriyor:

Geçirdiğim ruhsal travma bitti artık, diyor Saliha. “Kliniğe gelerek her gün yediğim dayağa son verme gücünü kazandım. Eşimin istismarına karşı ne yapacağımı öğrendim."

Bu yıl Kamrangirchar’da şiddete uğrayan yaklaşık 600 kadın psikolojik danışmanlık hizmetinden faydalandı. Kadınların, yaşadıkları üzerine konuşacak bir alan bulması bile değerli. Çünkü bu tür temaslar olmadığında, uğradıkları şiddet nedeniyle günlük hayattan kopabiliyorlar.

Şiddet çocukları da olumsuz etkiliyor

Depresyon ve anksiyete evde başka sorunlara da yol açıyor. Şiddet gören kadınlar çocuklarına şiddet uygulayabildiği gibi, annelerinin gördüğü şiddete tanık olan çocuklar da bundan olumsuz etkileniyor. Cindy şöyle diyor: “Çocuklar bundan, bizzat kendileri şiddet görmüş gibi etkileniyor. Büyüdüklerinde onlar da aynı şeyleri sürdürmeye yatkın oluyorlar.”

Saliha ise, eşinin onu küçük kızının gözü önünde dövdüğü günleri şöyle anlatıyor: “Kızım daha küçücük, diyordum. Bu çocuk neyi öğreniyor böyle? O da büyüyünce benim gibi mi olacak? Ben çocuğumun bu ortamda büyümesini istemiyorum."

"Biz burada eskiden ‘Nereye gideceksin ki? Babamızın evine dönemeyeceğimize göre bu işkenceye katlanmaktan başka çare yok’ derdik. Şimdi bambaşka düşünüyorum. Kadınların bununla mücadele edecek gücü var. Neden kocasının baskısına, zorbalığına katlanmak zorunda olsun? Kadınların zihniyetini değiştirmek çok önemli. Kadınların artık öne çıkması, güçlerini erkeklere de göstermesi gerek.”

[1] http://evaw-global-database.unwomen.org/en/countries/asia/bangladesh/2015/report-on-violence-against-women-vaw-survey-2015

[2] http://bangladesh.unfpa.org/en/publications/preliminary-finding-mens-attitude-and-practices-regarding-gender-and-violence-against

Yorum Yapın