Suriye'deki savaş binlerce çocuğu aşısız bıraktı

Pratisyen hemşire Sara Ferrer, MSF’nin Halep’teki tıbbi yardım projelerinin koordinasyonundan sorumlu.

Suriye’nin birçok bölgesinde çocuklar önlenebilir hastalıklara karşı geliştirilen aşılardan yoksun. Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Halep’teki tıbbi yardım projelerinin koordinatörü hemşire Sara Ferrer bu durumun yarattığı riskleri aktarıyor.

Suriye’deki çocukların aşılanması neden bu kadar önemli?

Suriye’deki savaş büyük bir yıkım yarattı, ancak savaşın yarattığı bazı sonuçları yeterince konuşmuyoruz. 2012’de çatışmaların yoğunlaşmasından bu yana Suriye’de doğan çocukların çoğuna gerekli aşılar yapılmadı, bu gerçekten çok üzücü.

Kitlesel yerinden edilmeler sağlık yetkililerinin ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) bu konuya öncelik vermesini engelledi ya da aşı konusuna yeterli kaynak ayrılmadı.

Şanslı olan çocuklar bir ya da iki kez aşılandı. Suriyeli çocuklara kızamık, kızamıkçık, tetanos ve zatürre gibi önlenebilir birçok hastalık için aşı yapılmadı. Suriye’de savaş başlamadan önce çocukların çoğuna aşı yapılıyordu. Ancak şu anda özellikle muhalif güçlerin kontrolünde olan bölgelerde aşı yapılmamış çocuklar sorunuyla karşı karşıyayız.

Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) kontrolündeki bölgelerden kaçmış olan çocukların sağlık durumunu takip ettik. Bu çocukların çoğunun aşılanmadığını biliyoruz ama aşılanmama sorununun ne boyutta olduğunu söyleyemiyoruz.

Defalarca izin talebinde bulunmamıza rağmen Suriye hükümetinin kontrolü altındaki bölgelerde çalışamıyoruz. Bu bölgelerde çalışan bazı sağlık yetkililerinden edindiğimiz bilgiye göre bazı aşı faaliyetleri yürütülüyor.

Çocukların yakalandıkları hastalıklar belgeleniyor mu? Hastalıkların görülme oranı ne boyutta?

Kızamık, menenjit ve zatürre vakaları belgelendi, ancak bizim birleştirilmiş veriye ihtiyacımız var. EWARN (sağlık yetkililerine raporlama yapan Erken Uyarı Sistemi) ülkenin tamamında (Rakka, İdlib, Halep, Şam’ın kırsal bölgeleri, vs.) hastalıklar görüldüğünü belirtiyor. Bildiğimiz kadarıyla şu anda hastalıkların görülme oranı düşük bir seviyede.

Bağışıklama programlarının eksikliği ve kitlesel yerinden edilmeler büyük riskler yaratıyor. Bahsettiğimiz hastalıkların bazıları hava yoluyla bulaşıyor, yani bazı hastalıkların salgın haline geldiği ve kontrol edemediğimiz durumlarla karşı karşıya kalabiliriz.

İnsanlar kışın soğuktan dolayı yer değiştirmemeyi seçiyor. Havalar düzelmeye başlayınca insanların terk ettikleri bölgelere geri dönmeleri beklenebilir, çünkü Halep ve El Bab gibi bazı bölgelerde çatışmalar sona erdi ya da durum sürekli değişiyor.

MSF çocukların aşılanması konusunda ne gibi çalışmalar yapıyor?

MSF’nin yürüttüğü Al Salamah Hastanesi’nde (Azez, Halep) birkaç senedir haftada bir aşılama yapılmasını içeren bir Genişletilmiş Bağışıklama Programı (EPI) uyguluyoruz. 2016 Temmuz ayında, ülkenin kuzeyinde hastalıkların ortaya çıkması riskine karşı yerinden edilmiş kişilerin (IDP) kaldığı kamplara ekipler gönderdik. Çalıştığımız bölgede yaklaşık 200.000 kişi yaşıyor; bunun %17’sini (34.000) 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Aşı programı 3 turdan oluşuyor. Bu konuda diğer insani yardım çalışanlarıyla işbirliğimizi sürdürüyoruz.

MSF ekipleri aşıları tedarik ediyor, soğuk zincir ilaçların izlemesini yapıyor ve aşıları uygulayan ekiplere eğitim veriyor.

2016 yılında 2 kızamık aşısı kampanyası yürüttük. En yakın tarihli kampanyamız ise Şamarik’teki IDP kampında 7 hastalık vakası görülmesi üzerine 2017 Ocak ayında gerçekleşti. MSF tarafından başlatılıp Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve yerel sağlık dernekleri tarafından desteklenen bu aşı kampanyası kapsamında 12 gün içerisinde 15 yaşın altındaki 6.540 çocuğa aşı yapıldı; yani hedef gruba %93 oranında ulaştık.

Şu anda bu çalışmayı farklı bölgelere nasıl taşıyabileceğimiz üzerine çalışıyoruz. Aktif olduğumuz noktalardan Kuzey Halep’in 3 bölgesinde 5 yaşın altındaki 143.000 çocuk olduğunu tahmin ediyoruz.

Aşılama konusunda ekiplerimiz ne tip sorunlarla karşılaşıyor?

Zaman zaman bölge halkının tepkisiyle karşılaştık. Tam da bu nedenle annelerle konuşup önleyici tedbirler konusunda bilgilendirme yapan saha sağlık ekiplerinin yaptığı iş büyük önem taşıyor. Genellikle ekiplerimiz olumlu karşılanıyor. Çok çocuklu ve aşı yaptırmış aileler aşı ihtiyacını anlıyor.

Suriye’de aşı çalışması yürüten kurumların sayısı neden bu kadar az?

Aşı programı yürütmek büyük bir insan kaynağı ve bütçe gerektiriyor. Aşıların getirilmesi ve bozulmamaları için soğuk zincirde saklanması da ayrı bir zorluk. Örneğin Halep’te başımıza gelen buydu. 2016 Temmuz-Aralık boyunca kuşatma nedeniyle aşılama yapamadık. Aşıların bozulmamasını güvence altına alacak uzman bir çalışanımız da yoktu.

Peki ne yapılmalı?

Dünya Sağlık Örgütü, diğer BM ajansları ve sağlık kurumlarının geniş bir aşı kampanyası yürütülmesi konusunda baskı yapması gerektiğine inanıyoruz. Bazı adımlar atılıyor, örneğin Hama ve İdlib’de 1 yaşın altındaki çocuklar için bağışıklama programı başlatıldı, ancak daha fazlası yapılmalı. Suriyeli çocuklar belirsiz ve zorlu bir gelecek karşısında daha fazla korunmayı hak ediyor.


Genişletilmiş Bağışıklama Programı (EPI) kapsamında MSF Temmuz 2016-Şubat 2017 arasında Halep’in 4 bölgesinde 5 yaşın altında 35.907 çocuğu aşıladı. Buna ek olarak, 15-45 yaş arası 5.733 çocuk sahibi kadına tetanos aşısı yapıldı. MSF, Halep dışında da birçok bölgede aşı çalışmaları yürütmeye devam ediyor.  

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Türkiye ve Suriye’deki faaliyetleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için Suriye Krizi 2016 MSF Faaliyet Raporu’nu okuyabilirsiniz.

Yorum Yapın