MSF: Trans Pasifik Ortaklığı Küresel Sağlığı Tehdit Ediyor

MSF138325

Uluslararası AIDS Konferansı sırasında Malezya'da TPP'ye karşı düzenlenen gösteride insanlar ilaçların erişilebilir fiyatlarda kalması için sesini yükseltiyor.

İhtiyaç duyulan temel ilaçlara erişimi tamamen engelleyecek olan, ABD’nin üzerinde anlaşmaya varmaya çalıştığı tehlikeli şartlar tüm hükümetlerce reddedilmelidir.

23 Temmuz 2015 - Sami Siva

Maui/New York – Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bugün Hawaii’de yeniden başlayan Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) müzakereleri sırasında ticari delegelere seslendi. Yüksek ilaç fiyatlarıyla insanların ilaçlara erişimini engelleyecek ve milyonlarca insanın sağlığını tehlikeye atacak olan TPP anlaşmasının ilgili hükümlerinin, anlaşmadan çıkarılması çağrısında bulundu. Maui Adası’nda gerçekleştirilen görüşmelerin, anlaşmaya varmadan önceki son müzakere turu olabileceğine dair verilen sinyaller MSF’yi yeniden harekete geçirdi.

ABD ile Pasifik Okyanusu'na kıyısı olan diğer 11 ülke arasında müzakere edilen Trans Pasifik Ortaklığı, mevcut haliyle onaylandığı takdirde, küresel sağlık açısından yıkıcı sonuçlar ortaya koyacaktır. Anlaşma bu haliyle uygulamaya konulduğu takdirde, ilaçlar için yeni bir patent ve düzenleme tekelini de beraberinde getirecektir. Bu durum ise, ilaçların fiyatını yükseltirken, jenerik (patent dışı) ilaç fiyatlarının düşmesini sağlayan mevcut rekabeti azaltacaktır.

800 milyondan fazla insanın hayatı ilaçların erişilebilir olmasına bağlı

Son gelişmelerle ilgili açıklama yapan MSF Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası Direktörü Manica Balasegaram, "Bugüne kadar konuyla ilgili sesimizi olabildiğince yükselttik ve şimdi bir kez daha tekrar ediyoruz: Trans Pasifik Ortaklığı, ilaçların herkes tarafından erişilebilirliğini riske atan, son derece tehlikeli bir anlaşmadır” dedi.

Balasegaram sözlerine şöyle devam etti: "Sağlık Bakanlıkları’nın, MSF gibi insani yardım kuruluşlarının ve ABD hükümetince desteklenen küresel sağlık programlarının tıbbi destek hizmetlerini sürdürebilmesi, ilaçların erişilebilir ve uygun fiyatlı olmasına bağlıdır. MSF; konuyla yakından ilgilenen diğer oluşumlar, uzmanlar ve hatta müzakere sürecinde yer alan ülkelerle birlikte ABD temsilcilerini defalarca uyarmıştır. Fakat ABD, tüm bu uyarılara rağmen ve TPP ülkelerinde uygun fiyatlı eşdeğer ilaçlara gereksinimi olan 800 milyondan fazla insanın hayatı pahasına, yalnızca ilaç firmalarının yararına olan bu hükümleri diretmeye devam etmiştir.”

Kamu sağlığını tehdit eden iki koşul: Patent Evergreening ve Veri Koruma

TPP anlaşmasındaki en sıkıntılı düzenlemelerden biri, "aynı ürünün farklı türleri için birden fazla patent koruması alınması" anlamına gelen “süresiz patent koruması” (patent evergreening) uygulamasıdır. Bu madde, hastalara faydası olup olmadığı gözetilmeksizin, varolan ilaçlarda yapılan herhangi bir değişiklik sonucunda, TPP dahilindeki hükümetlerin ilaç firmalarına ek patentler vermesini zorunlu kılacaktır.

ABD temsilcileri aynı zamanda, aralarında multipl skleroz (MS) ve kanser gibi hastalıklarda kullanılacak olan aşı ve ilaçların da olduğu biyolojik ilaçlar için, 12 yıllık "veri koruma" koşulunu ısrarla kabul ettirmeye çalışmaktadır. Veri koruma, hükümet nezdindeki düzenleyici kurumların, ilaç fiyatlarının düşmesini sağlayan jenerik rekabeti azaltmasına ve bu ilaç firmalarının daha önceden elde edilmiş klinik verilerle pazara girmesini engellemesine neden olacaktır.

İlaç firmaları bu koşullar altında istediklerini elde ettikleri takdirde, marka ismi taşıyan ilaçlar ve aşılar, çok uzun bir süre boyunca doğrudan rekabet ile karşılaşmayacaktır. Buna karşılık hastalar, TPP ülkelerinde ikamet eden insanlar ve MSF gibi sağlık hizmeti sağlayan kuruluşlar, gereksiz yere yüksek ilaç fiyatlarıyla mücadele etmek durumunda kalacaktır.

Genişletilmiş tekellere yol açacak tehlikeli hükümler düzeltilmelidir

ABD delegelerince talep edilen koşulların, ABD hükümetinin küresel sağlık konusunda geçmişte verdiği sözlerle uyuşmadığını belirten MSF Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası ABD Direktörü ve Politika Danışmanı Judit Rius Sanjuan, 2007 yılında ABD’nin imzaladığı sözleşmeyi hatırlattı. Bu sözleşme, gelişmekte olan ülkeler ile yapılması planlanan serbest ticaret sözleşmelerinde halk sağlığını koruyan temel tedbirlerin yer alacağını taahhüt ediyordu.

Sanjuan konuyla ilgili olarak yaptığı ayrıntılı açıklamada şunları söyledi:

ABD, hükümetlerden, yalnızca çok uluslu ilaç firmalarına fayda sağlayacak olan bir dizi ticari kuralı hayata geçirmelerini talep ediyor. Oysa bu kurallar, yıllardır ilaçların olumlu etkisini gören hastaların, bundan böyle ilaç sektöründeki gelişmelerden uzun yıllar boyunca gerektiği gibi faydalanamamasına neden olacak.

TPP müzakerelerinde ABD’nin oluşturmaya çalıştığı genişletilmiş tekeller, yalnızca kamu sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmuyor, aynı zamanda somut birer sorumsuzluk örneği olarak karşımızda duruyor.

Ticari politikaları çerçevesinde kamu sağlığını gözeteceğine dair verdiği taahhütleri yerine getirmeyen ABD, şimdi de TPP aracılığıyla, ülkelerin kamu sağlığı ihtiyaçları ve ticari çıkarları arasında denge kurma haklarını ellerinden alıyor. İleride diğer ticari sözleşmelerde emsal niteliği taşıyabilecek olan bu durum, uluslararası ticaret kurallarının temelini oluşturan bu hakkı görmezden geliyor.

İçinde bulunduğumuz hafta, TPP’nin yol açacağı potansiyel yıkımın etkilerini azaltmak için delegeler açısından son şans olabilir. Bu nedenle Sınır Tanımayan Doktorlar olarak hükümet delegelerinden, ilaçlara erişimi koruma altına almalarını ve TPP’de yer alan konuyla ilgili tehlikeli hükümleri düzeltmelerini talep ediyoruz.

Yorum Yapın