Tüberküloz hastaları iyileşme öyküleriyle umut aşılıyor

Tüberküloz (verem, TB) her yıl yaklaşık 1,7 milyon insanın hayatını almaya devam ediyor. Bu, her 18 saniyede bir kişi demek. 

Hava yoluyla bulaşan bu akciğer hastalığı halen dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıkları arasında yer alıyor. Oysa gelişmekte olan ülkelerde milyonlarca insanın sağlığını ve yaşamını tehdit eden tüberküloz önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık. Etkili tanı ve tedavi yöntemleri, tüberküloza bağlı ölümlerin önüne geçebiliyor.

Tacikistan'dan Güney Afrika'ya kadar dünyanın farklı ülkelerinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından tedavi edilen tüberküloz hastalarının iyileşme öyküleri, umut vadeden örneklerden yalnızca birkaçı.

Mijgona, Tacikistan

18 yaşındaki Mijgona, MSF'nin Tacikistan’daki pediyatrik tüberküloz (verem) tedavi programında sağlığına kavuşan çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarının ilki. MSF bu sevindirici haberi kutlamak için bir parti düzenledi. Mijgona parti sırasında, tüm verem hastalarını tedavinin zorluklarına rağmen sonuna kadar devam etmeye teşvik eden, onlara umut veren bir konuşma yaptı.

17 Eylül 2013, Duşanbe, Tacikistan. Fotoğraf: Wendy Marijnissen.

Tüberküloz hastalarının önünde uzun süren ve meşakkatli bir tedavi programı var. Fakat eğer yakalandıkları hastalık çok ilaca dirençli tüberküloz (ÇİD TB) ise, yeniden sağlığa kavuşmanın yolu daha uzun sürebiliyor. Bunun sebebi, daha önceki verem hastalığının eksik veya yanlış tedavisinden ötürü vücutta gelişen çok ilaca dirençli tüberkülozun, en yaygın kullanılan birinci basamak tedavi seçeneklerine cevap vermemesi.

Çok ilaca dirençli tüberküloz, şimdiye dek görülmemiş bir hızla artan vakalar yüzünden ve bu son derece bulaşıcı hastalığın kimi zaman çok ilaca dirençli haliyle kişiden kişiye geçmesi nedeniyle günümüzün en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak görülüyor. Buna rağmen bugüne kadar hastalığın tanı ve tedavisine yönelik atılan adımlar, özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarına daha iyi tedavi seçenekleri sunmak bakımından muğlak ve etkisiz kaldı.

En fazla göz ardı edilenlerse, çok ilaca dirençli tüberküloz hastası çocuklar. Asya’nın en yoksul ülkelerinden biri olan Tacikistan’da Sınır Tanımayan Doktorlar çocuklar için bir tüberküloz programı yürütüyor.

Jayna, Çeçenistan

Üç çocuk annesi, 31 yaşındaki Jayna MSF’nin başlattığı programda yaygın ilaca dirençli tüberküloz tedavisini tamamladı.

8 Ağustos 2017, Grozni, Çeçenistan, Rusya Federasyonu. Fotoğraf: Lana Abramova

Jayna’ya 2008’de tüberküloz teşhisi konmuş ve o tarihten itibaren hastalığı birkaç defa nüksetmişti. Rusya Federasyonu’nun Saratov kentinde yaşayan Jayna’ya 2013’te burada yaygın ilaca dirençli tüberküloz teşhisi kondu ve 2015’te Grozni’de Bedaquiline ilacıyla yeni tedavi rejimine başlandı.

Jayna iyileşmekte olduğunu daha ilk haftadan hissetti; tedavisi boyunca umudunu ve iyimserliğini hep korudu. Tedavi süresince koğuştaki diğer hastaları da tedaviye devam etme yönünde motive eden Jayna bu sırada boncuktan ağaçlar yapmaya başladı.

“Hastanedeyken, gizli kalmış bir yeteneğim olduğunu fark ettim. Boncuktan ağaçlar yapıp satıyorum. Ayrıca resimlerin üstüne boncukla işlemeler yapıyorum ve bu işi çok seviyorum. Yürekten severek yaptığım boncuk işlerim bana kendimi ifade etme imkanı veriyor. Benim için ürettiklerimi satmaktan daha önemlisi, bu yolla başka bir insanı mutlu edebilmek. Bu ağaç sevgiyle yapıldı ve öyle olduğu hissediliyor. Çünkü biz, ‘Her şeyde yaşamın soluğu vardır’ deriz. Bu tedavi programını hazırlayan, uygulayan herkesten Allah razı olsun. Sayenizde buradayım; çocuklarımın, eşimin, ailemin yanındayım. Allah size de sağlık, mutluluk versin. Güçlükleri gözünüzde büyütmeyin, sizden daha kötü durumda olanlar olduğunu unutmayın. Hastalığımızın çaresi olduktan sonra elbet iyileşiriz.”

Elizabeth, Kenya

Elizabeth önce soğuk algınlığı olduğunu, yakında iyileşeceğini düşündü. Ama çeşitli öksürük şurupları kullanmasına rağmen aylar boyunca iyileşemedi ve sonunda Nairobi'deki MSF kliniğine gitti. Burada kendisine verem (tüberküloz) teşhisi kondu. Bu farkındalık, çok ilaca dirençli tüberkülozdan (ÇİD TB) yaygın ilaca dirençli tüberküloza (YİD TB) evrilen hastalığıyla mücadele ettiği uzun ve zorlu yolun başlangıcıydı.

6 Mayıs 2016, Nairobi, Kenya. Fotoğraf: Wairimu Gitau

“Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisi gördüğüm sekiz ay boyunca acı veren iğneler oldum ve çok sayıda hap kullandım. Bu sırada bana, oğlumu da verem taramasından geçirmem gerektiğini söylediler ve onun da ÇİD TB olduğu ortaya çıktı. Buna çok üzüldüm. Oğlum çok zayıftı, fakat yedi ay ilaç kullandıktan sonra giderek iyileşmeye başladı. Şimdi tekrar okula gidiyor. Çok sevinçliyim. Benim içinse süreç aynı şekilde işlemedi. Tedavinin beşinci ayı dolduktan sonra ilaçların bende işe yaramadığı kesinleşti. Zor günler geçirdim, ağlayarak bu hastalığın neden benim başıma geldiğini sorguladığım oldu.”

Ancak tedavisini tamamlayan Elisabeth sonunda sağlığına kavuştu.

Phumeza, Güney Afrika

23 yaşındaki Phumeza Tisile, yaygın ilaca dirençli tüberkülozdan kurtulmasını kutladığı 16 Ağustos 2013 tarihinde, Güney Afrika’nın Cape Town şehrindeki Khayelitsha’da bulunan evinde bu anı ölümsüzleştiriyor.

16 Ağustos 2013, Nairobi, Güney Afrika. Fotoğraf: Sydelle Willow Smith

MSF ekiplerinin tedavi ettiği hastalardan Phumeza, iki yıl boyunca yaygın ilaca dirençli tüberkülozu (YİD TB) atlatabilmek için son derece yoğun bir tedavi gördü. Bu sürenin ardından, tedavinin son 12 ayı içinde yapılan balgam kültürü testlerinin art arda beş defadan fazla negatif sonuç vermesiyle klinik olarak sağlıklı (iyileşmiş) kabul edildi. Phumeza’nın tedavi gördüğü Lizo Nobanda Tüberküloz Bakım Merkezi’ndeki hastalar ve sağlık personeli bu sevinçli haberi hep birlikte kutladı.

MSF’nin Khayelitsha’da yürüttüğü yerinde tedaviye odaklanan ilaca dirençli TB programında pilot çalışması yapılan “Güçlendirilmiş Tedavi Rejimi”nin ilk hastası Phumeza’ydı. Temmuz 2011’den bu yana, her hasta için özel olarak hazırlanan ve linezolid’i de kapsayan bu tedavi rejiminin uygulandığı 22 hasta arasında ilk iyileşen de Phumeza oldu. Phumeza’nın yaygın ilaca dirençli TB tedavisi sırasında yaşadıklarını kapsamlı olarak anlattığı bir blogu var (İngilizce).


Tüberküloza Karşı Harekete Geçin

Verem olarak da bilinen tüberküloz çok eski ve ölümcül bir hastalık. Fakat günümüzde hastalığı engelleyecek bilgi ve araçlar mevcut olmasına rağmen her yıl milyonlarca kişi yaşamını yitiriyor. Bunun bir nedeni, tüberkülozun tanı ve tedavisinin önündeki engeller. Bu engellerden biri de maddi yetersizlikler. Özellikle kaynak sıkıntısı olan ülkelerde hastaların hayat kurtarıcı nitelikteki ilaç ve tedavilere erişimi çok kısıtlı. Fakat tek sorun bu değil. Siyasi irade eksikliği başta olmak üzere en yoksul ile en hassas durumdaki insanların ihtiyaçlarını yok sayan öncelikler, tüberkülozun tanı ve tedavisini geciktiriyor. Halihazırda pek çok ülke hastalıkla mücadele konusunda geri kalmış durumda. Bu ülkeler, modern araçları devreye sokmaktan ve uluslararası düzeyde kabul görmüş kılavuz niteliğindeki politika ve uygulamaları hayata geçirmekten hala çok uzak.

Her yıl 9 milyondan fazla kişiye tüberküloz tanısı konuyor. Fakat TB teşhisinde halen büyük bir açık var: 2015’te 4 milyondan fazla kişi, teşhis konmadan tüberkülozla yaşadı. Gelişmekte olan ülkelerde yaşanan ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olan tüberküloz vakalarının yaklaşık yüzde 85’i ise Asya ve Afrika’da görülüyor. Günümüzde umudunu, tedavide etkili olabilecek yeni çıkan ilaçlara bağlayan pek çok insan bu ilaçları ya bulamıyor ya da yüksek fiyatları nedeniyle edinemiyor.

Tüberküloz aynı zamanda dünya çapında artan bir oranda ve endişe verici bir şekilde ilaca dirençli hale geliyor. Tedaviye ihtiyacı olan hastaların yalnızca yüzde 2'si ilaca dirençli tüberküloz tedavisindeki yeni yöntemlere erişebiliyor. Bu nedenle tanı ve tedavide yeni yöntemlerin uygulanmasına yönelik ihtiyaç gittikçe artıyor.

MSF ve Tüberkülozu Durdurma Ortak Girişimi’nin (STBP) hazırladığı ve hastalıkla mücadelede gelinen aşamayı özetleyen rapora göre, hükümetler yeni TB tedavilerini hayata geçirme konusunda oldukça yavaş davranıyor. Uluslararası kaynak yenileme konferanslarında ortaya konan iddialı hedefler ile etkili tedavi yöntemlerinin uygulanmasında da halen büyük tutarsızlıklar mevcut. Bu nedenle TB vakalarının küresel düzeyde yüzde 82’sinin görüldüğü ülkelerde hükümetler, tüberküloza ve tüberkülozun ilaca dirençli formlarına karşı mücadele etme konusundaki kararlılıklarını, uluslararası düzeyde kabul görmüş olan TB standartlarını hızla uygulamaya koyarak göstermeli. Bu konudaki samimiyetlerini, TB testinden geçirilen, tedavi gören ve iyileşen insanların sayısını hızla artırarak ispat etmeliler. Zaman hızla geçiyor.

#StepUpForTB (Tüberküloza Karşı Harekete Geç) Kampanyası, ülkelerin güncel TB politika ve rehber ilkelerini benimsemelerini ve bunları Dünya TB Günü’ne (24 Mart 2018) kadar hayata geçirmelerini talep ediyor.

Kampanyaya imzanızla hala destek verebilirsiniz: www.stepupfortb.org


Daha fazla bilgi için:

  • 29 Ülkede Tüberküloz Politikaları: Önleme, Test ve Tedavi Politikaları ve Uygulamalarına Dair Araştırma Sonuçları (tıklayın)
  • 3P Projesi (tıklayın)
  • TB ile ilgili MSF haberleri ve çalışmaları (tıklayın)

Yorum Yapın