Uganda: 900 binden fazla Güney Sudanlı mültecinin insani yardıma ihtiyacı var

İnsanları katlediyorlar. Kadın, erkek ya da çocuk olmanız hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bütün erkek kardeşlerimi ve akrabalarımı kaybettim. Kimse bize yardım etmiyor, burada hayat gerçekten çok zor.”

Maria (*), Temmuz 2016’da tekrar baş gösteren şiddet üzerine Güney Sudan’dan Kuzey Uganda’ya kaçan yüz binlerce mülteciden yalnızca biri. O tarihten bu yana 630 binin üzerinde mülteci Uganda’ya giriş yaptı. Binlerce insanın ülkeye giriş yapmasının ardından Uganda’ya sığınan mülteci ve sığınmacı sayısı 900 bini aşmış bulunuyor.

Uganda şu anda Afrika kıtasında en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. Bu durum, Avrupa ülkelerinin tamamının 2016 yılında sığınma hakkı tanıdığı mülteci sayısından daha fazla mültecinin tek bir ülkede, Uganda’da bulunduğu anlamına geliyor.

Mültecilerin çoğunun Uganda’ya geldiklerinde sağlık durumları iyi olsa da kendi ülkelerinde ya da yol boyunca korkunç bir şiddete maruz kaldıkları anlaşılıyor. Mülteci sayısının bu kadar yüksek olması, mültecilere olumlu bakan politikalar geliştirmiş olan Uganda’nın kabul koşulları ve yardım kapasitesi açısından ciddi biçimde zorlanmasına neden oluyor.

Uzun vadeli tıbbi ve insani yardım programları gerekebilir

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Uganda Program Direktörü Jean-Luc Anglade, duruma ilişkin şunları söylüyor: “Uganda’da geniş çaplı bir insani yardım çalışması yürütülüyor; ancak hala birçok insanın su, gıda ve barınma konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığına tanık oluyoruz. Mültecilerin ülkeye girişinin sürmesi bekleniyor. Bu durumda önümüzdeki aylar, hatta belki de yıllar süresince uygulanacak uzun vadeli programların devreye girmesi gerekiyor.”

Yeni gelen mültecilerin çoğu ağaçların altında uyumak zorunda. Gıda dağıtımında yaşanan gecikmeler ve içilebilir su sıkıntısı nedeniyle bazı mülteciler Güney Sudan’a geri döndü. Son dönemde giriş yapan mültecilerin %85’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Güney Sudan’da cinsel şiddetin yaygın biçimde yaşandığına dair iddialara rağmen bu grubun özel koruma ihtiyaçlarına yönelik çalışma yürüten kuruluşların sayısı ise oldukça sınırlı.

Uganda'da MSF Faaliyetleri

MSF, Güney Sudan’daki çalışmalarının yanı sıra Temmuz 2016’dan bu yana Uganda’da sağlık, su ve sanitasyon konusunda faaliyet gösteriyor. MSF şu anda, ülkenin kuzeybatısında bulunan 4 mülteci kampında (Bidi Bidi, Imvepi, Palorinya ve Rhino) ayakta ve yatarak tedavi, anne sağlığı, beslenme, toplum sağlığı izleme, su ve sanitasyon hizmetleri veriyor. MSF ayrıca Pajok’ta (Doğu Equatoria) meydana gelen saldırı sonrasında Güney Sudan sınırında bulunan Lamwo’ya kaçan insanlara da yardım ulaştırdıktan sonra bu çalışmayı diğer kuruluşlara devretti.

Mültecilerin kaldıkları yerlerde en büyük sorunun temiz suya erişim olması nedeniyle MSF bu konudaki çalışmalarını genişletti. Palorinya’da her gün Nil Nehri’nden 2 milyon litre su sağlayarak 100 binin üzerinde insana su dağıtımı yapılıyor. MSF tarafından yalnızca Nisan ayında yine Palorinya’da tam 52 milyon 519 bin litre temiz su temin edildi.

MSF Palorinya Proje Koordinatörü Casey O’Connor, “Burada sıkıntılar bitmek bilmiyor. Milyonlarca litre suyu içilebilir hale getirme kapasitemiz var, ancak sonra bu suyu kamyonlarla mülteci kamplarındaki 150 – 250 km2'lik su tanklarına aktarmamız gerekiyor. Sağanak yağmurlardan sonra yollar geçilmez hale geliyor ve bu da binlerce insanın günler boyunca sudan mahrum kalmasına neden oluyor.

Temiz suya erişemeyen insanlar sonunda su birikintilerinden, arıtılmamış ve hastalık taşıyabilen sularla ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak zorunda kalıyorlar.

Bu durum, mültecilerin sağlık durumu açısından çok büyük bir risk barındırıyor. Birkaç gün içinde görece sağlıklı olarak değerlendirilen insanların salgınla karşı karşıya kalması ihtimali son derece yüksek” dedi.

MSF, Uganda’da mültecilere yönelik çalışmalarına ek olarak, Kasese’de ergenlik çağındaki gençlere cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmeti sağlıyor. Aynı zamanda George ve Edward göllerinde yaşayan balıkçı topluluklara HIV/AIDS tedavisi sağlanıyor ve Arua bölgesel hastanesinde viral yük testi hizmeti veriliyor.

Yorum Yapın