Uganda: MSF çalışanları bölgedeki son durumu aktarıyor

Güney Sudan’da Temmuz 2016’da tekrar baş gösteren şiddet, yüz binlerce Güney Sudanlı'nın Uganda’nın kuzeyine kaçmasına neden oldu. O tarihten bu yana 630 binin üzerinde mülteci Uganda’ya giriş yaptı. Binlerce insanın ülkeye giriş yapmasının ardından Uganda’ya sığınan mülteci ve sığınmacı sayısı 900 bini aşmış bulunuyor. Halihazırda Uganda’da geniş çaplı bir insani yardım çalışması yürütülmesine rağmen birçok insan su, gıda ve barınma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) saha çalışanları bölgedeki durumu ve yapılan çalışmaları aktarıyor.

27 yaşındaki Nola Aniba Tito, MSF'nin Rhino Ofua'daki sağlık merkezinde görev yapan tıbbi çevirmenlerden biri. Temmuz 2016'da çocuklarıyla birlikte Güney Sudan'daki şiddet olaylarından kaçarak Uganda'ya sığınan Nola, Mart 2017'de MSF ile birlikte çalışmaya başladı. Fotoğrafta kendisini oğlu Aaron'la birlikte görüyorsunuz. Uganda'daki Güney Sudanlı mültecilerin %86'sı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Fotoğraf: Yuna Cho/MSF

27 yaşındaki Nola Aniba Tito, MSF'nin Rhino Ofua'daki sağlık merkezinde görev yapan tıbbi çevirmenlerden biri. Temmuz 2016'da çocuklarıyla birlikte Güney Sudan'daki şiddet olaylarından kaçarak Uganda'ya sığınan Nola, Mart 2017'de MSF ile birlikte çalışmaya başladı. Fotoğrafta kendisini oğlu Aaron'la birlikte görüyorsunuz. Uganda'daki Güney Sudanlı mültecilerin %86'sı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Fotoğraf: Yuna Cho/MSF

4 mülteci kampından Rhino’da bulunan Ofua 3 bölgesinin sakinlerinden biri olan 27 yaşındaki Nola Aniba Tito, MSF'nin Ofua 3’teki sağlık merkezinde çalışan tıbbi çevirmenlerden biri. İki çocuk sahibi olan Nola, Equatoria bölgesinden geliyor.

Üçüncü bir çocuk beklerken Güney Sudan’da yaşanan şiddet olayları nedeniyle Temmuz 2016’da çocuklarıyla birlikte Uganda’ya kaçan Nola, Mart 2017’den bu yana MSF ile çalışıyor.

Uganda’ya gelen mültecilerin %86’sını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Nola da ailesinin geçimini sağlayan kadınlardan biri. Nola, Uganda’ya ilk geldiğinde su, gıda ve sağlık hizmetleri konusunda büyük sorunlar yaşadığını ancak MSF’nin, yaşadığı yerde çalışmalar yapmasının insanlar için büyük bir fark yarattığını söylüyor.

Güney Sudan’da çocuk kaçırma, tecavüz, yağma, zorla evlendirme ve kabileler arası şiddet artmış durumda. Özellikle birçok sivil toplum kuruluşunun ülkeden ayrılmasıyla birlikte sağlık hizmetlerine erişim de imkansız hale geldi.

"Uganda’nın kuzeybatısındaki Arua bölgesinde bulunan Rhino mülteci kampında 86.770 Güney Sudanlı mülteci kalıyor. MSF, Şubat 2017’den bu yana Ofua’da yatarak tedavi ve kadın sağlığı hizmeti veren bir sağlık merkezi yönetiyor. Aynı zamanda iki sağlık hizmeti noktasında ayakta tedavi de sağlanıyor.

Yatarak tedavi bölümünde tedavi gören çocukların %70’inde sıtma görülüyor ve bu oranın yağmur mevsiminde daha da artacağı tahmin ediliyor. Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarının hayli yüksek olması nedeniyle mültecilere ruh sağlığı desteği de sağlanıyor.

MSF olarak ayrıca toplum sağlığı izleme ekiplerimiz ile hastalıkların görülme oranı, ölüm oranı, beslenme, aşı ihtiyacı ve şiddet vakalarını da yakından takip ediyoruz."

Uganda’da MSF ile Acil Durum Tıbbi Koordinatörü olarak çalışan ve burada 2 ay geçiren Vanessa Cramond da, Uganda’da şu anda 900 binin üzerinde Güney Sudanlı mülteci bulunduğunu hatırlatıyor ve bu durumun herhangi bir ülke için büyük zorlukları beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor.

Uganda daha önce de çevre ülkelerden mülteci kabul etmiş bir ülke. Bu nedenle Uganda hükümeti, birçok ülkede görmeye alıştığımız mülteci kampları yerine mültecilere toprak parçası tahsis edip temel gereçler ve gıda sağlayarak 'normal' bir hayata benzeyen bir düzen sağlamayı tercih ediyor.

"İnsanların özgürce hareket edebilmeleri çok önemli. Fakat sürekli hareket halinde olunduğu için, mevcut düzen, ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin belirlenememesi gibi zorlukları da beraberinde getirebiliyor."

 

Yorum Yapın