Yemen için zorunlu bekleyiş - Narin Fandoğlu

İki buçuk yıldır devam eden şiddet olayları, Yemen halkını derinden sarstı. Birleşmiş Milletler verilerine göre Yemen’de insani yardıma ihtiyacı olanların sayısı 18 milyondan fazla, 3 milyon kişi ülke içinde yerinden edildi, hayatını kaybedenlerin ve yaralananların sayısı ise on binlerle ifade ediliyor. Son olarak Aralık ayı başında sokaklarda yoğun çatışmaların patlak vermesi ve hava saldırılarının yeniden başlaması, üstüne ticari ürünler ve insani yardım malzemelerine ambargo konmasıyla, temel ihtiyaç ürünlerine, su ve sanitasyon hizmetlerine, ilaç ve tıbbi malzemelere erişim daha da zorlaştı.

Kolera vakaları azalırken, difteri olduğu tahmin edilen yeni bir salgınla karşı karşıya bulunan Yemen’de savaş ve ablukanın etkisiyle halk sağlığı açısından durum giderek kötüleşiyor. Yiyecek ise güçlükle bulunurken, fiyatlar da fahiş oranda yükseldi.

Yemen’de Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile lojistik yöneticisi olarak çalışan Narin Fandoğlu, abluka sırasında Abs Hastanesi’ndeki* görevine dönmek isterken İstanbul’da geçirdiği zorunlu bekleyişi kaleme aldı.

“Sevdiğin işi yapmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi her şeyden önemli gören bir nesildenim. Yine de ‘zorunlu tatil’imin birkaç gün daha uzadığını haber veren e-maillerin karşısında gözlerimin dolacağı hiç aklımdan geçmezdi.

Uluslararası ilk görevim için Sınır Tanımayan Doktorlar’la (MSF) birlikte, son iki yıldır dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşayan Yemen’de çalışıyorum. Daha doğru ifade etmek gerekirse, bir ayı aşkın bir süredir, tekrar sahaya dönüp çalışmak için bekliyorum.

Yemen’in Abs kentinde MSF’nin bir hastane ve kolera tedavi merkezinden oluşan saha projesinde geçirdiğim iki ayın ardından, kısa bir ara için İstanbul’a geldim. Sonra Yemen’deki abluka nedeniyle insani yardım sevkiyatı dahil bütün ulaşım engellendi ve ben bu nedenle İstanbul’da bir ay kaldım.

‘Tatilde olmak’ fikri kulağa fena gelmese de, zaten çok ağır olan insani durumun ve sağlık koşullarının bu ambargoyla daha da kötüleşeceğini biliyordum.

Oradaki insanlar için çok acil olan bu desteği verememek, hepsinden çok da gece gündüz çalışan ekibimin yanında olamamak, bu bir ayı üzüntüyle geçirmeme sebep oldu. Yersiz olduğunu bilsem de bu süre içinde hep vicdan azabı çektim.

İnsani yardım alanında çalışmaya karar verdiğimde pek çok zorlukla karşılaşacağımı biliyordum: uzun çalışma saatleri, aşırı sıcak ya da soğuk, hiç bilmediğimiz bir coğrafyada yaşamak, pek çok acı olaya tanıklık etmek, güvenlik nedeniyle hareketlerimizin kısıtlanması...

Sahada bunların birçoğuyla karşılaşmış olmama rağmen sağlık sisteminin çöktüğü, kolera ve sıtma gibi önlenebilir salgın hastalıklarla mücadele eden, beslenme yetersizliğinin her yıl 400 bin çocuğun yaşamını tehdit ettiği bir ülkede ücretsiz ve hayati öneme sahip olan sağlık hizmeti vermek tüm bu endişeleri önemsiz kılıyordu.

İşte bu yüzden, tüm bu zorluklara rağmen, bugün orada olamamak, Yemenlilere ve ekibime destek verememek bana her şeyden daha zor geliyor.

Yakın zamanda Yemen’e dönmek**, bu kez sahadan yazmak ve insani yardımın kısıtlanmadığı bir dünya ümidiyle...


MSF hemşiresi ve acil servis sorumlusu Ahmed Qasim, vücudu ileri derecede susuz kalmış olan Fatma'nın durumunu kontrol ediyor. Fotoğraf: Mohammed Sanabani/MSF

*Sınır Tanımayan Doktorlar Abs Hastanesi’nde acil servis, çocuk bölümü, ameliyat sonrası bakım hizmeti de veren kadın doğum ve genel acil cerrahi servislerinde çalışıyor. Ayrıca gerek hastalara gerekse refakatçilerine ruh sağlığı desteği sağlıyor. MSF bunun yanı sıra Aralık ayı başlarında bu hastanenin içinde, yatarak tedavi imkanı sunan bir terapötik beslenme merkezi açtı.

MSF ekipleri gezici klinik sistemiyle Abs bölgesinde yaşayanlara temel tıbbi bakım sağlıyor, salgınları ve insanların beslenme durumunu takip ediyor. Ülke içinde yerinden edilen kişilerin kaldığı kamplarda ve bunların çevresinde ruh sağlığı hizmeti de veriliyor.

**Narin bu blog yazısını yazdıktan bir süre sonra Yemen’e döndü ve şimdi görevinin başında, erzak tedariki, enerji temini, inşaat çalışmaları, insan kaynakları ve finansal faaliyetleri yönetiyor.

Yorum Yapın