MSF Saha Koordinatörü Tuna Türkmen Sırbistan-Hırvatistan sınırından bildiriyor

 

MSF Saha Koordinatörü Tuna Türkmen: "Denizlerde boğuldukları, soyuldukları, tartaklandıkları, tecrit edildikleri, taciz edildikleri, bazen günlerce yürüdükleri bu zorlu yollarda, sıfırın altında açıkta geçirilen bir gece zatürreye, içinden geçilen bir dere hipotermiye dönüşebiliyor."

MSF Saha Koordinatörü Tuna Türkmen: "Denizlerde boğuldukları, soyuldukları, tartaklandıkları, tecrit edildikleri, taciz edildikleri, bazen günlerce yürüdükleri bu zorlu yollarda, sıfırın altında açıkta geçirilen bir gece zatürreye, içinden geçilen bir dere hipotermiye dönüşebiliyor."

Standart bir havaalanı gümrüğündeki herhangi bir görevli, pasaportumdaki “keyfinden gidilmeyecek” ülkelerin damgalarını gördükçe kalkan kaşları hep aynı soruyla başlar:

- Ne iş yapıyorsun?
- Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) için çalışıyorum.
- Doktor musun?
- Hayır.
- …??... Sen ne yapıyorsun peki?
- Doktorlar bütün dikkatini hastalara versin diye geri kalan işlerle uğraşıyorum.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), doktorlarını afet, savaş ya da salgın hastalıkla boğuşan bölgelere taşırken, onların çalışabilmeleri için gerekli idari ve lojistik altyapıyı da beraberinde götürebildiği için bu kadar etkili bir kuruluş. Bir cerrahın değerli zamanını jeneratörün elektrik bağlantısına harcamak gibi bir lüksümüz yok. Ama çölün ortasında olsa da o jeneratör 24 saat çalışacak, yakıtıcı bulunacak, birileri bunu satın alacak, taşıyacak, çalıştıracak. Bir pediatri uzmanını, yetkililerden izin alabilmek için günlerce sürebilecek müzakerelere göndermek, çocuklara çok büyük haksızlık olurdu. Hele bir anestezi uzmanını çalıştığımız bölgedeki yerel çalışanların idari işleri ve işe almalara yönlendirseydik neler olurdu siz düşünün 🙂

Ama kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmetinin kurulabilmesi için birilerinin tesisleri kurması, çalıştırması, ekibin güvenliği için bölgedeki bütün taraflarla iletişim halinde olması gerekiyor. Bunun yanında yerine göre kışlık kıyafet, temiz içme suyu, hatta tuvalet sağlama gibi önleyici sağlık hizmetlerinin de kotarılması gerekiyor.

İşte bütün bu işleri yürüten ekiplerin organize edilmesi işini de Proje/Saha Koordinatörü yapıyor. Krizin gidişatı konusunda öngörülerde bulunup planlama yapmak, sağlık hizmetinin kaliteli sürdürülebilmesini sağlamak, gerekli malzeme ve insan kaynaklarının doğru zamanda doğru yerde konuşlanmasını sağlamak ve Sınır Tanımayan Doktorlar’ı kamusal alanda temsil etmek bu görevlerden sadece bazıları.

Ben de son dört yıldan beri Hindistan, Güney Sudan ve memleketin Suriye sınırı gibi yerlerde, zor durumdaki topluluklara yardım çalışmalarında yer aldım. Son iki haftadır Saha Koordinatörü olarak Sırbistan ile Hırvatistan sınırında Sid adlı küçük bir kasabadayım. Soğuk kış koşullarında her gün çoluk çocuk 4.000 mülteci, savaşlardan yılgın, güvenli ve geleceğe umutla bakabileceği bir yer arayışıyla Avrupa’ya doğru geçip gidiyor önümüzden. Kış koşullarına hazırlıksız yakalanan devletin afet acil müdahale kapasitesine ve sağlık sistemine elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz.

Sırbistan halkı, savaşı, afeti, yokluğu ve zorunlu göçü çok iyi biliyor ve mülteciler için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ancak yine de Türkiye’den Almanya’ya kadar, sınırların gelişigüzel kapatılmasıyla zaman zaman binlerce kişi açıkta kalabiliyor. Kapanan sınırlar mültecileri durdurmak bir yana, kaçakçıların merhametinde çok tehlikeli deniz ve kara sınırı geçişlerine mecbur bırakıyor.

Denizlerde boğuldukları, soyuldukları, tartaklandıkları, tecrit edildikleri, taciz edildikleri, bazen günlerce yürüdükleri bu zorlu yollarda, sıfırın altında açıkta geçirilen bir gece zatürreye, içinden geçilen bir dere hipotermiye dönüşebiliyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar olarak Sırbistan’da özellikle sınır geçiş noktalarında mobil ve sabit ekiplerle birinci basamak ücretsiz sağlık hizmetleri sağlıyoruz mülteciler için. Bugünlerde hummalı bir çalışmayla, her birinde 200 kişinin konaklayabileceği ısıtmalı 8 devasa çadırı bitirmek üzereyiz. Hijyen koşullarının sağlanabilmesi için gerekli seyyar tuvalet ve duşların montajı da hızla devam ediyor. Sınır geçişlerindeki bekleme noktalarında bu barınma imkanlarını yaratmak özellikle çocuklar, yaşlılar ve hamileler gibi zarar görebilir gruptaki insanlar için çok önemli.

Prensip basit: Önce hasta olmalarını engellemeye çalış, sonra tedaviye giriş.


Tuna Türkmen'in daha önceki MSF görevlerini kapsayan arazi notlarını ve blog yazılarını okumak için Prensese Mektuplar sayfasındaki köşesini ziyaret edebilirsiniz.

Yorum Yapın