Ebolaya karşı sahadayız: Zamana karşı yarış

Sınır Tanımayan Doktorlar ile çalışan su ve sanitasyon uzmanı Paul Jawor, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ekvator eyaletinden yeni döndü. Fotoğraf: MSF

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) su ve sanitasyon uzmanı Paul Jawor, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Ekvator Eyaleti’nde ebolayla mücadele görevinden henüz döndü. Paul, ebola vakalarının doğrulandığı İboko Köyü’ndeydi. Bu yazıda, MSF ekiplerinin devam eden salgına karşı sahada çalışırken karşılaştığı zorlukları anlatıyor.

6 Haziran 2018 – “20 Mayıs sabahı uçakla Mbandaka’ya vardık. Mbandaka, ebola salgınının görüldüğü Ekvator Eyaleti’nin en büyük kenti. Mbandaka’da da ebola vakaları bulunduğundan dolayı MSF burada bir Ebola Tedavi Merkezi (ETM) kurdu.

Bizim ekibin göreviyse Mbandaka’nın 120 kilometre güneyinde çok ücra bir köy olan ve bir hastanın ebola olduğunun yeni doğrulandığı İboko ve civarında ebolaya karşı mücadeleyi başlatmaktı.

Geldiğimiz tarihte iki gün içinde İboko bölgesine gidecek helikopter olmadığı için uçağımız alana indikten sonra üç araba kiralayıp bulabildiğimiz tüm koruma ürünleri ve diğer malzemelerle yola düştük. Çünkü böyle bir salgını durdurmak için zamana karşı yarışmak gerek: Belirtilerin kendini göstermeye başladığı tek bir ebola hastası, her gün birkaç kişiye daha hastalık bulaştırabilir.

Ebola salgınını durdurmanın en iyi yolu, tüm tedbirleri olabildiğince çabuk uygulamaktır. Biz de böylece zamanla yarışımıza başladık.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde görev yapan MSF çalışanları, İboko yakınlarındaki bir köye ulaşmak için yol açmaya çalışıyor. Fotoğraf: Paul Jawor/MSF

Yol epey uzun sürdü. Arabalar bozuldu, yolda geçmemiz gereken çok sayıda kırık köprüyü tamir ettik, hatta arabalardan biri bir köprünün kenarından aşağı düşmek üzereyken durdu, karanlıkta onu yeniden yola çekmek adeta saatler sürdü. Nihayet, yola çıktığımız günün akşamı, İboko yolu üzerinde yine ebolanın görüldüğü bir diğer köy olan İtipo’ya ulaştık.

Geceyi bir rahibe manastırının terasına kurulu çadırlarda geçirip, arabayla iki-üç saat mesafede bulunan İboko’ya gitmek üzere sabah tekrar yola koyulduk.

İboko Köyü çoğunlukla ot damlı kulübelerden oluşuyor, ortasında da bir kilise var. Köydeki hastane, geniş bir alanda çok sayıda köye hizmet veriyor. Çalışma arkadaşlarım toplulukla ve topluluk liderleriyle bir araya gelip buraya neden geldiğimizi anlattılar; ebola hastalığı, bunun bulaşma yolları ve hastalıktan korunmak için alınması gereken sanitasyon tedbirleri hakkında bilgi verdiler. Köylüler bizi hoş karşıladılar ama hastalıktan çok korktukları her hallerinden belliydi.

Bu arada ben de köyden birkaç kişiyle birlikte hemen işe koyuldum, ilk işlerden biri, karantina koğuşu kurmaktı. Karantinanın kendi tuvaleti, duş yeri, giyinme ve soyunma odaları olmalıydı, ayrıca atıkların gereği gibi bertaraf edilmesi gerekiyordu. Sağlık merkezinin yakınında, beş odalı, terk edilmiş bir binayı bunun için kullandık.

Karantina alanımız 24 saat içinde hazır oldu, ebola olduğundan şüphe edilen hastaları hızla buraya aldık. Hastaların ebola olup olmadığı burada test edilecek, bir yandan da ilk tedavilerine başlanacaktı.

Ebola olduğu doğrulananlar için o sırada yapılacak şey, Bikoro’daki ETM’ye sevk edilmeleriydi. Fakat sonraki günlerde, 13 yataklı, ihtiyaç halinde 26 yatağa çıkarılabilecek bir ETM planlayıp inşaatına başladık. Buraya bu tesisi kurmak, ebola olduğu doğrulanan hastaların İboko’da tedavi edilebilmesi demekti.

ETM kurmak epeyce karmaşık bir iş; gerek ebola şüphesi bulunanlar gerekse ebola olduğu doğrulananların birbirine, sağlık çalışanlarına, hasta yakınlarına ve çevredeki halka hastalık bulaştırmasını engellemek için her şeyin titizlikle düşünülerek kurulması gerekiyor.

Bu salgında karşılaştığımız en büyük güçlüklerden biri, topluluk içinde sürdürdüğümüz farkındalık oluşturma çalışmalarına rağmen, ebola olabilecek belirtiler gösterenlerin gelip test yaptırmaktan kaçınması oldu.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki MSF ekipleri, bölge halkını ve sağlık çalışanlarını korumak amacıyla Bobale'deki sağlık merkezini yeniden dezenfekte ediyor. Fotoğraf: Paul Jawor/MSF

Bu kişilerden bazıları ETM’den uzakta yaşıyor ve evde kalmayı tercih ediyordu. Fakat böyle yapmak, onlara bakan insanlar için tehlikeli olabilir. Hastalara bakanlar kolaylıkla hastalanıp kendileri de “ebola şüphesi bulunan vaka” olabilirler.

İboko’ya 19 kilometre mesafede Bobale diye bir köyde ebola olduğu doğrulanan bir kadın, evde kalmayı tercih ettikten sonra orada hayatını kaybetti. Bize hemen haber verdiler, MSF’den bir arkadaşım, Kızılhaç’tan bir kişi ve ben oraya gittik. Ölen kadının vücudu o anda hastalık bulaştırmak açısından son derece tehlikeliydi, bir yandan halkın cenaze geleneklerine olabildiğince saygı göstererek, kadının cenazesinden ebola bulaşmaması için gereken tüm tedbirleri almalıydık.

Bobale’ye vardığımızda karanlık çöküyordu. Benim işim kadının evini dezenfekte etmek ve cenazeyi güvenli bir ceset torbasına yerleştirmekti. Ardından cenaze, topluluğun hazırladığı, sımsıkı kapanan bir tabuta yerleştirecektik. Fakat gece olduğundan, evde çalışırken koruyucu kıyafetlerimin sivri cisimlere değip çizilmemesine dikkat edebileceğim kadar ışık yoktu. Bu nedenle operasyonu ertesi sabaha bırakmaya karar verdik.

Koruyucu kıyafetimle eve sprey sıkmam ve kadının eşinin –o da kısmen koruyucu bir kıyafet giyiyordu- nezaretinde, saygılı bir şekilde cenazeyi dezenfekte etmem bir saat sürdü. Ardından kadının tüm kıyafetlerini, çarşafları ve hastalığın bulaşmış olabileceği diğer malzemeleri bir torbaya doldurup buna da klor sıktım. Sonra bu torbayı başka bir torbaya koyup ona da klor sıktım, ve yine bir başka torbaya koydum.

Bu torbayı daha sonra İboko’daki ETM’ye  götürdük ve yaktık. Salgının yayılmasını engellemek için alabildiğimiz her türlü tedbiri alıyoruz.

Birkaç gün önce ebolayla mücadelede görevimi MSF’den başka arkadaşlara devrederek Kongo’dan ayrıldım. Karşılarındaki asıl zorluk, özellikle İboko gibi ücra bölgelerde insanları tedavi merkezlerine gelmeye ikna etmek olacak. Halkın salgının yayılmasından nasıl korunacağını bilmesi için elimizden geleni yapmak zorundayız.”

Yorum Yapın