Sorular ve Cevaplarla koronavirüs – Bilgi güncelleme

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) tarafından tedarik edilen özel tıbbi koruyucu ekipman, devam eden koronavirüs COVID-19 salgınının merkezi olan Çin’in Hubei Eyaleti’ne, eyaletin başkenti Wuhan’daki Jinyintan Hastanesi’ne doğru yola çıktı.

MSF’nin Koronavirüs 2019 Acil Durum Koordinatörü Gert Verdonck, “14 Şubat 2020 itibarıyla 64 binden fazla COVID-19 vakası var, bunların yüzde 99’u Çin’de,” diye konuştu. Verdonck şöyle devam etti: “Tıbbi koruyucu ekipman hayati önemde. Bu büyüklükte bir salgında ön safta çalışan sağlık görevlilerine, güvenli bir şekilde görev yapabilmeleri için gereken özel korumayı sağlayarak onlara verilen desteğe katkıda bulunmak istiyoruz.”

MSF Çin’e ekipman gönderiyor, Hong Kong’da toplum içinde çalışıyor

14 Şubat itibarıyla MSF’nin Brüksel’deki deposundan yola çıkan 3,5 ton ağırlığındaki ekipman, Hubei Yardım Federasyonu aracılığıyla Wuhan Jinyintan Hastanesi’ne ulaştırılacak. Bu hastane, COVID-19 hastalarının tedavi için getirildiği ilk hastanelerden biri.

Hong Kong’daki bir MSF ekibiyse, Ocak ayı sonunda başlayan saha programında, kırılgan insanların sağlık konusunda bilgilendirilmesine odaklanıyor. Topluluk katılımını sağlamak her türlü salgına karşı mücadelede büyük önem taşıyor, Hong Kong’daki çalışma özellikle önemli tıbbi bilgilere ulaşım imkânı olmayanlara, örneğin sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı gruplara yönelik.

Hong Kong’da sokakları temizleyen May Chan (kırmızılı), MSF’nin yeni koronavirüs hakkındaki sağlık bilgilendirme ve teşvik çalışmasında. Chan, enfeksiyon önleme tedbirlerinin doğru şekilde uygulanmasıyla sağlığını koruyabileceğini düşünüyor ve şöyle diyor: “Mendil yokken öksürürsem ağzımı elimle değil dirseğimin içiyle kapatmam gerektiğini ilk defa duydum. Bu yöntemle ellerim temiz kalıyor ve bence bir temizlikçinin bunu bilmesi önemli.”
Hong Kong, Şubat 2020. Fotoğraf: Shuk Lim Cheung/MSF.

Ekip aynı zamanda, ileri yaştakiler gibi, hastalığı kapması halinde ağır bir şekilde geçirme ihtimali yüksek olan kırılgan gruplarla da çalışıyor.

MSF’nin Hong Kong’daki programının koordinatörü Karin Huster, “Ekiplerimiz son haftalarda sokaklarda çalışan temizlik ekipleriyle, mülteciler, sığınmacılar ve görme engellilerle yüz yüze seanslar düzenledi,” diyor. “İnsanlarla güncel, kanıta dayalı tıbbi bilgiler paylaşıyoruz. Ama belki daha da önemlisi, onları dinliyoruz; bu yeni hastalığın ortaya çıkardığı pek çok soruyu cevaplamak üzere yanlarındayız.”

Korku çoğu zaman virüsten hızlı yayılıyor. Bu yüzden insanların kaygı ve anksiyeteyle baş etmelerine yardımcı olmak da bizim odaklandığımız konulardan biri.

MSF Asya ülkelerine ekipman bağışı yapıyor, desteğe hazırlanıyor

Buna ek olarak MSF, Hong Kong St John Ambulans servisine 1 tonluk kişisel koruyucu ekipman bağışı gönderiyor. Böylece ambulans servisinin stokları yeniden doldurulana kadar çalışmalarını sürdürmesine katkıda bulunmak amaçlanıyor. Ambulans görevlileri yüksek risk altındaki hastaları hastanelere ulaştırıyor, dolayısıyla bu görevlilerin güvenli bir şekilde çalışabilmek için ihtiyaç duydukları özel koruyucu ekipmanın sağlanması şart.

Salgının kaynağına daha uzak yerlerde, MSF’nin çalıştığı başka ülkelerdeki ekiplerimiz de olası bir COVID-19 salgınına karşı hazırlık yapıyor. Güney ve Güneydoğu Asya ülkeleri başta olmak üzere birkaç ülkede MSF, Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle temas halinde; ihtiyaç olduğu anda desteğe hazırız.

MSF tarafından sağlanabilecek destek, 2003’te şimdikine benzer bir koronavirüsü türünün yol açtığı ağır akut solunum yetmezliği sendromu (SARS) salgınında yaptığımız gibi, sağlık çalışanlarına enfeksiyon kontrol ve önleme tedbirleri konusunda hizmet içi eğitim vermeyi, kırılgan durumda ve risk altındaki gruplara sağlık hakkına bildirici eğitim vermeyi de içeriyor.

Hong Kong’da mülteci ve sığınmacılarla sağlık konusunda eğitim seansında MSF ekibi hastalığa dair soruları cevaplıyor, insanlar korku ve kaygılarını dile getiriyorlar. Şubat 2020. Fotoğraf: Shuk Lim Cheung/MSF.

Sorular ve cevaplarla COVID-19 koronavirüs

Bu hastalık nedir?

Hastalığın adı COVID-19 (2019’da ortaya çıkan “koronavirüs hastalığı”, İngilizce adıyla “Corona Virus Disease” in kısaltılmış hali). Hastalığa, Ocak ayı başında Çin’de tespit edilen ve koronavirüs ailesinden olduğu anlaşılan bir virüs neden oluyor.

Virüs, öksürük yoluyla saçılan ve başkalarının nefes yoluyla ya da yüzeylere dokunarak alabildiği damlacıklar yoluyla bulaşıyor. Solunum sistemini etkiliyor. Temel belirtiler, genel halsizlik ve ateş; öksürük, bazen zatürre ve daha ileri aşamada nefes almada güçlük.

Bu virüs hakkında ne biliniyor?

Virüs, Ocak ayı başında Çinli bilim insanları tarafından teşhis edildi. Şu anda SARS-CoV-2 adıyla anılıyor, çünkü SARS’a yol açan virüse benziyor. Bu virüsün yol açtığı hastalığın adı ise COVID-19.

Koronavirüsler geniş bir virüs ailesidir, bu virüslerin çoğu insana zararsızdır. Koronavirüsün dört çeşidi nezleye, iki çeşidi de (SARS ve MERS) COVID-19’un etkisine benzer ciddi akciğer enfeksiyonlarına neden olur.

Bütün virüsler gibi SARS-CoV-2 de çoğalmak için canlıların hücrelerini kullanır. Bu virüs akciğer hücrelerini hedef alıyor gibi görünüyor, solunum sistemindeki başka hücrelere de saldırıyor olabilir. Virüsle enfekte olan (virüsün bulaştığı, yerleştiği) hücreler daha fazla virüs parçacığı üretir, bunlar da öksürük gibi yollarla başka insanlara bulaşabilir.

COVID-19 hastalığı ne kadar tehlikeli?

Virüse dair anladıklarımız halen gelişme aşamasında. Virüsün bulaştığı insanların pek çoğu ağır hasta olmuyor. Hatta, virüsü aldığı halde hiç hastalanmayan insanlar olması da mümkün. Son tahminlere göre virüsün bulaştığı insanların yüzde 82’si sadece hafif bir hastalık geçirecek, yüzde 15’i orta şiddette hasta olacak ve yüzde 3’ü ağır hastalanacaktır.

Çoğu bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi bu hastalık da yaşlı insanlar veya başka bir enfeksiyonu ya da rahatsızlığı olanlar için daha tehlikeli görünüyor. Şimdiye kadar COVID-19’dan hayatını kaybeden insanların yüzde 80’inden fazlası 60 yaşın üzerinde, yüzde 75’inden fazlası da başka sağlık sorunları bulunan kişilerdi.

Bu yeni koronavirüse bağlı ölüm oranı Wuhan’da daha yüksek (yüzde 4,9), Çin’in geri kalanında ise daha düşük (yüzde 2,1). Çin’in dışında bu oran daha da düşüyor (yüzde 0,2). Ölüm oranının farklı yerlerde neden değiştiği henüz tam olarak anlaşılamadı. Salgın devam ederken bu rakamlar da değişebilir.

Hastalık ne kadar bulaşıcı?

Virüse ve hastalığa dair anladıklarımız halen gelişme aşamasında. Virüs, hasta insanların öksürmesiyle yayılıyor. Virüsün, onu kapmış ancak belirti göstermeyen kişilerce de bulaştırılıyor olması mümkün, fakat böyle bir durum olsa bile bulaşmaların ancak küçük bir bölümü bu şekilde gerçekleşmiş olabilir. Virüsü almış kişilerin dışkılarından virüs bulaşması konusunda da aynı şey geçerli.

64 binden fazla kişinin virüsle enfekte olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu virüs şimdiden geniş ölçüde yayılmış durumda. Vakaların yüzde 99’undan fazlası Çin’de görüldü. Fakat virüsün insandan insana ne kadar etkin bir şekilde bulaştığı henüz tam olarak anlaşılamadı. Dolayısıyla epidemiyolojik tahminlerde bulunmak çok zor.

Ellerinizi yıkayın: Sık sık yıkayın, su ve bol sabun kullanın. En az 20 saniye yıkayın.

Hapşırık/öksürük kapama: Hapşırırken ve öksürürken ağzınızı mendille veya kolunuzun iç kısmıyla kapatın.

Maske kullanın: Maskeyi yüzünüze takıp çıkarırken sadece iplerinden tutun. Maskenin yüzünüze oturduğundan ve burnunuzu kapattığından emin olun.

Hastalanırsanız: Grip türü bir hastalığınız varsa çevrenizdeki insanları bundan haberdar edin. Hastalığınız hafif geçmiyorsa tıbbi yardım alın.

Çizim: Audrey Hulet/MSF

 

Salgına karşı ne yapılabilir?

Sağlık alanındaki yetkililer şu anda, virüsün teşhisi, hastaların bakımı, temaslı taraması ve araştırmaların da dahil olduğu salgınla mücadele faaliyetleriyle hastalığın daha iyi anlaşılmasına çalışıyor. Virüs yeni olduğu için henüz elimizde bir aşı veya spesifik bir tedavi biçimi yok. Çin’de, birkaç farklı antivirüs ilacın klinik denemeleri devam ediyor. Virüse ve hastalığa dair anlaşılanlar hâlâ gelişme aşamasında.

Fakat solunum yolu hastalıklarının salgınlarına karşı el hijyenine uymanın, öksürüğü kapatmanın, solunum yolu hastalığı belirtileri gösteren insanlarla yakın temastan kaçınmanın ve hasta hissedince doktoru bilgilendirmenin önemini biliyoruz. Virüse dair kamuoyu farkındalığı ve bu gibi önleyici tedbirlerin sıkı bir şekilde uygulanması, salgını önlemenin etkili yollarından.

COVID-19 koronavirüsünden nasıl korunabiliriz?

Koronavirüs ailesindeki diğer virüsler gibi bu virüsün yayılmasında da damlacık enfeksiyonu en yaygın bulaşma yolu gibi görünüyor. Virüs ağız ve burundan vücuda giriyor. Bu, virüsün bulunduğu damlacıkları solumakla ya da damlacıkların düştüğü yüzeye elle temas edip eli ağız ve buruna değdirmekle oluyor. Dolayısıyla ellerinizi yıkamak, öksürük ve hapşırığı kapatmak hastalık bulaşmasını önlemenin önemli yolları.

El hijyeni en önemlisi: Ellerinizi sık sık, sabun ve suyla yıkayın. Yeterince sabun kullanın ve her iki elinizin de her yerinin sabunla yıkandığından emin olun. Ellerinizi en az 20 saniye süreyle yıkayın. Elinizde gözle görülür kir yoksa alkol bazlı jel de iyi bir temizleme seçeneğidir.

Öksürürken, hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mendille veya dirseğinizin iç kısmıyla kapatın. Kullanılmış mendilleri ve maskeleri hemen çöpe atın, ellerinizi yıkayın.

Virüsü solunum yoluyla almamak için maske kullanmak önemli bir önleyici tedbirdir. Ama maske asıl olarak, hastaysanız hastalığı bulaştırmamanızı sağlamakta kullanılır. Maskenizi çıkarırken sadece ipli kısmından tutun. Maskeyi hemen çöpe atın ve ellerinizi yıkayın.

Koronavirüs ailesinden virüslerin yol açtığı SARS ve MERS hakkında daha fazla bilgi edinmek ve MSF’nin bu salgınlarla mücadele çalışmalarında yaptıklarını öğrenmek için bu bağlantıyı izleyebilirsiniz.

 

 

Yorum Yapın