Koleradan Difteriye: Yemen'de halk sağlığı yeni bir tehlikeyle karşı karşıya

MSF sağlık ekibi, Aden'deki Sadaqa Hastanesi’nde Sağlık Bakanlığı sağlık personeliyle birlikte kolera hastalarını tedavi ediyor. Fotoğraf: Malak Shaher/MSF

Yemen’de kolera vakaları azalmış olabilir, fakat uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), devam eden savaş ve ablukanın, halkı bu kez de başka bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekiyor: Difteri olduğundan şüphe edilen yeni bir salgın giderek yayılıyor.

12 Aralık 2017 - 4 Aralık 2017 itibarıyla Yemen’in 20 vilayetinden 15’inde, difteri olduğundan şüphe edilen 318 vaka kaydedildi ve 28 kişi buna bağlı olarak hayatını kaybetti. Difteri şüphesi taşıyanların yarısı 5 ile 14 yaş arası çocuklar oldu.

Ölenlerin neredeyse yüzde 95’i de yine 15 yaşından küçük çocuklardı. Şüpheli vakaların yaklaşık yüzde 70’i İbb vilayetinde kaydedildi.

Aşı ile önlenebilen difteri, öldürücü olabilen bulaşıcı bir hastalık. Boğazın veya burnun arka kısmında kalın, gri bir tabakanın oluştuğu hastalığın diğer belirtileri boğaz ağrısı ve ateş.

Difterinin çocukluk çağında sistemli olarak yapılan aşılar sayesinde dünyanın pek çok ülkesinde ortadan kaldırıldığını belirten MSF’nin İbb’deki acil durum koordinatörü Marc Poncin, “Difteri artık pek çok yerde unutulmaya yüz tutmuş bir hastalık. Yemen’de dahi en son 1992’de görülmüş; son salgın 1982'de gerçekleşmiş. Şu anda devam eden salgın, Yemen’in sağlık sisteminin bu savaş ve abluka nedeniyle onlarca yıl geriye gittiğini gösteriyor" dedi.

Yemen ikinci bir salgını kaldıramaz

İki buçuk yıldır devam eden çatışmaların üstüne gelen, ilaç ve aşıları da kapsayan ambargo dolayısıyla Yemen’in sağlık sisteminin dağılmanın eşiğinde olduğunu belirten Ponçin şunları söyledi: "Akaryakıta konan ambargo nedeniyle hastalar, halen hizmet veren az sayıdaki sağlık merkezine gitmek için gereken yol ücretini karşılayamıyor. Bu çok önemli bir nokta, çünkü difteri hastalığının bulaştığı kişiler düzenli tedavi göremezse bakteri tüm vücuda yayılabilir ve vakaların yüzde 40’ına varan oranda ölümle sonuçlanır.”

İnsani yardım kuruluşları da, uzman personeli ve ihtiyaç duyulan malzemeleri Yemen’e ve ülke içinde en çok ihtiyaç duyulan yerlere ulaştırmakta lojistik zorluklarla karşılaşıyor. Bu nedenle difteri tedavisi ve hastalığın önlenmesi için yapılacak çalışmalar aksıyor.

Poncin, “Karşı karşıya olduğumuz salgın insan kaynaklı bir başka felaket; bu yadsınamaz” dedi ve Yemen’in büyük çapta bir kolera salgınını atlatmaya çalıştığına, kolera salgınının da henüz sona ermediğine dikkat çekti.

“Tüm dünyada difterinin giderek azalması, bunun nasıl tedavi edileceğine dair bilginin de büyük ölçüde kaybolmasını beraberinde getirdi. Bundan dolayı sağlık personelinin difteriyi hızla ve doğru olarak teşhis etmesi, difteri geçirenleri sağlıklı nüfustan ayırıp tedavi etmeleri zorlaşıyor.

Difteri tedavisinde hastanın karantinaya alınması, antibiyotik ve antitoksin tedavisi görmesi gerekiyor. Fakat tedavinin en önemli kısmını oluşturan antitoksinin tüm dünyadaki rezervi çok kısıtlı. Birkaç hafta öncesine kadar Yemen’de hiç difteri antitoksini yoktu.

“Ziyaret ettiğimiz evlerde, yerinden edilmiş altı veya daha fazla kişinin son derece kalabalık ortamlarda ve zor şartlar altında yaşadığını gördük. Böyle bir ortamda hastaları sağlıklı insanlardan ayrı tutmanın hiçbir yolu yok; difterinin yayılması için gereken tüm şartlar mevcut. Dolayısıyla difterinin yayılmasını önlemek için hastaları karantinaya alıp tedavi etmek, hastalıkla temas etmiş topluluklara önleyici tedavi uygulamak ve farkındalığı artırmak hayati önem taşıyor. Yemen’in sağlık sistemi bir salgını daha kaldıramaz.”

MSF difteri salgınını durdurmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte mevcut antitoksinlerin büyük bölümünü aldı ve daha fazla antibiyotik siparişinde bulundu. MSF aynı zamanda topluluk içinde şüpheli vakaları araştırıp tespit ederek difteri hastalarıyla temas etmiş kişilere önleyici tedavi uygulayacak hızlı bir müdahale ekibi oluşturdu.

11 Aralık’ta İbb kentindeki Nasır Hastanesi’nde MSF tarafından bir difteri tedavi birimi açıldı, Yarim ve Cibla Hastaneleri’ndeki birimlere destek verme hazırlıkları sürüyor. Cibla Hastanesi'ndeki difteri birimi yoğun bakım ünitesi imkanına da sahip olacak.

Bunun yanı sıra şüpheli vakaların hastaneye götürülmesi için ambulans sevk sistemi kurulacak. MSF vakaları daha kesin olarak doğrulamak amacıyla hastalardan alınan örneklerin laboratuvara transferine destek olacak, topluluk nezdinde sağlık bilgilendirme çalışmaları yürüterek difteri salgını konusunda insanları uyaracak.

Bu çalışmalar devam ederken MSF Aden’deki Sadaqa Hastanesi’nde de bir yoğun bakım ünitesi kuruyor; hastanede 14 vaka kaydedilirken bunların 4’ü ölümle sonuçlandı.


Difteri Hakkında Bilgilendirme - Yemen, 12 Aralık 2017

Difteri nedir?
Daha ziyade solunum sistemini etkileyen, bakteri kaynaklı bir hastalıktır. Boğaz ağrısı ve hafif ateş ile bademcik, yutak ve/veya burunda yapışkan, grimsi katmanlar geliştiği görülür.

Difterinin belirtileri nelerdir?

Boğaz ağrısıyla başlayan difteri, katmanların soluk borusunu tıkaması nedeniyle sıklıkla nefes darlığına sebep olur. Bakterinin kendisi üst solunum yollarında kalmakla birlikte, kan dolaşımı yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılan bir toksin (zehir) salgılar, bu da özellikle kalbi ve sinir sistemini etkiler.

Ölümcül müdür?

Difteri genellikle çok ağır geçen bir hastalıktır ve vakaların yüzde 40’a varan oranında ölümle sonuçlanır. Tedavi görülse bile difterinin iyileşme süresi uzun olabilir ve takip edilmesi gerekir. Ağır vakalarda bakterinin vücuda yayılması dolayısıyla hasta hayatını kaybedebilir.

Nasıl bulaşır?

Difteri bulaşıcı bir hastalıktır, hastalıklı kişinin havaya yaydığı damlacıklarla (öksürük, hapşırık ve konuşmayla) bulaşır.

Nasıl önlenebilir?

En iyi korunma yolu aşıdır. Difteri aşısı bugün dünyanın çoğu ülkesinde rutin bağışıklama programı içinde yer alıyor. İlk aşıdan sonra her 10 yılda bir pekiştirme aşıları yapılması gerekse de birçok ülke yetişkinlik döneminde pekiştirme aşısı yapacak maddi imkana sahip değil. Bu da, bağışıklığın zamanla azaldığı ve difteri geçirme ihtimalinin arttığı anlamına geliyor. Ancak hiç difteri aşısı olmamış kişilerin hastalığa yakalanma riski daha fazladır.

Tedavisi nedir?

Difteri hastalarının izlenmek ve sağlıklı kişilerden ayrı tutulmak üzere hastaneye yatırılması gerekir. Bu kişilere, boğazlarındaki bakterinin temizlenmesi için antibiyotik, vücutlarında dolaşan zehrin giderilmesi ve komplikasyonların önlenmesi içinse antitoksin verilir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa hastanın iyileşme ihtimali de o kadar yüksek olur. İyileşme döneminde bu hastalara difteri aşıları tam olarak yapılır, çünkü difteri geçirmiş olmak difteriye karşı bağışıklık kazandırmaz.

  • Ölüm oranını azaltmak ve miyokardit (kalp kası iltihabı), sinir hastalıkları gibi difteriye bağlı komplikasyonlar görülme ihtimalini düşürmek için en büyük öncelik, difteri antitoksini kullanılmasıdır.
  • 14 gün boyunca antibiyotik tedavisi uygulamak, bulaştırıcılığı azaltır.

Difteri hastasıyla yakın temasta bulunmuş kişilerin önleyici antibiyotik tedavisi görmesi ve mümkünse aşı olması da hayati önem taşır. Böylece bu kişiler hastalanmayacak ve salgının önü alınacaktır.

Difteri olduğu düşünülen bu salgın neden şimdi Yemen’de başladı?

Onlarca yıl önce difteri tüm dünyada yaygın bir hastalıktı. Son 30 yılda, bu hastalığa karşı tüm dünyada verilen ortak mücadele sonucu çocukların çoğunun rutin olarak aşılanması sayesinde difteri görülme sıklığında büyük bir azalma kaydedildi. Ancak toksijenik difteri suşları (bakteri örnekleri) halen dünyanın her yerinde var ve nüfusun genel bağışıklık yapısında azalma olduğu zaman hastalık yeniden ortaya çıkabiliyor. Bu 1990’larda Doğu Avrupa’da yaşanmıştı; şimdi de savaş nedeniyle Yemen’de aynı şey söz konusu.

Yemen’de difteri olduğundan şüphe edilen bu salgın şunlarla yakından ilgili:

  • Aşı ile korunmanın azalması. Bu durum sadece savaştan kaynaklanmıyor, zira bildirilen vakaların çoğu 5 yaşından büyük, fakat savaş bu sorunu da büyük ölçüde ağırlaştırıyor.
  • Savaş nedeniyle Yemen’in sağlık altyapısının çökmesi. Yemen’in sağlık altyapısı eskiden bu salgının olmasını engelleyebilecek ve başladığında onu durdurabilecek güçteydi. Ama iki buçuk yıldır devam eden savaş nedeniyle pek çok kişi ihtiyaç duyduğu tıbbi bakıma ulaşamıyor. Bunun bir nedeni hastanelerin çatışmalar sonucu hasar görmesi ve yıkılması ya da yakıt ve personel sıkıntısı nedeniyle işlemez duruma gelmesi. Bir diğer nedeniyse ithalata getirilen sınırdan dolayı yakıt fiyatlarının çok yükselmesi ve insanların sağlık tesislerine ulaşım masraflarını karşılayamamasıdır.

Neden difteri salgını “şüphesi” deniyor?
Bir salgının doğrulanabilmesi için alınan bir örneğin laboratuvarda değerlendirilmesi gerekir. Ancak Yemen’de bu testleri yapmak mümkün değil. Bu da, Yemen’de sağlık sisteminin çöküşünün, insanların gerekli tıbbi bakıma ulaşamamasına yol açmanın yanı sıra temel sağlık sorunlarının teşhis edilmesini de nasıl etkilediğini ortaya koyan bir başka örnek.

Yorum Yapın