Suriye’de “yeni bir savaş şekliyle” baş etmek

Doktor Pippa Pett, daha önce görev yaptığı Güney Sudan'da, toplum sağlığı çalışanı Richard'la birlikte küçük bir çocuğun beslenme yetersizliği muayenesini yapıyor. Fotoğraf: Nicolas Peissel/MSF

Londra’da yaşayan doktor Pippa Pett, MSF adına görev yaptığı Rakka’dan gözlemlerini aktarıyor.

“Rakka’ya 2017’nin Kasım ayının ikinci haftasında geldim. Çatışmalar biteli daha üç hafta olmuştu. Şehri ilk gördüğümde şoke oldum. Bu mutlak yıkım, zarar verilmemiş bir tek binanın kalmamış olması, insan beyninin kolay kavrayabileceği bir durum değil. Tüyler ürpertici. Şehrin halini görünce insanların nelere katlandığını, savaş sırasında burada yaşamanın kim bilir ne kadar zor olduğunu ve neler kaybettirdiğini yürekten hissediyor insan.

Başta, Suriye’de çalışacak olmaktan tedirginlik duydum, ama şimdiye kadarki deneyimlerim çok olumlu oldu; endişe ettiğim birçok konuda hiç sorun çıkmadı, Suriye ekiplerimizi aşkla sevdim.

Rakka, Kasım 2017. Fotoğraf: Eddy Van Wessel

Suriye’deki MSF çalışanları muhteşem insanlar, çok çalışkanlar, işlerine bağlılar ve projeyi yürütmek için burada bulunmakta kararlılar. Suriyeli çalışanlarımız son derece travmatize edici olaylar yaşamış ve şimdi kendi ifadeleriyle “yeni bir savaş şekliyle” baş etmeye çalışıyorlar. Rakka’da şiddetli çatışmalar bitti ama patlama kaynaklı bunca yaralanma, yeni bir savaşı yaşamak gibi.

Hakikaten zor bir iş

Rakka’daki çalışma şeklimiz MSF için nispeten yeni bir yol. Mayın patlamasıyla yaralanan bu kadar fazla sayıda insanı tedavi etmek, başka çatışma bölgelerinde görmeye alışık olmadığımız, son derece zor bir iş.

Acil serviste göreve başladığım ilk 1 saat içinde patlama yaralıları getirildi. Henüz işi oturtacak zaman bulamamıştık, temel resüsitasyon (hayata döndürme, hayati tehlikeyi giderme) işinde herkesin görevini bildiği tam bir ekip çalışmasını henüz kurmamıştık, dolayısıyla acil serviste kaos oldu. Ama bir-iki hafta içinde hastalara müdahalemizde büyük ilerleme gördük.

Acil serviste tüm duyularınızla çalışırsınız. Yanıklar yüzünden hep ağır bir koku vardır, ayrıca gürültü ve koşuşturma hiç eksik olmaz: Patlamalarda genelde üç-dört yaralı birden getirilir, kimi zaman 11 kişinin geldiği de olabilir.

Patlama sırasında bacağının alt kısmı kopan, kritik durumda bir hasta, MSF'nin desteklediği Tel Abyad Hastanesi'nde ameliyata alınıyor. Kasım 2017. Fotoğraf: Eddy Van Wessel.

Rakka’daki işim, kariyerim boyunca o zamana kadar yaptığım her şeyden çok farklıydı. Şehirdeki yıkım gibi, insanlardaki yaralar da havsalamızın alamayacağı kadar kötü. İnsan doğasının çok dışında yaralar bunlar, bazıları öyle ağır ki içiniz acıyor.

Buradaki işimiz elimizdeki imkanlar dahilinde hastaları stabilize edip ameliyat için Tel Abyad’a, MSF’nin desteklediği hastaneye göndermekten ibaret. Elimizde kan ürünleri ve hemen ameliyata alma imkanı olmadan bunu yapmak çok zor ama elimizden geleni yapıyoruz.

Ameliyat için sevk

Acil servise aynı patlamada yaralanan çok sayıda çocuğun getirildiği günler oldu. Konu mayın olunca yaralananlar sıklıkla, moloz yığınlarının arasında oyun oynayan çocuklar oluyor.

Bir gün 3 yaşında bir kıza getirdiler, sol bacağından geriye neredeyse hiçbir şey kalmamıştı ve çocuk bilincini kaybetmek üzereydi.

Kısa bir an, yaraların korkunçluğu karşısında acilde herkes donakaldı. Kızın babası yanındaydı, çok sakin ve makul davranıyordu ama onun da çok ama çok korktuğu belliydi. Ekipten bir kişi babayla ilgilenirken biz derhal kıza müdahaleye başladık. Herkes hızla yerini alıp görevini yaptı ve nasıl başardık bilmiyorum ama onu stabilize edebildik ve ameliyata gönderdik.

Ertesi gün, Tel Abyad’daki MSF cerrahından bilgi aldık: Sağ bacağın büyük bölümünü ve sol bacağın bir kısmını kurtarmayı başarmışlardı. Küçük kız o patlamadan sağ kaldı!

Tel Abyad Hastanesi'nde çocuk ve genç hastalar, refakat eden aileleriyle birlikte. Fotoğraf: Eddy Van Wessel.

Hastanın durumu bu kadar kritik olduğunda, elinizden gelenin yetersiz olduğunu hep hissedersiniz. Tek isteğiniz hastayı yaşatmaktır. Doktor olarak sizin işiniz budur.

Ama aynı zamanda bilirsiniz ki bundan sonra onun önünde uzun ve zor bir yol var; bir veya daha fazla uzvunu kaybeden bu insanlar, ameliyat sonrası bakımın çok sınırlı olduğu, protez uzuv imkanınınsa hemen hemen hiç olmadığı bir yerde iyileşmek zorundalar. Bunları yaşamak bazen hepimiz için çok üzücü oluyor.

Suriyeli ekibin can damarı

İyi biten pek çok hikayemiz oldu. Kısa süre içinde, iyi hazırlanmış, deneyimli ve güçlü bir ekibe dönüştük ve çok sayıda travma yaralısına tıkır tıkır müdahale eder olduk; sonuç çoğu zaman olumluydu.

Hemşirelik ve doktorluk konusunda geçmişleri çok farklı olan insanların bir araya geldiğine şahit olmak çok güzeldi. Suriyeli sağlık çalışanlarımız bana, MSF’de çalışmanın kendilerine can verdiğini söyledi. Birçoğu, güvenlik nedeniyle ya da sağlık tesisleri kapalı olduğu için uzun zamandır çalışamamış, her gün yaralılar görürken çoğu kez bir şey yapamamışlardı. Oysa şimdi insanları kurtarabiliyorlar. Bu onlara güç veriyor. Onlar sağlıkçı, bu onların mesleği ve artık yeniden işe yaradıklarını hissediyorlar.

Şimdi durum daha sakin. Projeyi başlattığımız ilk haftalar işimiz hakikaten çok zordu. O sırada çok küçük bir sağlık ekibiydik, sadece iki doktorduk.

Tek bir binamız vardı: Öndeki oda acil servis, ortadaki oda ofis, arkadaki iki oda da yatak odaları. Her şeyi çok yoğun yaşadık.

Artık projemiz biraz daha büyüdü, hayatımız biraz daha kolaylaştı. Yeni bir binaya taşındık, daha fazla alanımız var. Kadın sağlığı programını başlatmak da herkese çok iyi geldi, Rakkalılar buna gerçekten çok değer veriyor.

Sağlık ve umut

Rakka ve Deyr ez-Zor'da çatışmalar nedeniyle yerinden edilenler, Ayn İssa Kampı'na giderken Uzun zaman kamplarda veya başka yerleşim birimlerinde, evlerinden uzakta yaşamak zorunda kalan insanlar Rakka'ya döndüklerinde tuzaklanmış patlayıcılarla karşılaşıyor. Fotoğraf: Eddy Van Wessel, Kasım 2017.

Evimi tabii ki özlüyorum. Buradaki hayat normal hayatınız olunca, geride bıraktığınız insanlar için ne kadar endişe verici olduğunu unutuyorsunuz. Oysa ülkenizde aileniz Suriye’yi haberlerden izliyor ve onların nasıl etkilendiği sizin aklınıza gelmiyor.

Kötü bir gün geçirince Rakka’da olmanın özgürlüğümü nasıl kısıtladığını, ülkemdeki çevremi ne kadar özlediğimi düşünüyorum; bir de, buradaki çalışanlara hastaları ve onların yaşadıklarını. Burada herkesin bundan sonra daha neler yaşayacağını düşünüyorum ve kafamda her şey yerli yerine oturuyor.

Dünya’nın başka yerlerinde, MSF’ye destek verenler, bağış yapanlar, bilin ki Rakka’da çok önemli işler yapıyoruz. Burada sağlık hizmeti veren az sayıdaki kuruluştan biri MSF; evlerine dönenler çoğalırken ihtiyaçları da hızla artıyor.

Biz insanlara biraz olsun umut veriyoruz ve belki de anlamak gereken en önemli şey bu.

Rakka’da tehlike kısmen geçmiş olsa da, tamamen bitmiş değil. Buradaki insanlar evlerini, işlerini, ailelerini ve dostlarını kaybettiler. Geriye ne kaldı? Bu kadar zor bir zamanda insanlara destek verebilmek çok değerli."

Yorum Yapın