Yemen'de hayat koalisyon güçlerinin bombardımanı altında

Kuzey Yemen'de Saada vilayetine bağlı Haydan Köyü okulu. Okul, 2016'da Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası koalisyon tarafından bombalandı. Fotoğraf: Agnes Varraine-Leca/MSF

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğündeki uluslararası koalisyon, Aralık 2017’de Yemen’in kuzeybatısındaki Hutilere karşı hava saldırılarını yoğunlaştırdığından beri bölge sakinleri savaştan daha da olumsuz etkileniyor.

Saada vilayetindeki Haydan Köyü, sınırdan sadece birkaç kilometre mesafede. Bu dağlık bölgede hemen hemen hiç sağlık tesisi yok. Bitmek tükenmek bilmeyen hava saldırılarından dolayı ulaşım da çok zorlaştı.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Haydan’da Ekim 2015’te Suudi Arabistan savaş uçakları tarafından bombalanarak yıkılan hastaneye Mart 2017’de geri döndü. MSF ekipleri burada hem Haydanlılara hem de bu ücra bölgede yaşayan diğer topluluklara sağlık hizmeti sunuyor.

Hastaneye gelenlerin tanıklıkları ve anlattıkları hikayeler, üç yıldan uzun süren çatışmalarda insanların nelere dayanmak zorunda kaldığına dair fikir veriyor.

Mohammed, yüzünün yarısını koluyla örtmüş, Haydan’daki hastanenin acil servisinde yatıyor. Bacağında ve karnında ciddi şarapnel yaraları var. Ameliyat olması, bunun için de arabayla bir buçuk saat mesafedeki başka bir hastaneye götürülmesi gerekiyor. Mohammed ambulansın gelip onu almasını bekliyor sessizce. Cuma namazı için camiye doğru giderken, Yemen’in kuzeyinde Hutilerin kalesi Maran yakınlarında vurulmuş.

“Yolda yürüyordum, sonra gözümü burada açtım. Bomba mıydı, füze miydi, neydi bu? Hiçbir fikrim yok,” diyor Mohammed. Patlamanın etkisiyle bilincini kaybetmiş, fakat yoldan geçenler onu alıp arabayla Haydan Hastanesi’ne getirmişler. MSF bu hastanede yaralıları stabilize edip onları Saada’daki bir hastaneye sevk ediyor.

Eskiden Saada’da mahkemede katip olan Mohammed savaşçı değil. Saada’daki çatışmalardan kaçıp Yemen’in başkenti Sana’ya yerleşmiş, şimdi ailesiyle orada yaşıyor. Saada vilayetine maaşını alabilmek için gitmiş, çünkü Yemen’deki 1 milyon 250 bin devlet memuru gibi o da 2016’nın Eylül ayından bu yana maaşını alamamış.

3 yılda 16.749 hava saldırısı

Sınır hattı çevresinde ulaşımın zorluklarından dolayı, savaşta yara alan insanlar Haydan’daki hastaneye geç getiriliyor ve dolayısıyla da çoğu zaman kritik durumda oluyorlar. MSF ekipleri bu hastaları Saada’daki hastanelere sevk ediyor. MSF’nin Haydan’daki saha projesinin koordinatörü Frédéric Bonnot, “en çok, kurşun yaraları ve bombardımanlar sırasında oluşan şarapnel yaralanmalarıyla karşılaşıyoruz,” diyor.

Radyah'nın üç çocuğu var. Bir oğlu daha varmış ama 5 yaşındayken hayatını kaybetmiş. Radyah, oğu Mohammed birkaç haftadır kansızlık çektiği için Haydan Hastanesi'ne gelmiş. Çocuğun ateşi var, yemek de yemiyor. Fotoğraf: Agnes Varraine-Leca/MSF.

2018’in Mart ayı itibarıyla Saada vilayetinin neredeyse tüm sınır hattı boyunca, koalisyonun desteklediği, Cumhurbaşkanı Hadi’ye sadık kuvvetler ile Hutiler arasında her gün çatışma vardı. Özellikle doğuda Kitaf, kuzeyde Bakim ve batıda Raze, çatışmalardan en ağır etkilenen yerler oldu.

Oysa Saadalılar 2015’in Mart ayında başlayan son çatışmalardan önce de ülkenin en zor durumdaki toplulukları arasındaydılar. Saada vilayeti, 2004 ile 2010 arasında Hutilerle Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in silahlı kuvvetleri arasında art arda yaşanan savaşlarda, çatışmaların çok yoğun yaşandığı bir bölge olmuştu. Aralık 2017’de Cumhurbaşkanı Salih öldürüldü. Saada vilayetinde 5 yaşından küçük çocuklarda gelişim geriliği, 2015’ten önce de çok yüksek düzeydeydi.1

2017 yılı sonundan beri Saada vilayetine Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğündeki koalisyon tarafından yapılan hava saldırıları iyice hız kazandı. Aralık ayında Yemen Veri Projesi (Yemen Data Project) tarafından kaydedilen 541 hava saldırısının üçte birinin hedefi, Saada vilayeti oldu. Kuruluşa göre bu bombardıman rakamı, Ocak 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek rakamdı ve Kasım ayına oranla yüzde 67 artış gözlenmişti.

Hava saldırısı, Huti füzelerinin Suudi Arabistan’a ve ülkenin başkenti Riyad’a yönelmesiyle başladı. MSF Haydan Saha Koordinatörü Frédéric Bonnot durumu, “Suudi Arabistan’da bir yere bir füze düşer düşmez, Suudiler neredeyse anında, Saada’yı bombalayarak karşılık veriyor,” diye anlatıyor.

Saldırılarda askeri üsler ve Huti’lerin elindeki kontrol noktalarının yanı sıra kamuya ait altyapı, pazar yerleri, evler ve sivil araçlar da vuruluyor. 29 Mart 2018’de koalisyon güçlerinin iki hava saldırısında, MSF’nin Saada’daki ofislerinden ancak 200 metre mesafedeki bir kamyon hedef alındı.

Yemen Veri Projesi

Koalisyon 8 Mayıs 2015’te Saada vilayetindeki tüm yerleşim yerlerini resmî olarak askerî hedef ilan etti. Yemen Veri Projesi’ne göre koalisyon son üç yıl içinde Yemen’e 16.749 hava saldırısı, yani günde ortalama 15 saldırı düzenledi. Bombaların yaklaşık üçte biri, askerî olmayan hedefleri vurdu.

Yemen Veri Projesi tarafından temin edilen veriler çok sayıda kaynaktan elde ediliyor ve sistemli bir şekilde çapraz kontrolden geçiriliyor. Bağımsız veri bulunmadığında savaşın her iki tarafından kaynaklarla karşılaştırma yapılarak kayıtların olabildiğince kesin ve tarafsız olması sağlanıyor.

2016'da Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası koalisyon tarafından bombalanan Haydan Okulu. Fotoğraf: Agnes Varraine-Leca/MSF.

Yollar, özellikle de stratejik önemi olan yollar rutin şekilde hedef alınıyor. MSF’den Frédéric Bonnot durumu şöyle anlatıyor: “Eskiden Haydan’dan Saada’ya giderken kullandığımız, Saakayn ilçesinden geçen yol bu sene başından beri birkaç defa vuruldu. Bir sağlık merkezine destek verdiğimiz Yasnim’de de durum aynı. Bu bizim ulaşım imkanlarımızı ve hastalarımızı Saada’daki hastanelere sevk etme kabiliyetimizi de etkiliyor.”

Bazen gecikmeler yaşanıyor, oysa bizim için zaman çoğu kez ölüm kalım meselesi.

Saada ve Hamer arasındaki yol da uluslararası koalisyon tarafından bombalanmış. Fotoğraf: Agnes Varraine-Leca/MSF.

Güç seçimler

19 yaşındaki Qoussor, kendisini ve oğlunu Haydan Hastanesi’ne götürecek bir araç bulmak için yol kenarında bir buçuk saat beklemiş. Nabil bebek henüz 6 haftalık ve birkaç gündür nefes almakta güçlük çekiyor. Aslında hastaneden çok uzakta değiller, dağın öbür tarafındaki Maran’da yaşıyorlar ama her gün yapılan hava saldırıları nedeniyle bölgede ulaşım imkanları çok azaldı ve kalan seçenekler de çok pahalı, dolayısıyla insanlar güç seçimler yapmak zorunda kalıyorlar.

Qoussor, “Maran’dakilerin başka yerlere gidebilmesi gerçekten zor,” diyor:

Ya bombardıman çok ağır olduğu için hiç araç bulunamıyor ya da bizde yola verecek para olmuyor.

Ama hastaneye gidilmesi şarttı, bu yolculuğun yapılması gerekiyordu. Nabil, durumu pek iyi olmadığı için, bir hafta hastanede yatacak.

Ulaşım bedeli, sağlık hizmetine ihtiyaç duyan Yemenlilerin önünde hala büyük bir engel. Frédéric Bonnot, “Pazarın kurulduğu günler Haydan’daki hastanemize daha çok hasta geliyor,” diye açıklıyor: “Çarşamba ve Cumartesi günleri, dağlar ve vadilerdeki ücra bölgelere biraz daha fazla ulaşım imkanı bulunuyor ve tıbbi yardıma ihtiyaç duyan aileler de bundan faydalanıyor.”

Acil durumlar ve tedavi

2017’de Haydan Hastanesi’nin acil servisinde yaklaşık 7 bin kişi tedavi edildi. Bunların yüzde 44’ü 5 yaşından küçük çocuk, yüzde 41’i de kadındı. Çocuklar en çok solunum yolu enfeksiyonları, ishal ve kansızlık nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Her gün 50 ila 60 muayene gerçekleştiriliyor.

“Burada kanser hastaları ve kalp hastaları da görüyoruz ama onları hiçbir yere sevk edemiyoruz, çünkü bu hastalıkların uzun vadeli tedavisini yapabilecek hiçbir tesis yok.”

MSF’nin Haydan’daki tıbbi danışmanı Roxanna Stavila.

3 haftalık Abeer bebek kan zehirlenmesinden muzdarip. 70 yaşındaki dedesi Hussein küçük kızı kucaklayıp hastaneye getirmiş ve yol parasını ödeyebilmek için kendi kıyafetlerini satmış. Acil serviste tedavi altındaki bebeğin başka bir hastanenin yoğun bakımına sevk edilmesi önerildiyse de, dedesi hastane ücretsiz olmasına rağmen karınlarını doyuracak paraları bile olmadığını söyleyerek bebeğin sevkini kabul etmedi. Fotoğraf: Agnes Varraine-Leca/MSF.

Battaniyeye sarılmış Nabil bebeğe oksijen veriliyor, sol elinde intravenöz infüzyon bağlı (damardan sıvı veriliyor). Nabil’in sağlığı hızla bozulunca ailesinin Haydan’a gelmekten başka seçeneği kalmamış. Yolculuk için 1.000 Yemen Riyali (3,25 avro) ödemişler, bu da onları zorlayan, pazarlık ederek anlaştıkları bir meblağ olmuş. Ulaşım ücreti, gidilen yere, başka ulaşım imkanları olup olmadığına ve benzin fiyatlarına bağlı olarak, 15.000 riyali bulabiliyor.

Savaşın belki o kadar görünür olmayan bir başka sonucu da ürünlerin, özellikle ham maddenin fiyatının yükselmesi. 2015’ten beri fiyatlarda çok büyük artış olması nedeniyle Yemenliler için hayat daha da zorlaştı.

Son üç yıl içinde benzin ve petrol fiyatları iki katına çıkarken, buğday ununun fiyatı da yüzde 50’den fazla arttı.

BM Dünya Gıda Programı’na göre, 2018’in Ocak ve Şubat aylarında Yemen’de ithalat arttı. Buna rağmen, ithal edilen temel gıda ve benzin ürünleri Mart 2018’de de çok bulunuyordu. Bunun birkaç nedeni var: Aden’den ve ülkenin güneyindeki diğer limanlardan gelen ürünlere Sana’da vergi konması; fiyatları yükseltmek için ticari malların stok yapılması, savaş nedeniyle ulaşımın kısıtlanması ve kaçakçılık yapılması.

Durum Yemenlilerin günlük hayatında ağır bir yük oluşturuyor. 19 yaşındaki Qoussor ömründe savaştan başka bir şey görmemiş. Doğup büyüdüğü Maran kasabası, 2004’ten 2010’a kadar devam eden Saada Savaşı’nda yoğun çatışmalara sahne olmuş. O dönemde, hava bombardımanları sırasında insanların sığındığı yeraltı sığınakları inşa edilmiş. Dağa kazılan tünellerle varılan mağaralarda yükseklik çoğu zaman 1 metreyi bulmuyor. Qoussor bu mağaralarda “ayağa kalkmak imkansızdır” diyor.

Bombardımanın şiddetlendiği, insanların evde kendilerini emniyette hissetmediği günlerde bu sığınaklar yine kullanılıyor.

Sığınağa gitmek zorunda kaldıkları son seferde Qoussor ve yakınları iki gün mağarada kalmış, yanlarında getirebildikleri ekmeği azar azar bölüşerek yemişler.

1 Epicentre, MSF tarafından yaptırılan Yemen’de beslenme durumu analizi, Ocak 2018, Severine Frison.

Yorum Yapın