Kongo’da Sürmekte Olan Ebola Krizinde Son Durum

19 Temmuz 2019 tarihli güncelleme

Özet

Kongo Demokratik Cumhuriyeti, 1 Ağustos 2018’de ülkede 40 yılda gerçekleşen 10. ebola salgınını ilan etti. Salgının merkezi, ülkenin kuzeydoğu kesimi. Vaka sayısının 2.500’ü aştığı bu salgın, ülkenin şimdiye kadar gördüğü en büyük ebola salgını. Dünyada ise 2014-2016’da yaşanan Batı Afrika ebola salgınının ardından ikinci büyük salgın olma özelliğini taşıyor.

Salgının ilk 8 ayı içinde, 2019’un Mart ayına kadar, salgından etkilenen bölgede 1.000’den fazla ebola vakası bildirildi. Fakat Nisan-Haziran 2019 döneminde bu sayı iki katına çıktı, sadece bu 3 ay içinde 1.000 yeni vaka bildirildi. Haziran ayı başlarından beri her hafta bildirilen yeni vaka sayısı yüksek seyrediyor, haftada 75 ila 100 yeni vaka bildiriliyor.

18 Temmuz 2019 tarihi itibarıyla, Kongo Demokratik Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından bildirilen son rakamlar şöyle:

Toplam vaka sayısı:

2.532

Doğrulanan vaka sayısı:

2.438

Ebola kaynaklı olduğu doğrulanan ölüm sayısı:

1.705

Salgının ağırlaşmasında, ebola teşhisi almış insanların kimlerle temasta bulunduğunu tespit etmenin ve bu temaslı kişilerin takibini yapmanın zor olmasının etkisi var. Ebola olmuş başka insanlarla bu kişiler hastalanıp tedaviye başlamadan ya da doğru tedaviyi göremeyip hayatını kaybetmeden önce temasta bulunduğu tespit edilen kişiler, salgının başlangıcından itibaren bildirilen yeni ebola vakalarının sadece yarısını oluşturuyor. Geri kalan vakaların kimle temas ederek ebolaya yakalandığının belirlenememiş olması salgının önünü kesmeyi güçleştiriyor.

11 Haziran 2019’da Uganda 3 kişiye ebola teşhisi konduğunu bildirdi. Bunlar, salgının başlangıcından itibaren Kongo Demokratik Cumhuriyeti sınırları dışında tespit edilen ilk vakalar oldu.

14 Temmuz’da, Kuzey Kivu Eyaletinin başkenti olan 1 milyon nüfuslu Goma’da ilk ebola vakası doğrulandı. Goma’ya Butembo’dan gelmiş olan bu hasta, Goma’da Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) desteğiyle faaliyet gösteren ebola tedavi merkezinde tedavi altına alındı. Test sonuçlarının doğrulanmasının ardından Sağlık Bakanlığı 15 Temmuz’da hastayı Butembo’ya nakletme kararı aldı ve hasta Butembo’da hayatını kaybetti.

Goma’da ebola vaka tespit edilmesi üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 17 Temmuz 2019’da nihayet, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki ebola salgınının uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu olduğunu ilan etti. (Karar, DSÖ’nün bu konudaki dördüncü toplantısı sonunda alındı. Ebola vakalarının Uganda’ya da sıçramasının ardından yapılan toplantı da dahil olmak üzere daha önceki DSÖ Acil Durum Konseyi toplantılarında salgının uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu olmadığı savunulmuştu.)

MSF, salgına müdahale etmenin zorluklarını göz önünde bulundurarak, ebolayla ilgili çalışmaların mevcut sağlık sistemine entegre edilmesi gerektiği görüşünde. Böylece hizmetlerin halka yakın noktadan verilmesi ve sistemin salgın boyunca işlerliğini koruması kolaylaşacağı düşünülüyor.

Salgının arka planı

Geriye dönük araştırmalar, salgının Mayıs 2018’de, ülkenin Ekvator eyaletindeki salgınla aşağı yukarı aynı dönemde başlamış olabileceğini gösteriyor. Ancak iki salgın arasında herhangi bir bağlantı bulunmuyor.

Salgının zamanında fark edilmemesi ve müdahalenin gecikmesi birkaç etkene bağlanabilir. Bunlar arasında, izleme sisteminin güvenlik sorunundan dolayı işlememesi (bölgede seyahat kısıtlaması var ve erişim zor) ve bu bölgedeki sağlık görevlilerinin, maaşları ödenmediği için Mayıs 2018’de greve başlaması yer alıyor.

Bir kişi kanamalı ateş belirtileri gösterdikten sonra evinde hayatını kaybetmiş, onun ardından bu kişinin aile bireyleri de aynı semptomlarla ölmüştü. Sağlık Bakanlığı ve DSÖ üyelerinin birlikte yürüttüğü araştırma sonucu bu çevrede 6 şüpheli vaka daha bulunmuş ve test sonuçlarıyla bunların 4’ünün ebola olduğu doğrulanmış, bunun üzerine salgın ilan edilmişti (1 Ağustos 2018). (MSF’ye Mangina’da ebola şüphesi duyulan vakalar bulunduğunun bildirildiği tarih 30 Temmuz 2018, yakındaki bir MSF ekibinin Mangina’ya varış tarihi 31 Temmuz 2018’dir.)

Kongo Ulusal Laboratuvarı 7 Ağustos 2018’de bu salgının Zaire Ebolavirus salgını olduğunu bildirdi. Bu, ebolanın en öldürücü türü. 2014-2016 salgınında Batı Afrika’da ağır kayıplara neden olan da bu virüs türüydü.

İlk olarak, 40.000 kişilik küçük bir kasaba olan Mangina’da ilan edilen salgın, merkezi itibarıyla güneye doğru kayma eğilimi gösterdi. Önce, bölgenin idari merkezi olan 400.000 nüfuslu Beni’ye, ardından daha güneyde, canlı bir ticaret merkezi ve daha büyük bir kent olan Butembo’ya ulaştı. 2018 yılı sonlarına doğru, yakındaki Katwa şehrinde çok sayıda vaka görüldü, sonra salgın daha güneydeki Kanya bölgesine doğru yayıldı. Bu arada kuzeydeki İturi eyaletinde de birbirinden ayrı az sayıda vaka görüldü.

Salgının coğrafi yayılımı genel olarak öngörülemez bir şekilde değişiyor. Bölgenin her yerinde küçük gruplar halinde yeni vakalar ortaya çıkabiliyor. Hem bu yayılma biçimi, hem de epidemiyolojik durumun yeterince görünür olmayışı son derece kaygı verici. Bu şartlar salgının sona erdirilmesini daha da güçleştiriyor.

Bölge

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzeydoğu kesimindeki Kuzey Kivu eyaleti, yaklaşık 7 milyonluk nüfusuyla kalabalık bir bölge. Nüfusun 1 milyonu eyaletin başkenti Goma’da, 800.000’i ise Butembo’da yaşıyor. Engebeli coğrafyaya ve karayolu ağının zayıflığına rağmen nüfus hareketi çok yoğun.

Kuzey Kivu Eyaleti, doğuda Uganda ile komşu. Beni ve Butembo kentlerinin sınıra mesafesi yaklaşık 100 kilometre. Bu çevrede ticaretin canlı olmasının yanında kaçakçılık ve “yasa dışı” sınır geçişleri de yaygın. Bazı topluluklar sınırın her iki yanında yaşıyor, akrabalarını ziyaret etmek veya diğer taraftaki pazardan alışveriş yapmak için sık sık sınırı geçiyorlar.

Aynı zamanda 25 yılı aşkın süredir çatışmaların yaşandığı bir bölge olan Kuzey Kivu’da 100’den fazla aktif silahlı grup bulunuyor. İnsan kaçırma gibi suçlar nispeten yaygın, tüm bölgede silahlı gruplar arasında sık sık çatışma çıkıyor.

Yaygın şiddet olayları yüzünden insanlar yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalıyor, bölgenin kimi kısımlarına ulaşmak oldukça zor. Kentsel alanların çoğu çatışmalardan nispeten daha az etkileniyor ancak bölgenin idari merkezlerinden biri olan Beni’de saldırılar ve patlamalar yaşanabiliyor. Bu olaylar da salgına karşı çalışmalarımızı kısıtlıyor.

 

MSF’nin bölgedeki çalışmaları

MSF 2006’dan bu yana Kuzey Kivu’da saha projeleri yürütüyor. Bugün Goma-Beni aksındaki düzenli projelerimiz şöyle:

  • Lubero Hastanesi: Çocuk hastalıkları ve beslenme yetersizliği tedavisi, cinsel şiddete ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılanlara yönelik tıbbi destek.
  • Bambu-Kiribizi: İki ekibimiz hastanenin acil servisine, çocuk hastalıkları ve beslenme yetersizliği yatarak tedavi servislerine destek oluyor, ayrıca cinsel şiddete ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılanlara tıbbi bakım ve tedavi desteği.
  • Rutshuru Hastanesi: 2017’nin sonunda bu hastaneden çekilen MSF, bölgede hızla değişen şartlar nedeniyle acil servis, acil ameliyatlar ve çocuk beslenme programlarına destek vermek üzere geri döndü.
  • Goma: 4 tıp merkezine destek vererek yürütülen (antiretroviral tedaviye erişim sağlanması dahil) HIV programı.

Mevcut Durum

Temmuz ayının ilk günleri itibarıyla İturi ve Kuzey Kivu eyaletlerindeki 47 sağlık bölgesinin 25’inde ebola vakaları bildirilmiş bulunuyor. Bu 25 bölgeden 22’si aktif bulaştırma bölgesi kabul ediliyor, yani bu bölgelerde son 21 gün içinde (ebolanın maksimum kuluçka süresi), doğrulanan yeni vaka bildirimi gerçekleşmiş.

Bu listeye kısa süre önce 2 sağlık bölgesi daha eklendi (Ariwara ve Goma). Butembo, Katwa ve Mandima gibi daha önceki sıcak bölgelerde yeni vaka sayısı azalırken Beni’de vakalarda artış var, Mabalako Sağlık Bölgesi’nin vaka sıklığı da istikrarlı bir şekilde yüksek seyrediyor.

Daha önceki ebola salgınlarına kıyasla bu salgının tıbbi yönetiminde elimizi güçlendiren yeni araçlarımız var. Bunlar arasında, geliştirme sürecindeki yeni tedaviler, etkin olduğu düşünülen bir aşı, ebola tedavi merkezlerinin artık hasta yakınlarına daha açık olması ve destekleyici bakımın daha fazla sağlanabilmesi sayılabilir.

Ne var ki salgının başlangıcından bu yana geçen neredeyse 1 yıllık süre zarfında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin eboladan etkilenen bölgelerinde durum kötüye gidiyor. Vaka sayısı 2.500’ü, ebola kaynaklı olduğu doğrulanan ölüm sayısı 1.700’ü aştı. Evinde ya da genel sağlık tesislerinde hayatını kaybeden çok sayıda insan var, birçok kişinin ebola virüsünü kimden aldığı tespit edilemiyor.

Halkın güven duymaması ve ebolayla mücadele ekiplerine karşı saldırılar

Ne yazık ki bölge halkı ebolayla mücadele çalışmalarına yeterince güven duymuyor. Şubat 2019’da Katwa ve Butembo’daki ebola tedavi merkezlerimize yapılan saldırılar nedeniyle bu merkezlerdeki faaliyetlerimizi askıya almak durumunda kaldık.

Ebolayla mücadele eden ekiplere yönelik şiddetli saldırıların sonu gelmiyor. Son olarak 13 Temmuz’da Beni’de ebolaya karşı mücadelede görevli iki sağlık çalışanı, kimliği belirlenemeyen saldırganlarca öldürüldü. Haziran ayı sonunda da yine Beni’de ebolayla mücadele ekibinde yer alan bir sürücü kızgın kalabalıkların taşlı saldırısına hedef olmuş, aracı ateşe verilmişti.

Güvenliğin sağlanamaması salgını kontrol altına alma çabalarını aksatmaya devam ediyor. Şiddet olayları nedeniyle insanlar ebola tedavi merkezlerine başvurmaktan kaçınıyor, bu da virüsün genel sağlık sistemi üzerinden yayılma ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Mayıs ayı başlarında Kongo DC Ordusu ile silahlı gruplar arasında yaşanan çatışmalar, Nisan ayında Butembo’da DSÖ’ye bağlı bir doktorun ve Mayıs sonunda Vusahiro’da bir sağlık çalışanının öldürülmesi salgınla mücadele çalışmalarını durma noktasına getirdi.

Uganda’da ebola

11 Haziran’da Uganda Sağlık Bakanlığı ve DSÖ, batı Uganda’nın Kongo DC sınırındaki Kasese bölgesinde aynı aileden 3 kişinin ebola olduğunu doğruladı. Aile Kongo DC’den Uganda’ya gelmişti ve bu salgının ülke dışındaki ilk vakaları oldular.

Bu 3 kişiden 2’si ne yazık ki hayatını kaybetti. Üçüncü kişi ve ailenin ebola belirtileri gösteren diğer 2 üyesi Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne geri gönderildiler.

 

Lubero Hastanesi’nin girişinde bulunan özel tasarlanmış kabul bölgesi, ebola olduğundan şüphe duyulan hastalar için durum değerlendirmesi yapılmasını kolaylaştırıyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Nisan 2019. Fotoğraf: Natalie Roberts/MSF.

Salgına müdahale çalışmaları

Salgına müdahale çalışmaları Kongo Demokratik Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı öncülüğünde, DSÖ desteğiyle yürütülüyor.

MSF olarak, salgına müdahale çalışmasıyla salgından etkilenen halk arasında güven ilişkisi kurulamazsa bu salgını durdurmanın mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Müdahaleden sorumlu yetkililer ve çalışanlar ilgili toplulukların ihtiyaçlarına kulak vermeli, insanların kendi sağlıklarının idaresi konusunda söz hakkını tanımalı ve halkı, ebolayla mücadele çalışmalarının her aşamasına dahil etmelidir.

MSF, ebolayla ilgili çalışmaların mevcut sağlık sistemine entegre edilmesi gerektiği görüşünde. Böylece hizmetlerin halka yakın noktadan verilmesi ve sistemin salgın boyunca işlerliğini koruması kolaylaşacaktır. Bu da şüpheli vakaların daha erken tespit edilmesine katkıda bulunacağı gibi, insanların tanıdıkları ve güvendikleri sağlık ocaklarına, kliniklere ve hastanelere başvurarak daha çabuk yardım almasını da teşvik edebilir.

MSF’nin salgına müdahale çalışmaları

MSF, 1 Ağustos 2018’de salgının ilanından beri Sağlık Bakanlığı ile birlikte salgınla mücadele çalışmalarında yer alıyor.

Temmuz 2019 itibarıyla Kongo DC’de 530’dan fazla çalışanımız ebola salgınını durdurma faaliyetlerinde görev yapıyor.

Kısa süre önce, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde, aktif bulaştırma bölgelerinde (şu anda İturi eyaletindeki Bunia’da) ebola olduğu doğrulanan hastalara tıbbi bakım hizmeti vermeye başladık. Goma’daki ebola tedavi merkezinin inşaatını tamamlamak üzereyiz.

Şüpheli vakaların tedavisini ve yine ebola şüphesi bulunan hastalar için geçiş merkezlerinin idaresini sürdürüyoruz. Ayrıca, yaygın hastalıkların tedavisi, su ve tuvalet altyapısının güçlendirilmesi, mevcut tesisler içinde geçiş üniteleri kurulması, öncelik değerlendirme (triyaj) ve enfeksiyon önleme/kontrol faaliyetlerinin yürütülmesi veya takviye edilmesi gibi çalışmalarla sağlık sistemine destek sağlıyoruz.

Bu çalışmalara ek olarak, çalıştığımız tüm bölgelerde ekiplerimiz sağlığın teşviki ve halk katılımının arttırılması faaliyetlerinde bulunuyor. Goma da dâhil olmak üzere, düzenli proje yürüttüğümüz bölgelerde hastalık izleme sistemini takviye etmek için çalışıyoruz.

Ebola salgınının etkisi altındaki Kuzey Kivu ve İturi eyaletlerinde MSF’nin salgınla mücadele faaliyetleri şöyle:

Goma – Kuzey Kivu

  • MSF Goma Bölge Hastanesi’nin ebola tedavi merkezinde şüpheli ve doğrulanmış vakalara tıbbi bakım hizmeti sunuyor. Şubat 2019’dan bu yana 500’den fazla hasta tesiste tedavi altına alındı.
  • İzleme sistemini güçlendirip şüpheli vakaları karantinaya alma kapasitesinin yeterli olmasını sağlayarak acil durum hazırlıklarına destek veriyoruz.
  • Goma ve çevresinde sağlık hakkında bilgilendirme ve sağlığı teşvik faaliyetleri ve halkın salgınla mücadeleye katılımını arttırma çalışmaları yürütüyoruz.
  • Nyiragongo’da 72 yataklı bir ebola tedavi merkezi kuruyoruz, bunun Ağustos ayında tamamlanması hedefleniyor.
  • Ebolayla bağlantılı olmayan sağlık ihtiyaçları için ücretsiz birinci basamak sağlık hizmeti veriyoruz. Bu hizmetlere sıtma, ishal, solunum yolu enfeksiyonu ve idrar yolları enfeksiyonu tedavisi de dahil.

Beni ve çevresi – Kuzey Kivu

  • Lubero, Kayna ve Beni’de ekiplerimiz geçiş ünitelerindeki şüpheli vakalarında triyaj yapıp hastaları karantinaya alıyor, ayrıca enfeksiyon önleme ve kontrolü sağlıyor.
  • Karantinaya alınarak test sonuçları beklenen şüpheli vakalara tıbbi tedavi uyguluyoruz.
  • MSF ekipleri halkın salgınla mücadele çalışmalarına katılımını arttırma, sağlık hakkında bilgilendirme ve sağlığın teşviki konusunda sahada faaliyet yürütüyor.

Bunia ve çevresi – İturi

  • 34 yataklı Bunia Ebola Tedavi Merkezi’nde çalışıyoruz. Şüpheli vakalar için 24 yatak, doğrulanan vakalar için 10 yatak kapasitemiz var. Haziran ayı içinde bu merkeze yatırılan 100’den fazla hasta arasından 2’sinin ebola olduğu doğrulandı.
  • Komanda, Bunia ve Rwampara’nın da aralarında bulunduğu yerleşim birimlerinde enfeksiyon önleme ve kontrol çalışmalarını üstlendik.
  • Komanda ve Bunia’da, Bunia Genel Hastanesi de dahil yaklaşık 20 sağlık tesisine destek veriyoruz.
  • Topluluk içinde sağlığın teşviki faaliyetlerinde bulunuyor, halkın salgınla mücadele çalışmalarına katılımını arttırmaya uğraşıyoruz.

Biakato – İturi

  • MSF ekipleri enfeksiyon önleme ve kontrol faaliyetleri ile su ve tuvalet altyapısı sağlama çalışmaları yürütüyor (buna temiz suya erişim sağlanması da dahil).
  • Sağlık Bakanlığı ile birlikte görev yaptığımız iki küçük geçiş ünitemiz var, her biri en fazla 5 yatak kapasitesine sahip.
  • 4 adet birinci basamak sağlık merkezi ve gezici kliniğimizle ücretsiz sağlık hizmeti veriyoruz, çocuk hastalıkları alanında ikinci basamak hizmetlerimiz de mevcut.

Yorum Yapın