Yemen: Taiz’de sağlık hizmetleri kuşatma altında

Yemen'in Taiz şehrindeki bir hastanede tedavi gören 2 yaşındaki Yusuf, ensesine giren şarapnel parçaları nedeniyle acil servise yatırıldı. Fotoğraf: Didier Assal/MSF

Yemen'in Taiz şehrindeki bir hastanede tedavi gören 2 yaşındaki Yusuf, ensesine giren şarapnel parçaları nedeniyle acil servise yatırıldı. Fotoğraf: Didier Assal/MSF

Amsterdam/Taiz, 31 Ocak 2017 - Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) savaş bölgelerinde sağlık hizmetleriyle ilgili yeni bir rapor yayınladı. "Yemen: Taiz'de Sağlık Hizmetleri Kuşatma Altında" başlığını taşıyan rapor, Yemen’in en büyük üçüncü şehri olan Taiz’deki şiddetli çatışmaların etkilerine odaklanıyor.

MSF’nin yeni raporu, Taiz’de görev yapan MSF ekiplerinin gözlemlediği gibi, savaşın siviller üzerindeki etkilerini ve ölümcül sonuçlarını ele alıyor. Aynı zamanda cephelere bölünmüş bir şehirde sağlık hizmetlerinin zaman içinde nasıl çöktüğünü gözler önüne seriyor.

Siviller savaşın en savunmasız mağdurları

Taiz'de yaşanan dramın ve çaresizlik halinin Yemen'in tamamında görüldüğünü, raporda öne çıkan zor koşulların MSF’in Yemen’de görev yaptığı 10 vilayette de görüldüğünü vurgulayan MSF Yemen Afet Programı Yöneticisi Karline Kleijer, “Yemenliler, bu ölümcül ve yıkıcı savaşın doğrudan ve dolaylı etkilerinin en savunmasız mağdurları. Taiz’de savaşan taraflar sivillerin, sağlık tesislerinin, sağlık çalışanlarının ve hastaların güvenliğine önem vermiyor, saygı göstermiyor. Cephe hattının her iki tarafından sağlık tesislerine getirilen hastalarımız, mutfakta yemek hazırlarken bombardıman sonucu yaralandıklarını, tarlalarına yürürken hava saldırılarına maruz kaldıklarını, hayvanlarını otlatırken mayınlar nedeniyle sakatlandıklarını ve mahallelerinde konuşlanmış keskin nişancılar tarafından vuruldukları bildiriyor” diyor.

Yemen’in güneybatısında bulunan Taiz vilayeti, çatışmaların arttığı Mart 2015'ten bu yana en şiddetli ve en uzun süreli savaşlardan birine tanıklık ediyor. Taiz şehri cephelere bölünmüş durumda. Taizliler ise, neredeyse iki yıldır daimi korku ve ızdırap içinde yaşıyorlar. Şehir, tıbbi yardıma ve özellikle temel sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın acı bir örneği.

Sağlık hizmetlerine ve çalışanlarına yönelik saldırılar

Fakat Taiz’deki sağlık hizmetleri hava saldırılarının ve bombardımanların hedefi olmaya devam ediyor. Son iki yılda hastaneler defalarca bombalar tarafından hedef seçildi, ambulanslara ateş açılarak el konuldu, MSF'nin mobil kliniklerinden biri hava saldırısı sırasında vuruldu. Taiz'de görev yaparak yaşamlarını riske atan ve her gün ölüm korkusuyla işlerine devam eden sağlık personeli ise, işe giderken yolda vuruldu, taciz edildi, alıkonuldu, tehdit edildi ve silah zoruyla çalışmaya zorlandı. Taiz’deki bir devlet hastanesinde acil servis sorumlusu olarak çalışan bir sağlık personeli, hastanede çalışırken kendini güvende hissetmediğini, hastaların da sürekli tedirginlik içinde olduğunu, çünkü çalıştığı hastanenin defalarca bombalandığını saha çalışanlarımıza bildirdi.

Savaş sırasında hastanelerin zarar görmesi, personel ve temel tıbbi malzemenin yetersiz kalması, Taiz’deki sağlık hizmetlerinin fiilen çökmesine yol açtı. Bu da bölge halkının temel sağlık hizmetlerine ve hayat kurtaran tedavi olanaklarına erişimini büyük ölçüde engelledi.

11 yaşındaki Hanin, çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte ailesiyle beraber Taiz'deki evlerini terk etmek zorunda kaldı. Hanin, yaklaşık 1,5 yıldır Huban'daki terk edilmiş bir binada 12 aileyle birlikte kalıyor. Fotoğraf: Mohammed Sanabani/MSF

11 yaşındaki Hanin, çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte ailesiyle beraber Taiz'deki evlerini terk etmek zorunda kaldı. Hanin, yaklaşık 1,5 yıldır Huban'daki terk edilmiş bir binada 12 aileyle birlikte kalıyor. Fotoğraf: Mohammed Sanabani/MSF

Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar

Bu tehlike hala devam ediyor çünkü ücretsiz sağlık hizmetlerinin oldukça kısıtlı olduğu Taiz'de bir diğer alternatif özel sağlık hizmetleri. Fakat hastalığın son evresinde son çare olarak bu merkezlere başvurulduğu için verilen hizmetler de son derecede pahalı.

Zar zor işleyen bir sağlık sistemi ve gittikçe güçleşen yaşam koşullarının bir sonucu olarak bölge halkının sağlık durumu da gittikçe kötüleşmeye başladı. Özellikle bağışıklık sistemleri daha zayıf olan hamile kadınlar, yeni doğmuş bebekler ve küçük çocuklar bu durumdan daha fazla etkilendi. Artık Taiz'de yaşam mücadelesi veren ve güvenli bir yer bulmak için evlerini terk etmek zorunda kalan çoğu aile, yeterli yiyecek ve su olmadan, elektriksiz bir şekilde veya çok az elektrikle geçici yerleşimlerde ya da kalabalık binalarda hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor. Yeterli hijyen koşullarının sağlanamadığı bu yerleşimlerde çoğunun yatağı, battaniyesi veya mutfak gereci bile yok.

MSF’nin Taiz'deki Anne - Çocuk Hastanesi'nde ve MSF destekli hastanelerin anne - çocuk sağlığı bölümlerinde görev yapan ekipler, 2016 yılında 5300’den fazla doğuma yardımcı oldu. 31.900’den fazla doğum öncesi muayene gerçekleştiren sağlık ekipleri, 2600’den fazla doğum sonrası muayene gerçekleştirdi. İleri seviye yetersiz beslenme teşhişi konan 2500’den fazla çocuk ise, terapötik besin tedavisi programına alındı. MSF, çatışmaların başladığı tarihten bu yana Taiz’deki çatışmalarda yaralanan 10.700’ü aşkın hastanın tedavisini üstlendi.

MSF yeni raporunda sivillerin ve sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanması, yaralıların ve hastaların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmemesi konusunda, çatışmayı sürdüren tüm taraflara bir kez daha çağrıda bulunuyor. Aynı zamanda Yemen’deki insani yardım çalışmalarının artırılması ve ihtiyaç sahiplerine yardımların ulaştırılabilmesi için diğer uluslararası yardım kuruluşlarına ve bağış yapan hükümetlere de sesleniyor.

Raporun Türkçe çevirisi için bu bağlantıyı tıklayabilir, orijinalini indirmek için MSF web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Yemen'deki sağlık çalışanlarının ve MSF hastalarının öykülerine MSF Exposure sayfasından ulaşabilirsiniz.

Yorum Yapın