Geride Kimse Kalmadı: Rohingyalara Uygulanan Şiddet

Myanmar’daki Rohingyalar tarihte on yıllar boyunca hem hukuken hem de uygulamada, hayatlarını her yönden etkileyen eziyete ve köklü ayrımcılığa maruz kaldılar.

Görünüşte Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu’nun (ARSA) 25 Ağustos 2017'de polis noktaları ve askeri karakollara düzenlediği saldırılara karşılık olarak uygulanmaya başlanan baskı düzeni, çektikleri ıstırabı daha önce görülmemiş bir seviyeye çıkardı, binlerce insanın ölümüne yol açtı ve şiddetten sağ kurtulanları Bangladeş’e kaçmak zorunda bıraktı.

"Geride Kimse Kalmadı: Myanmar'ın Rakhine Eyaletinde Ölüm ve Rohingyalara Uygulanan Şiddet" (PDF) başlıklı rapor, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Cox’s Bazar bölgesinde 2017 yılının Kasım ayında yürüttüğü altı sağlık araştırmasının sonuçlarına dayanıyor.

Mart ayında kamuoyuyla paylaşılan ayrıntılı araştırma sonuçları, MSF hastaları ve refakatçilerinin anlattıkları da dahil olmak üzere, MSF tarafından Ağustos ayından beri düzenli olarak bir araya getirilen tanık ifadelerinin nitel analiziyle birleştirilerek tamamlanıyor.

MSF’nin Kutupalong’daki kliniğinden alınan tıbbi veriler, hastaların MSF doktorlarına, hemşirelerine ve ebelerine anlattıklarıyla birlikte, doğrudan tıbbi gözlemlerle edinilen bulguları desteklemek için bu rapora dahil edilmiştir. Sağlık araştırmaları için kullanılan yöntemler ve tanık ifadeleri derlemesi ise, bu raporun ekinde detaylandırılmıştır.

MSF’nin araştırmaları, Rakhine eyaletinde şiddetin hızla artmasının ardından ilk ay içinde en az 9.400 kişinin öldüğüne işaret ediyor. Bu rakama, aralarında beş yaşın altındaki en az 730 çocuğun da olduğu, öldürülen en az 6.700 kişi de dahil.

MSF hastalarının ve diğer mültecilerin anlattıkları, olayların ciddiyetini ve acımasızlığını doğruluyor. MSF anketlerinin yöntemleri göz önüne alındığında toplam ölüm sayıları ihtiyatlı olmak adına düşük. Ancak Rohingyaların, Rakhine eyaletinde uluslararası insan hakları hukukunun büyük ölçüde ihlaline maruz kaldıkları; cinayet, tecavüz ve diğer cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet de dahil olmak üzere farklı şiddet olaylarının hedefi oldukları konusunda kuşkuya yer bırakmıyor.

Yakın zaman önce meydana gelen şiddet ve ölüm dalgası münferit bir olay değil. MSF yıllar içinde Rakhine eyaletinde Rohingyalara karşı farklı şiddet türlerini kullanmak için sürekli olarak çaba sarf edildiğine tanık oldu. Düzenli aralıklarla aktif ayırımcılık ve zulüm yapıldı, topraklara el kondu, cinayetler işlendi ve köylerle geçim kaynakları yaygın bir şekilde tahrip edildi.

Çok sayıda bağımsız kuruluşun sunduğu kanıtlara rağmen şiddet, tamamen cezasız kaldı. Myanmar devlet güçleri, kendileri doğrudan katılmasalar da şiddete defalarca göz yumup önemini hafifsediler. Myanmar’la ticari ilişkisi olan hükümetler, ülkeye uygulanan yaptırımları kaldırmayı seçerken, etnik azınlıklara karşı yaklaşımı görmezden geldiler ve bu yöndeki gelişmeleri ya da azınlıklara nasıl muamele edildiğini değerlendirmek için herhangi bir somut mekanizmayı devreye sokmadılar.

Rohingyalara yönelik şiddet olayları nedeniyle Myanmar'dan kaçan Rafik, bir yaşındaki oğlu Mohammad Ayoub'un cansız bedenini kucağında taşıyor. Mohammad, Bangladeş'teki Tasnimarkhola mülteci kampında zatürre nedeniyle yaşamını yitirdi. Fotoğraf: Mohammad Ghannam/MSF

Rohingyaların kısa süre önce Bangladeş’e gerçekleştirdikleri göçün hızı ve boyutu uluslararası toplumun dikkatini olayların ciddiyetine çekse de, bağımsız uluslararası insani yardım kuruluşlarının Rakhine eyaletine giremeyişi, Rakhine eyaletinde kalan Rohingyaların acilen insani yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Bildirilen ölümlerin çoğu Ağustos ayında gerçekleşmekle birlikte, MSF verileri şiddetin 25 Ağustos’u takip eden ayla sınırlı olmadığının altını çiziyor. Mültecilerin anlattıkları, şiddetin Ekim ayı boyunca devam ettiğini doğruluyor. Bu arada mültecilerle yakın zaman önce yapılan görüşmeler, şiddetin, köklü ayrımcı politika ve uygulamaların ve insan hakları ihlallerinin hâlâ devam ettiğini akla getiriyor.

Mültecilerin geri dönmesine yönelik Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, olması gerekenden erken gerçekleşti. Mültecilerin geri dönüşünün temel yol gösterici ilkelerini ana hatlarıyla belirlemesine rağmen, Myanmar ve Bangladeş arasında imzalanan anlaşma[1] koruyucu önlemleri detaylandırmayarak ve bağlamsal riskleri tanımayarak bu prensiplere olan itibarı zedeliyor.

Rohingya mülteciler, Myanmar’a geri dönmek için zorlanmamalılar. Geri dönüşleri için herhangi bir plan ciddiyetle düşünülmeden önce güvenlikleri ve hakları güvence altına alınmalıdır.

Raporun tamamını Türkçe olarak okumak için bu bağlantıyı, İngilizce orijinal dilinde okumak için MSF web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

MSF'nin Rohingya mültecilere yönelik tıbbi ve insani yardım çalışmaları hakkında daha fazla bilgi almak için ilgili haberleri inceleyebilirsiniz.


Bangladeş’te MSF

MSF Bangladeş’te ilk defa 1985’te çalışmaya başladı. 2009’dan beri Cox’s Bazar bölgesinde geçici Kutupalong yerleşim alanı yakınında bir kliniğin idaresini üstlenen MSF, burada Rohingya mültecilerle bölge halkına kapsamlı bir temel ve acil sağlık hizmetiyle birlikte, yatarak tedavi ve laboratuvar hizmeti sunuyor. Mültecilerin Cox’s Bazar bölgesine yakın zaman önce başlayan göçüne karşılık MSF, bölgedeki varlığını önemli ölçüde artırdı ve mülteciler için ek sağlık tesisleri, su ve sanitasyon hizmetleri dahil ederek çalışmalarını genişletti. MSF ayrıca başkent Dakka’nın Kamrangirchar gecekondu bölgesinde çalışıyor ve ruh sağlığı, üreme sağlığı, aile planlaması ve doğum öncesi danışma, ayrıca fabrika işçileri için iş sağlığı programı hizmetleri veriyor.

Myanmar’da MSF

Myanmar’da 25 yıldır çalışan MSF, Sağlık ve Spor Bakanlığı ile birlikte HIV/AIDS ile yaşayan kişilere, tüberküloz (TB) ve ilaca dirençli TB hastalarına birinci basamak sağlık hizmetleri ve bakım sağlıyor. 2017 yılının Ağustos ayı öncesinde MSF, Maungdaw ilçesindeki ülke içinde yerinden edilmiş kişiler için köylerde ve kamplarda dört gezici klinik işletiyor, birinci basamak sağlık hizmeti sağlıyor ve bakanlık hastanelerine acil sevkleri koordine ediyordu. 25 Ağustos 2017’den beri bu dört kliniğin üçü yakıldı. MSF Sittwe ilçesinde, Pauktaw’daki, Sittwe şehrindeki ve birçok Rakhine köyündeki ülke içinde yerinden edilmiş kişiler için kurulan kamplarda, gezici klinikler aracılığıyla birinci basamak sağlık hizmeti sunuyor. MSF’nin diğer programları arasında Yangon, Shan, Kachin ve Thanintharyi’deki HIV ve TB programları ve Chin’deki birinci basamak sağlık hizmeti programı yer alıyor.

[1] Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti ile Myanmar Birliği Cumhuriyeti Hükümeti Arasında, Rakhine Eyaletinde Yerinden Edilmiş Kişilerin Geri Dönüşü Konusunda Uzlaşma, 23 Kasım 2017

Yorum Yapın