Gözden Uzakta: İtalya’da mülteciler ve göçmenler toplumun dışına itiliyor

İtalya ve Avusturya sınırındaki Brennero, göçmenlerin adeta hapsolduğu kilit noktalardan biri. Bolzano bölgesinde sokakta yaşamak zorunda kalan göçmenlerin sayısı son zamanlarda artarak 200'e kadar çıktı. Aralarında, uluslararası koruma başvuruları reddedildikten sonra Kuzey Avrupa ülkelerinden gelen ve İtalya'da bir kez daha başvuruda bulunmak isteyen göçmenler de var. Fotoğraf: Alessandro Penso/MAPS

Yetersiz kabul politikaları nedeniyle binlerce insan sağlık hizmetlerinden mahrum kalıyor, barınma, gıda ve su gibi temel ihtiyaçları temin edemiyorlar.

Roma, 8 Şubat 2018 – Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) bugün yayınladığı raporda, İtalya’da yaklaşık 10 bin göçmen ve mültecinin, uygulanan kabul politikalarının uygunsuzluğu nedeniyle insanlık dışı şartlarda yaşadığını bildirdi.

Düzensiz yerleşim alanlarında barınan mülteci ve göçmenlerin temel hizmetlere erişiminin son derece kısıtlı olduğunu açıklayan MSF, yerel ve ulusal makamlara seslenerek, İtalya’daki mülteci ve göçmenlerin İtalya’da bulundukları süre boyunca, yasal statülerine bakılmaksızın temel sağlık hizmetlerine, barınma, gıda ve temiz suya erişiminin sağlanması çağrısında bulundu.

Gözden Uzakta

İlk baskısı geçtiğimiz yıl yayınlanan “Gözden Uzakta” (Out of Sight) başlıklı rapor MSF’nin İtalya’da 2016 ve 2017 yılları boyunca gecekondu bölgelerinde, işgal evlerinde ve izinsiz yerleşilen binalarda yürüttüğü izleme çalışmalarına dayanıyor.

MSF Savunuculuk Faaliyetleri Sorumlusu Giuseppe De Mola raporla ilgili şunları söyledi: “Rapor, ilk baskısından iki yıl sonra bile hala, kırılganlık ve marjinalleşme üzerine üzücü bir araştırma olarak karşımıza çıkıyor. Bu rapor, iltica etmeye ve korunmaya hak kazanmış binlerce insanın, uyumak için doğru düzgün bir yeri bile olmadığını, yeterince gıda alamadığını ve doktorlara ulaşamadığını anlatıyor.

Mülteciler ve göçmenler, uygun olmayan kabul sistemi ve zarar veren sınır politikaları yüzünden toplumun kıyısında yaşıyorlar. Üstelik, ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde göçmen ve mültecilerin topluma dahil olmasını sağlamak için oluşturulan politikalar da yaygın bir biçimde uygulanmıyor.”

Rapor, mülteci ve göçmenlerin barındığı düzensiz yerleşim alanlarının tahliyelerle dağıtılmasından ötürü bu insanların artık 2016’ya kıyasla daha küçük gruplar halinde yaşadıklarını gösteriyor.

Kaldıkları yerlerden tahliye edilirken kendilerine hiçbir barınma seçeneği gösterilmeyen mülteci ve göçmenler, toplumun geri kalanından saklı yerlerde, mesela terk edilmiş binalarda oturmak zorunda kalıyor.

Mülteci ve göçmen nüfusu artık daha geniş bir alana yayılmış durumda. Bu, dil engeli ve idari engellerle de birleşince insanların sosyal hizmetlerden ve sağlık hizmetlerinden faydalanmasını son derece zorlaştırıyor. Temiz su, gıda ve elektrik gibi temel ihtiyaç malzemelerine de ulaşamıyorlar.

Yerel gönüllüler, devletin kabul sisteminin dışında kalan bu göçmen ve mültecilerin ilgili hizmetlerine ulaşmasını sağlıyor ve onlara sıkça destek sunuyor. Buna karşılık gönüllüler ulusal ve yerel yetkilerden büyük baskı görüyor, hatta kimi durumlarda kanuni takibata uğruyor.

Zarar Veren Sınırlar

MSF ayrıca, İtalya’nın Fransa sınırına yakın küçük Ventimiglia kentindeki durum üzerine “Zarar Veren Sınırlar” (Harmful Borders) adında ikinci bir inceleme yaptı. Çalışma, Schengen Anlaşması hala resmen yürürlükte olmasına rağmen, bu sınırlarda önü kesilen göçmenlerin temel ihtiyaçlara ve sağlık hizmetlerine erişimleri kısıtlı olarak düzensiz yerleşim yerlerinde yaşadığını ortaya koyuyor. Göçmenler İtalya-Fransa sınırından düzenli olarak uzaklaştırılıyor.

MSF’nin bu araştırmasında görüşülen 287 göçmen arasında neredeyse her dört kişiden biri, sınırda şiddete maruz bırakıldığını anlattı. Çoğu vakada, şiddeti uygulayanın İtalyan ve Fransız sınır koruma görevlileri olduğu söylendi.

İnceleme, Fransa, Avusturya ve İsviçre sınırlarında geçişi kısıtlanan insanlar arasında 20 kişiden fazlasının sınırı geçmeye çalışırken hayatını kaybettiğini kaydediyor.

MSF’nin İtalya’daki saha programlarının direktörü Tommaso Fabbri şöyle diyor: “İdaresi nispeten kolay sayıda olan ve insanlık dışı koşullarda yaşayan bir nüfusun temel ihtiyaçlarına karşılık verecek uzun vadeli politikalar uygulamak yerine, mülteci ve göçmenler ile temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda onlara yardım etmeye çalışanların giderek daha fazla suçlu muamelesi gördüğüne tanık oluyoruz. Avrupa’nın ve İtalya’nın uyguladığı politikaların bu erkeklere, kadınlara ve çocuklara zarar vermek yerine onlara yardım etmesi gerekir. Bu gidişatı değiştirme zamanı geldi artık.”


MSF, 2016 ve 2017 yıllarında İtalya’daki düzensiz barınma alanlarında yaşayan göçmenlere sağladığı desteği artırdı.

İtalya-İsviçre sınırı yakınlarındaki Como’da ve İtalya-Fransa sınırı yakınlarındaki Ventimiglia’da MSF geçiş halindeki insanlara psikolojik ilk yardım sunan bir program yürüttü.

MSF Roma’da erkek, kadın ve çocukların insanlık onuruyla bağdaşmayacak koşullarda yaşadığı terk edilmiş binalarda birinci basamak sağlık hizmeti ve psikolojik destek sunmaya başladı. Bari ve Torino’da göçmen ve mültecilerin yaşadığı binalarda, bu insanların İtalya Sağlık Sistemi’nden faydalanabilmesini sağlamaya yönelik bilgilendirmeler yapıldı. Sınır kasabalarında MSF yerel gönüllü ve aktivistlerle işbiriği içinde battaniye, uyku tulumu ve hijyen kiti gibi temel malzemelerin dağıtımına yardım etti.

Yorum Yapın