Sınır Tanımayan Doktorlar: Yıl 2016, Burası Yunanistan...

... ve "Bir Başına Bırakılan Savunmasız İnsanlar" 

20 Ekim 2016 - Yunanistan - Makedonya sınırının kapanmasının ve Avrupa Birliği (AB) - Türkiye anlaşmasının imzalanmasının üzerinden geçen yedi ayın sonunda, 15 bini Midilli (Lesbos), Sakız (Chios) ve Sisam adalarında olmak üzere toplam 50 bin kişi Yunanistan'da mahsur kaldı.

Büyük çoğunluğu Suriye, Irak ve Afganistan'daki savaş ve çatışma ortamından kaçan binlerce kadın, erkek ve çocuk, sağlık hizmetlerine ve psikososyal desteğe hiçbir erişimi olmadan Yunanistan'ın ücra kamplarında, çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "Greece in 2016: Vulnerable People Get Left Behind" başlıklı raporunda, mevcut karşılama sisteminde savunmasız bireylerin gerektiği gibi tespit edilmediğini ve bu nedenle de gerekli koruma ve sağlık hizmetlerinden faydalanamadıklarını ortaya koyuyor.

Yunanistan'da ağırlıklı olarak şiddet mağdurları, kronik ve psikolojik rahatsızlıkları olan hastalar, engelli bireyler, (refakatsiz) çocuklar ve hamile kadınlar başta olmak üzere, en savunmasız durumdaki bireylerin tıbbi ve insani ihtiyaçlarının karşılanmamasından endişe duyduklarını belirten MSF Yunanistan Program Direktörü Loic Jaeger'a göre, “Yunanistan ve AB resmi makamları, insani yardım kuruluşlarıyla birlikte bu insanlara kucak açma konusunda resmen sınıfta kaldı."

Yunanistan'ın gerekli düzenlemeleri yapma konusunda gerekli siyasi iradeyi göstermediğini vurgulayan Jaeger şunları söyledi: "İnsanlık onuruna yakışmayan karşılama standartları, zayıf koruma prosedürleri ve yetersiz insani yardım hizmetleri, bu insanların geleceğe dair umutlarını her geçen gün daha fazla kaybetmesine yol açtı. Yunanistan hükümetine ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarına verilen milyonlarca euroya rağmen yedi aylık süre zarfında Yunanistan'da hiçbir şey değişmedi: Şu anda adalardaki sıcak noktalar %2o0 kapasiteyle çalışırken, insani yardım hala çok yetersiz. Prosedürler ise kabul edilemez bir biçimde yavaş işletiliyor."

Yıl 2016. 2016'nın Ekim ayı. Bunca zamandır tanıklık ettiğimiz bu toplu başarısızlık örneği, binlerce savunmasız (*) ve çaresiz insanı ihtiyaç duydukları tıbbi ve insani yardımdan mahrum bırakmaya devam ediyor.

  • Düşük standartlı karşılama koşulları 
  • Yetersiz koruma ve bakım desteği
  • Temel sağlık ve psikososyal destek hizmetlerine kısıtlı erişim

Halihazırda uygulamada olan kısıtlayıcı göç ve sığınma politikaları, yukarıda saydığımız ana başlıklar ekseninde milyonlarca insanın acı çekmesine ve insanlık dışı şartlarda yaşamasına neden oluyor.

Tüm yetkili kurumlar, meydana gelebilecek tıbbi ve insani sorunların önüne geçebilmek için ulusal düzeyde ve AB nezdinde mevcut caydırma politikalarını bir an önce değiştirmeli ve daha insani bir karşılama yönetimini devreye sokarak insanların en temel haklarına saygı göstermelidir.

  • Yunan makamları mevcut karşılama sistemine ve kamplara alternatif oluşturmalı, bütüncül bir uygulamayı hayata geçirmelidir.
  • AB ülkeleri sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışarak, savunmasız insanların ihtiyaçlarını karşılamak için insani yardım programlarına fon desteği vermelidir. 
  • Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerine erişimin önündeki engelleri kaldırmalı, hastanelerin kapasitesini artırmalıdır.
  • AB ve üye ülkeler, sağlam bir altyapı oluşturarak diğer Avrupa ülkelerine güvenli ve yasal geçişe izin vermelidir. 

MSF raporunun İngilizce orijinalini indirmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.


* Yunanistan mevzuatına göre savunmasız gruplar; a) refakatsiz çocuklar b) engelli bireyler veya tedavisi olmayan/ciddi bir hastalığa yakalanan insanlar  c) Yaşlılar d) Hamile veya yeni doğum yapmış kadınlar e) Küçük yaşta çocuğu olan yalnız anne veya babalar f) İşkence veya tecavüz gibi fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddet ve istismara maruz kalmış olan bireyler; travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar (özellikle de deniz kazalarından sağ kurtulan kişiler veya bu kişikerin yakınları g) İnsan kaçakçılığı mağdurları olarak sınıflandırılıyor.

Yorum Yapın