Örtülü gerçek: Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet

Gisele, kuzeni tarafından tecavüze uğrayan 20 yaşında genç bir kadın: "Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Çünkü mahallemde 12 ve 15 yaşlarındaki iki kıza da tecavüz ettiğini biliyorum. Kızların aileleri ondan o kadar korkuyor ki, bu konuda hiçbir şey yapamıyorlar."

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), yayınladığı yeni raporda, Haiti’de, özellikle başkent Port-au-Prince’te genç kadınlar ve kız çocukları arasında cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kaldığını bildiren kişilerin sayısının çok ciddi bir düzeye ulaştığını bildirdi. MSF, bu artışa rağmen bu konunun çoğu zaman göz ardı edildiğini aktarıyor.

Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet (SGBV) vakalarının toplumsal damgalama, utanç ve fail ya da toplumun kendisinden gelebilecek misilleme nedeniyle yetkililere bildirilmediği tahmin ediliyor.

Özellikle genç mağdurlar söz konusu olduğunda, bu sorunla mücadele edilmesine yönelik hizmetler yetersiz kalıyor. Sivil toplum ve diğer alanlarda yaşanan bazı gelişmelere rağmen, sosyal politikalar ve genel kapasite bu konudaki ihtiyaçları karşılamaktan uzak.

Şiddetten kurtulanlar; tıbbi, psikolojik ve hukuki destek ile korumadan oluşan entegre ve birimler arası koordinasyona dayalı bir sistem olmaması nedeniyle mevcut sistem içinde çoğu zaman unutulup gidiyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 2015 ayında cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına hizmet veren farklı kurumlarla birlikte Port-au-Prince’te uzmanlaşmış bir klinik açtı. MSF’nin Pran Men’m (Kreolcede “elimi tut” anlamına geliyor) adlı kliniğinde Mayıs 2015 – Mart 2017 arasında 1.300’e yakın mağdura destek verildi.

Cinsel ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Maruz Kalan Gençler

Haiti’de cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarına her yaştan insanda rastlanıyor olsa da vakaların çoğunu kız çocukları ve genç kadınlar oluşturuyor.

MSF’nin kliniğinde de Mayıs 2015’ten bu yana tedavi gören hastaların %77’si 25 yaş altı kişilerden oluşuyor. Hastaların %83’ü tecavüzden kurtulanlardan ve bu hastaların %83’ü de 25 yaş altı kişilerden oluşuyor.

MSF, Pran Men’m kliniğinde tedavi gören hastaların %53’ünün 18 yaş altı kişilerden oluşmasından özellikle kaygı duyuyor. Bu kişilerden çoğunu tecavüz ve farklı şekilde cinsel istismara uğramış kişiler oluşturuyor. Gençlerin yaşları nedeniyle daha hassas bir grup olmaları ile cinsel ve toplumsal şiddete dayalı şiddete maruz kalan gençlerin oranının bu kadar yüksek olması, çocuklar ve gençlere yönelik cinsel şiddetle mücadele için acilen çalışma yürütülmesi gerektiğine işaret ediyor.

Klinikte tedavi gören çocukların %80’i kendilerine saldıran kişiyi tanıyor. Saldırganlar genellikle aile yakınları ve %11 oranında da ev halkından oluşuyor.

Port-au-Prince’te çocuklar ve gençler, aileleri ya da onlardan sorumlu olan kişiler dışarıda iken çoğu zaman tek başlarına kalıyorlar. 10 yaşın altındaki çocukların %71’inin güvenli hissetmeleri gereken mekanlarda istismar edildikleri belirtiliyor. Ayrıca, cinsel istismar sonrasında kliniğe gelen çocukların %20’sinin daha önce de cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kaldığı belirtiliyor.

Tıbbi ve Psikolojik Destek

Cinsel şiddet, fiziksel sağlık ve ruh sağlığını etkilediği gibi HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların bulaşması ve istenmeyen gebelik oluşması risklerini de barındırıyor. Bu risklerin azaltılması ve ortadan kaldırılması için cinsel şiddete maruz kalan kişinin 72 saat içinde tıbbi bakım alması gerekirken MSF’nin kliniğine gelen çocukların yalnızca %58’inin bunu yapabildiği görülüyor.

Tedavi edilen kişiler arasındaki 45 çocuk ve 30 yetişkinde, kliniğe zamanında gelinmemesi ve acil doğum kontrol hapı alınmaması nedeniyle gebeliğe rastlandı.

MSF, Haiti'de cinsel şiddet mağdurlarına yönelik tıbbi ve psikolojik destek veren yerel kuruluşlarla birlikte çalışıyor. Solidarité fanm pou yon lavi miyò (Sofalam) bunlardan biri. Halihazırda cinsel şiddet mağduru 12 genç kız, Sofalam'ın korumasında. Fotoğraf: Benedicte Kurzen

Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalan kişilerin sağlık hizmeti almasının önünde birçok engel bulunuyor. Örneğin, Pran Men’m kliniğine gelen tecavüz mağdurlarının %38’inin akşam 6’dan sonra, yani cinsel şiddet mağdurlarına hizmet veren diğer kliniklerin kapalı olduğu saatlerde kliniğe gelmiş olmaları dikkat çekiyor.

Ayrıca diğer kliniklerde verilen hizmetin malzeme eksikliği nedeniyle yetersiz kaldığı da göze çarpıyor. Bu tip sağlık tesislerinde, HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları önleme için kullanılan ilaçların yanı sıra acil doğum kontrol hapının her zaman bulundurulması gerekiyor.

Cinsel şiddet sonrasında yaşanan şokun giderilip şiddetten kurtulan kişinin hayatına devam etme becerisinin geri kazandırılması, verilen psikososyal desteğin temel amaçlarından biri.

Bazı vakalarda şiddet vakasının hemen sonrasında verilen psikososyal danışmanlığın kişinin stabilize olmasına ve tıbbi destek almasına da yardımcı olduğu görülüyor. Zamanında verilen ruh sağlığı danışmanlığı ve sonrasında gerçekleştirilen ek seansların uzun süreli psikolojik etkileri önlemeye katkıda bulunduğu gözlemleniyor.

Cinsel Şiddetten Kurtulanlara Sağlanan Hizmetlerin Yetersizliği

Cinsel şiddet, fiziksel ve psikolojik etkilerin yanı sıra sosyal ve ekonomik sonuçlara da sebep oluyor. Cinsel şiddetten kurtulan kişilerin aileleri ve üyesi bulundukları topluluklar da etkilenirken şiddete maruz kalan kişinin kapsamlı bir destek ağına ihtiyacı oluyor.

Var olan destek hizmetlerinin koordine edilmesi hala büyük zorluklar barındırıyor ve farklı kurumların hizmet sunmadaki yetersiz yönlerinin daha fazla tartışılması gerekiyor. MSF, Port-au-Prince’te sosyal ve koruma hizmetleri sunan kurumlarla birlikte çalışıyor.

Bu kurumlardan bazıları çocuk, kadın ve ailelere barınma hizmeti sunuyor ancak bu kurumların birini yerleştirmek için izlediği prosedürlerin çok uzun zaman aldığı görülüyor.

Klinikte destek alan hastaların en büyük ve acil ihtiyaçlarının başında hala uzun vadeli ve güvenli barınma seçenekleri yer alıyor.

En hassas durumda olan hastaların tekrar şiddet veya cinsel şiddete maruz kalmamaları için sosyal ve koruyucu hizmetlere yönlendirilmeleri gerekiyor. MSF kliniğinde tedavi gören hastaların %67’sinin sosyal desteğe, yine bu grubun %49’unun barınma ve çocuk korumanın da dahil olduğu koruma hizmetlerine ve %28’inin ise saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere hukuki desteğe ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.

Ancak sosyal ve koruyucu hizmetlerin bütçe yetersizliği ve kapsamlı bir destek verilmesi için gerekli olan yönlendirme mekanizmalarının eksikliği nedeniyle söz konusu ihtiyaçlar karşılanamıyor.

Sonuç ve Öneriler

Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin Haiti’de bir halk sağlığı sorunu olarak tanınması ve ele alınması gerekiyor. Önleyici hizmetlerin her düzeyde artırılması, sosyal destek ve koruma hizmetlerinin yanı sıra cinsel şiddetten kurtulan kişilere sunulacak tıbbi ve psikolojik desteğin de erişilebilir hale getirilmesi gerekiyor.

Şiddetten kurtulan kişilerin uygun ve zamanında sağlanan tıbbi ve psikolojik desteğe erişimi olmalı. Sağlanan desteğin bu hassas grubun spesifik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurması gerekiyor.

Bu gruba hizmet sağlayan kurumların etkili bir yönlendirme sistemi geliştirmesi ve bu sistemin gerek yerel gerekse ulusal düzeyde koordinasyon içinde hareket etmesi, desteğe ihtiyacı olan kişilerin kapsamlı bir hizmet ağına ulaşması açısından büyük bir aciliyet taşıyor.

Donörlerin, bu son derece hassas grubun koruma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla uzun vadeli ve sürdürülebilir fonlar sağlayarak güvenli barınma seçenekleri sunan kurumları desteklemeleri de atılabilecek adımlar arasında yer alıyor.

Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten kurtulan kişilerin gerek acil gerekse uzun vadeli ihtiyaçlarının giderilebilmesi için disiplinlerarası bir yaklaşım ve hizmet ağı kritik önemde. Önleyici hizmetlerin güçlendirilmemesi halinde cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, Haiti’de özellikle genç ve hassas gruplar için hayati bir konu olmaya devam edecek.

“Against Their Will: Sexual and Gender Based Violence Against Young People in Haiti” başlıklı raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Haiti'deki MSF hastalarının öyküleriniyse MSF Exposure sayfasından okuyabilirsiniz.  

 

Yorum Yapın