Suriye’deki Tıbbi Pratikte Yaşanan Değişim

msb15188_medium

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) yeni raporu “Suriye’deki Tıbbi Pratikte Yaşanan Değişim: Sürekli Saldırı Tehdidi Altındaki Sağlık Tesislerinde Karşılaşılan Çıkmazlar ve Geliştirilen Uyum Çalışmaları”, 2011'den bu yana sağlık hizmetlerinin güvenlik tehditlerinden nasıl etkilendiğini ve zorunlu olarak ne tip uyum çalışmalarının hayata geçirildiğini ortaya koyuyor.

Suriye’de 2011’de başlayan savaş 6. yılını doldurdu. Suriye’deki çatışmaların yanı sıra sağlık tesislerine, sağlık çalışanlarına ve hastalara yönelik şiddet korkunç bir alışkanlık haline geldi. Sadece 2016 yılında Azez ve Halep’in çeşitli bölgelerinde 81 sağlık tesisi hasar gördü ya da yok edildi; bunlardan bazıları tekrar tekrar saldırıların hedefi oldu.

2015 yılında ise, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) destekli 94 tesis saldırıya uğradı, 81 sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Yok edilen sağlık tesislerinin, hayatını kaybeden ya da ülkeyi terk etmek zorunda kalan sağlık çalışanlarının toplam sayısı ise bilinmiyor.

Suriye’deki savaş, sonu gelmeyen saldırılar ve güvenlik tehdidi nedeniyle son derece kritik bir noktaya gelmiş durumda. Çatışma bölgelerinde tıbbi yardıma ihtiyacı olan insanların sığınabileceği yerler artık korkulan ve kaçınılan yerlere dönüştü. Hastalar ve aileleri, hayatlarını hastaneye gelerek tehlikeye atmak ile tedavisini alamadıkları hastalıklardan kaynaklanan acıları çekmek arasında karar vermeye zorlanıyor.

Savaş yalnızca halkın sağlık tesislerine erişimini engellemekle kalmıyor, zorlu koşullarda sunulmaya çalışılan sağlık hizmetlerinin kapsamını da ciddi ölçüde sınırlıyor.

MSF, Suriye’nin birçok bölgesinde sağlık hizmeti sağlamaya devam ediyor, ancak bu savaşın başından beri çok büyük zorlukları da beraberinde getirdi. MSF kritik sağlık hizmetlerini doğrudan sunma ya da diğer sağlık aktörlerini bu konuda destekleme konusundaki çabalarını sürdürüyor. Suriye’deki koşullar, MSF’yi kendi standart çalışma modellerini de tekrar değerlendirmeye ve çeşitli uyum yöntemleri geliştirmeye yöneltti. Bazı sağlık tesisleri hizmet vermeye devam etse de sunulan hizmetler oldukça sınırlı hale gelmiş bulunuyor. Özellikle akut travma tedavisi de dahil olmak üzere tıbbi ihtiyaçların acil bir boyuta ulaştığı böylesi bir dönemde sağlık hizmetlerini daraltmak zorunda kalmak MSF açısından hiç kolay olmadı. Acil olmayan hastalara sunulan sağlık hizmetleri çok sınırlı bir düzeyde, bu da savaş öncesinde önlenebilir ve tedavi edilebilir olan sağlık sorunlarının bugün hayati tehlikesi olan hastalıklara dönüşmesine sebep oluyor.

Suriye’deki çatışmalar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırılar yakında duracak gibi görünmediği için, MSF mevcut şartlarda en nitelikli sağlık hizmetlerini sunabilmek için yeni yöntemler arıyor: Teletıp (telemedicine) gibi mobil teknolojiler ve tek bir merkeze bağlı kalmayıp birçok farklı bölgeye yayılan hizmetler bunlardan birkaçı.

Suriye’deki Tıbbi Pratikte Yaşanan Değişim: Sürekli Saldırı Tehdidi Altındaki Sağlık Tesislerinde Karşılaşılan Çıkmazlar ve Geliştirilen Uyum Çalışmaları, çatışma ortamında sağlık programlarındaki sorunlara işaret ederken özellikle mümkün olan en nitelikli sağlık hizmetinin sunulması ilkesi ile mevcut şartlarda mümkün olan hizmetin sunulması arasındaki çıkmazı da gözler önüne seriyor.

Ekim 2016'da ilk baskısı hazırlanan raporun tamamını Türkçe PDF olarak indirmek için bu bağlantıyı tıklayabilir, İngilizce versiyonuna ulaşmak için MSF'nin websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Yorum Yapın