Yemen: Anneler ve çocuklar sağlık hizmetlerine ulaşamadan ölüme terk ediliyor

Amsterdam/Barcelona/Yemen, 24 Nisan 2019 – Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) yeni raporuna göre, Yemen’de doğum komplikasyonu yaşayan pek çok anne adayı ile çocukları hasta olan pek çok ebeveyn, sağlık hizmetlerine güvenli bir ortamda ve zamanında ulaşamadığından, bu durum çoğunlukla ölümcül sonuçlara yol açıyor.

MSF’nin Zor doğum: Yemenli anneler ve çocuklar tıbbi bakım alamadıkları için ölüyor (PDF TR - EN) başlıklı yeni raporu, savaşın Yemen’in en ihmal edilen ve hassas durumdaki toplulukları olan hamile kadınlar, yeni doğum yapan anneler ve 15 yaş altı çocuklar üzerindeki etkilerini, Taiz ve Hacca vilayetlerinde görev yapan sağlık ekiplerinin gözlemleriyle anlatıyor.

Anne ve yenidoğan ölümlerinin çoğu savaşla bağlantılı

Yemen'deki savaşın tarafları ve bu tarafların uluslararası destekçileri, çatışmayla geçen dört yıl içinde 28 milyon Yemenli’nin ihtiyacını halihazırda karşılayamayan halk sağlığı sistemini etkin bir şekilde yerle bir etti.

2016 ve 2018 yılları arasında, MSF’nin Taiz vilayetinde bulunan Taiz Huban hastanesinde ve Hacca vilayetindeki MSF destekli Abs hastanesinde, 36 anne ve 1.018’i yenidoğan olmak üzere 1.529 çocuk hayatını kaybetti. Taiz Huban’daki ölüm vakalarının neredeyse üçte biri hastaneye ulaştıklarında ölmüş olan çocuklar ve yenidoğanlardı.

MSF’ye tedaviye getirilen çoğu yeni doğmuş bebek, düşük doğum ağırlıklı veya prematüreydi; evde ya da küçük özel kiniklerde dünyaya gelmişti. Yenidoğanlarda en sık rastlanan ölüm nedenleri prematürite (erken doğum), doğum asfiksi (yenidoğan solunum sorunları) ve sepsisti (ciddi enfeksiyon).

Ölümlerin yüksek olması, çoğu doğrudan savaşla bağlantılı bir dizi faktöre bağlı. Bu faktörlerin arasında, Yemen'de işleyen sağlık tesislerinin eksikliği, insanların var olan sağlık tesislerine ulaşmada yaşadığı güçlükler ve alternatif sağlık hizmetlerinin ücretlerini karşılayamamaları da var. Birçok insan, faaliyette olan bir hastaneye ulaşmak için cephe hatlarını ve tarafsız bölgeleri geçmek ya da birçok kontrol noktasında pazarlık etmek zorunda kalıyor.

Bra’ah Fawzan, 2015’ten beri MSF tarafından işletilen Abs Köy Hastanesi’nin acil servisinde oksijen tüpüyle destekleniyor. Bra’ah, yolların çok zorlu olduğu Kiran bölgesinden taksiyle hastaneye ulaştırılmış. Bu bölge, çatışmaların yaşandığı ve 50’den fazla hava saldırısının gerçekleştiği tehlikeli yerlerden biri. Abs’tan yaklaşık 100 km. uzaklıkta. Fotoğraf: Mohammed Almahdi/MSF

Gece yola çıkmaya çekiniyorlar

Bazı annelerle çocuklar, Taiz Huban hastanesine ulaşabilmek için cephe hatlarından geçmeyi göze alıyor. Bu onları fiziksel tehlikelere maruz bırakırken yolculuk sürelerini de artırıyor. Çatışmalardan önce, Taiz şehrinin eteklerinde bulunan Huban sakinleri şehir merkezindeki bir devlet hastanesine 10 dakikada ulaşabilirken, bu yolculuk şimdi altı saat sürebiliyor.

Abs hastanesinde ebe olarak görev yapan Sadeqa, “Sağlık hizmetlerine olan uzaklık büyük bir sorun,” diyor. “Hastaların bir yerden bir yere gitmesi, hava saldırıları ve çatışmalar yüzünden engelleniyor. Ayrıca saldırıya uğramaktan korktukları için geceleri de seyahat edemiyorlar. Daha önce bir araba hava saldırısında vurulmuştu ve içindeki herkes öldü.”

Daha bu hafta, MSF'nin destek verdiği bir hastane, Taiz'de şiddetlenen çatışmalar nedeniyle faaliyetlerini geçici olarak askıya almak zorunda kaldı. Şiddet olayları, bölgede anne ve çocuk sağlığı hizmetleri sunmaya devam eden tek devlet hastanesinin de kapanmasına neden oldu. Çatışmalar halen tıbbi insani yardım çalışanlarının hastaneye ulaşımını engelliyor.

Sağlık personeli de hastaneye ulaşma konusunda aynı zorlukları yaşıyor.

MSF'nin Yemen'deki Program Danışmanı Jana Brandt “Emniyet ve asayiş durumu, sadece tıbbi bakım ihtiyacındaki insanları etkilemiyor, bakımı sağlayan sağlık personelini de etkiliyor,” diyor. “Hastane personelimiz, yollardaki tehlikeler nedeniyle geceleri seyahat etmemek için sekiz saatlik gündüz vardiyası yerine 14 saatlik gece vardiyasında çalışmayı tercih ediyor.”

Hastanelerin vurulacağından korkuyorlar

İnsanlar, yolculuk sırasında karşılaşabilecekleri tehlikeler kadar, hastanenin saldırıya uğramasından da korkuyor. Bu da Yemen'deki savaşın bir özelliği.

MSF Ruh Sağlığı Yöneticisi Khattab şöyle anlatıyor: “Daha önce Abs hastanesi de vurulmuştu. Abs bölgesinin tamamı savaş boyunca birçok kez hava saldırılarından zarar gördü. İnsanlar yolda saldırıya uğramaktan ya da hastanenin tekrar vurulmasından korkuyor. Bize başvuran hastaların çoğu travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösteriyor.”

Ekonomik çöküş ve yoksulluk halk sağlığını etkiliyor

Annelerle çocukların hastaneye ulaşmalarını önleyen engeller, ailelerin çoğunun karşı karşıya kaldığı ekonomik hassasiyetle de perçinleniyor. Çatışmaların tırmandığı 2015 yılından önce, Yemen’deki sağlık hizmetlerinin büyük kısmı, nispeten uygun fiyatlı özel sağlık tesisleri tarafından sağlanıyordu. Bugünse, Yemenlilerin sağlık hizmetlerine erişim gücü ciddi ölçüde azalmış durumda. Bunun nedenleri arasında çatışmaların ekonomiyi mahvetmesi ve insanların birikimlerinin değer kaybetmesi yer alıyor. Bu durum da Yemen halkının büyük bir çoğunluğunu, halihazırda mevcut olan sınırlı sayıdaki kamu sağlığı hizmetlerine mahkûm bırakıyor.

Sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan anneler ve çocuklar açısından bu çaresiz durum, sadece Taiz ve Hacca vilayetleriyle sınırlı değil; başta savaştan en çok etkilenen bölgeler olmak üzere ülkenin bütününde geçerli.

MSF yeni raporunda, savaşan taraflara sivillerin ve sağlık çalışanlarının korunmasını sağlama, yaralıların ve hastaların sağlık hizmetlerine erişmelerine izin verme ve insani yardım kuruluşlarının, büyük ihtiyaçlara zamanında cevap verebilmeleri için kısıtlamalarını hafifletme çağrısını yineliyor.

MSF, aynı zamanda uluslararası yardım kuruluşlarını, insani yardımlarını genişletmeye, ihtiyaçların en fazla olduğu alanlara gönderilen deneyimli personel sayısını artırmaya, yardımların denetiminin yapılması ve niteliğinin değerlendirilmesi konusunda vakitlice harekete geçilmesi için adım atmaya çağırıyor.

Daha fazla bilgi almak için MSF’yi sosyal medyadan takip edebilir ve raporun tamamını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.


MSF’nin Yemen’deki çalışmaları

MSF 2015 yılında, çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Yemen’deki faaliyetlerini artırdı. Bugün MSF, ülkede 12 hastane ve sağlık merkezi işletiyor. Ayrıca 11 vilayette 20’den fazla hastaneye ve sağlık tesisine destek veriyor. Bu vilayetler Abyan, Aden, Amran, Hacca, Hudeyde, İb, Lahic, Saada, Sanaa, Şebve ve Taiz.

Mart 2015’ten Aralık 2018’e kadar MSF ekipleri ülkede 81.102 cerrahi müdahale gerçekleştirdi, savaş ve şiddet olaylarına bağlı yaralanmaları olan 119.113 hastayı tedavi etti, 68.702 bebeğin doğumunu gerçekleştirdi ve kolera şüphesi bulunan 116.687 hastaya tıbbi bakım sağladı. MSF 2019 itibarıyla Yemen'de 2.200 uluslararası ve yerel personel istihdam ediyor ve ülke genelinde 700 Sağlık Bakanlığı personeline teşvik ödemesi sağlıyor.

Yorum Yapın